KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1213
- Karar No
- 2024/1355
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
Karar Metni
1.056 kelime·5 dk okuma·17 bölüm
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE ... MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/07/2024
NUMARASI :....
DAVA
Şirketin Feshi
DAVA TARİHİ : 03/11/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2025
Taraflar arasındaki şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı 3. şahıslar ... ve oğlu ...'nın müteahhitliğini yaptıkları inşaattaki iş yerinde temizlik işleri yapan ve hiçbir ticari tecrübesi olmayan müvekkili ... ile oğlu ...'nın ortaklığında davalı şirketi kurduklarını, temsile ilk 20 yıl müvekkili ...'nın yetkili kılındığını, ... ve ...'nın şirketi temsile yetkili gözüken müvekkili ...'dan vekalet aldıklarını, şahısların güven vermediğinin anlaşılması üzerine müvekkili tarafından vekillikten azledildiklerini, dava dışı şahısların müvekkili ...'nın imzasını taklit etmek suretiyle kambiyo senedi düzenlediklerini,
bu nedenle haklarında açılan ceza davasında cezalandırılmalarına karar verildiğini, şirketin iş yeri adresi bulunmadığını, yapılan yoklamalar ile 10 yılı aşkın herhangi bir ticari faaliyeti olmadığından vergi terkin işlemi yapıldığını, ... ... kayıtlarından şirketin re'sen terkin edildiğinin kayıtlı bulunduğunu, davalı şirketin fiilen dava dışı 3. Şahıslar tarafından müvekkilleri dolandırılmak suretiyle suç işlemek için kurulduğunu, 10 yılı aşkın zaman önce faaliyetine fiilen son verdiğini,
şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını belirterek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacılar dava konusu iki ortaklı limited şirketin ortakları olup, söz konusu şirketin başka ortağı bulunmadığı, davacıların ortağı oldukları limited şirketi kendi iradeleri ile fesih ve tasfiye edebileceğinden işbu davada hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; feshi talep edilen şirketin dava dışı 3. şahıslar ... ve oğlu ... tarafından suç işlemek için kurulduğunu, her iki şirket ortağının şirketi tasfiye edebilecek bilgi ve yetkinliğinin bulunmadığını, suç işlemek için dava dışı 3. şahıslar tarafından kurulan feshi talep edilen şirketin tasfiye için istenilen ticari defter ve kayıtlarının müvekkillerinin elinde bulunmadığını, müvekkili ...’nın resmi olarak şirket ortağı olduğunu, bu nedenle hiçbir sosyal yardım ve sosyal güvenlik hizmetinden faydalanamadığını,
müvekkillerinin şirketin mahkeme tarafından feshedilmesini talep etmesinde hukuki yararlarının bulunduğunu, dava dışı 3. Şahısların bir binanın müteahhitliğini yaptıkları inşaattaki iş yerinde temizlik işleri yapan hiçbir ticari tecrübesi olmayan müvekkillerinin ortaklığında davalı şirketi kurduklarını, temsile ilk 20 yıl müvekkili ...'nın yetkili kılındığını, dava dışı 3. şahıslar ... ve oğlu ....., fiilen kendi kurdukları şirketin ... ... kayıtlarında şirketi temsile yetkili gözüken müvekkili ...’dan vekalet almak suretiyle şirket adına kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmaya, şirket adına araç almaya, şirketin sahip bulunduğu,
olacağı tüm taşınmazları dilediği bedelle satmaya, bedelleri tahsile vekalet aldıklarını, ancak söz konusu şahısların güven vermedikleri anlaşıldığından müvekkili ..... davalı şirket adına vekalet verdikleri dava dışı 3. şahıslar ... ve oğlu ..... vekillikten azlettiğini, dava dışı 3. Şahısların şirket yetkilisi müvekkili .... imzasını taklit etmek suretiyle kambiyo senedi düzenlediklerini, bu nedenle şirket yetkilisi müvekkili .. karşı işledikleri resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle ceza davası açıldığını, dava dışı ... alacaklılarını başka şahıslara yönlendirmek sureti ile ve gayri resmi şirketlerini resmi hale getirip,
şirket borçlarını da yanlarında çalışan işçilerin üzerine yıkmak suretiyle yanlarında çalışan mağdurlara karşı noterliği ve ... sicili memurluğunu aracı kılmak suretiyle işledikleri eylemler nedeniyle haklarında ceza soruşturması açıldığını, yapılan yargılama sonunda cezalandırıldığını, tasfiyesi talep edilen şirketin herhangi bir işyeri adresi bulunmadığından yapılan yoklamalar ile 10 yılı aşkın herhangi bir ticari faaliyeti olmadığından vergi terkin işlemi yapıldığını, Ankara ... ... kayıtlarında şirketin re’sen terk edildiğinin kayıtlı olduğunu,
şirketin fiilen dava dışı 3. şahıslar tarafından müvekkilleri dolandırılmak suretiyle suç işlemek için kurulduğunu, 10 yılı aşkın zaman önce faaliyetine fiilen son verdiğini, şirketin şu an sadece ... sicilinde kayıt üzerinde bulunduğunu, şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun TTK uyarınca şirketin haklı nedenle feshine sebep oluşturduğunu, bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı şirketin ... ... kayıtları, Ankara ... ... Müdürlüğü müzekkere cevabı, .... müzekkere cevabı dosya içerisinde yer almaktadır.
Ankara ... ... Müdürlüğü müzekkere cevabından ve davalı şirketin ... ... kayıtlarından, davalı şirkette davacıların %50'şer hisse ile ortak oldukları, davacı ...'nın kuruluştan itibaren ilk 20 yıl için şirket müdürü olduğu anlaşılmıştır.
Ankara .... Müdürlüğü müzekkere cevabıyla, davalı şirketin 31/10/2012 tarihi itibarıyla re'sen terk olduğu bildirilmiştir.
Davacı yan davalı şirketin dava dışı üçüncü şahıslar tarafından müvekkilleri ortak edilmek suretiyle kurulduğunu, ...'nın şirket müdürü olduğunu, üçüncü kişilerin yetkili gözüken ...'dan vekaletname alarak müvekkillerini dolandıracak iş ve işlemler gerçekleştirdiklerini, şirketin amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, faaliyetine son verdiğini, haklı nedenle limited şirketin fesih koşullarının oluştuğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacıların davalı şirketin %50'şer hisseli ortağı oldukları, davacılar dışında davalı şirkette başka ortak bulunmadığı, davacı ...'nın davalı şirketi münferiden temsile yetkili müdürü olduğu hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
İstinaf başvurusu kapsamında uyuşmazlık, davacıların işbu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunup bulunmadığı hususundan kaynaklanmaktadır.
Davacılar vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacılar davalı şirketin %50'şer hisseli ortakları olup, şirketin davacılar dışında başka ortağı bulunmadığı gibi, davalı şirketin yetkili temsilcisi de davacı ...'dır.
Bu durumda mahkemece, davacıların ortağı bulunduğu davalı şirketi kendi iradeleri ile fesih ve tasfiye edebileceği, işbu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı, hukuki yarar dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1213, K. 2024/1355, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama