KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/1175 E., 2025/1291 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Esas no
- 2024/1175
- Karar no
- 2025/1291
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/12/2023
- Numarası
- 2022/15 Esas 2023/817 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 07/01/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13/11/2025
Karar Metni
1.050 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete
kredi kullandırıldığını, kredi geri ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine tüm borçlulara
Noterden ihtarname gönderilip usulüne
uygun mehil verildiğini, ihtarname ile verilen süre içinde ödeme yapılmaması üzerine davalı borçlu hakkında Ankara
30.İcra Müdürlüğünün 2021/16840 E. Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını ve
borçluya gönderilen ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz
edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia ederek haksız itirazın iptaline, takibin devamın,% 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu takip dosyasında belirtildiği şekilde borcunun bulunmadığını, müvekkilinin kayıtları ve müvekkilinin davacısı olduğu Ankara 3. Asliye Ticaret
Mahkemesinin 2018/798 Esas sayılı konkordato dosyası incelendiğinde durumun açıklığa
kavuşacağını, bu nedenle icra takibinde belirtilen asıl alacağa haklı olarak itiraz edildiğini, davacının işlettiğini, faiz oranı fahiş
olduğundan, işlemiş ve işleyecek faize haklı olarak itiraz edildiğini, müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş bir ihtarname bulunmadığını, ihtarnamenin
tebliğ edildiği ...’ın müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, 25.10.2018 tarihinde
...’ın yetkisinin sona erdiği hususunun Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını,
dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilen bir kat
ihtarı bulunmadığından, icra takibi başlatılmasının ve usule aykırı olarak takip öncesi faiz
işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı taraf her ne kadar gayrinakdi alacağı olduğunu belirtmiş ise de, konkordato geçici
mühlet tarihinden sonra ibraz edilen çeklerin bankalar tarafından işleme alınmadığını ve bu
nedenle banka sorumluluk bedellerinin ödenmediğini, buna rağmen gayrinakdi alacağı
bulunduğundan bahisle müvekkilinden tahsilat talebinin gerçeğe aykırı olduğunu, aynı
zamanda teminat mektuplarına ilişkin talep edilen miktarın da yine gerçeği yansıtmadığını bildirerek haksız davanın reddini, davacı alacaklı aleyhine % 20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dosya kapsamına uygun, denetlenebilir bilirkişi ek raporundaki hesaplamaya göre, dava kısmen kabul edilerek, davacı bankanın, takip tarihi itibari ile 311.191,14 TL Asıl Alacak , 482.083,99 TL İşlemiş Faiz, ve 24.104,19 TL BSMV, 5.138,31 TL Masraf ve 13.129,69 TL teminat mektubu komisyon alacağı olmak üzere toplam 835.647,32 TL alacağının olduğu,
asıl alacağın 18.922,85 TL'nin %33 oranında, 292.268,29 TL'sine %57 oranında takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerektiğine, takip tarihinden sonra davadan önce nakde dönüşen toplam 3.200 TL gayri nakdi alacağın, nakde dönüştüğü 22/12/2021 tarihinden itibaren %57 oranında temerrüt faizi uygulanarak davalıdan tahsiline, teminat mektuplarından kaynaklı 49.560 TL, çek yaprağı yasal garanti tutarlarından kaynaklı 83.830 TL olmak üzere toplam 133.390 TL gayri nakdi alacağın davacı bankada açılacak faiz getirmeyen vadesiz hesaba davalı tarafından depo edilmesine,
takibe konu alacağın likit olması sebebi ile hükmolunan 838.847,32 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 167.769,46TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetle takip yaptığı ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda alacağın eksik hesaplandığını, temerrüt faiz oranını düşük belirlendiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Temlik alan davacı vekili 25/10/2025 tarihli dilekçesi ile; davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Temlik alan davacı vekilinin Gaziosmanpaşa 8. Noterliği'nin 24/04/2025 tarih ve 12340 yevmiye no'lu vekaletnamesinde dava ve kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili 27/10/2025 tarihli dilekçesi ile; davacının davadan feragat etmesi halinde davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan etmiştir.
HMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren ve davacının talep sonucundan vazgeçmesine ilişkin taraf işlemi olup karşı yanın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir.
HMK'nun 310/2. "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.
" hükmünü içermektedir.
Hal böyle olunca, davalı vekili davadan feragat ettiklerini açıkça ve koşulsuz olarak bildirdiğinden bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
HMK'nun 310/2. maddesi uyarınca hükmün verilmesinden sonra, karar kesinleşinceye kadar davadan feragat halinde, bölge adliye mahkemesince dosya ilk derece mahkemesine gönderilmeden feragat doğrultusunda karar verilebileceği düzenlenmiş olmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun davacı tarafın davadan feragati nedeniyle kabulüne, davacı vekilinin davaya ilişkin usul ve yasaya uygun feragat talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesince davada verilen karar HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereği kaldırılarak davanın feragat nedeniyle reddine,
taraf vekillerinin talebi bulunmadığından lehlerine istinaf yargılama giderine hükmedilmemesine dair aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
13/11/2025 Başkan- Üye Üye - Zabıt Katibi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1175, K. 2025/1291, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama