KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1401 E., 2024/1359 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekilleri
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/1401
- Karar no
- 2024/1359
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2021
- Numarası
- 2021/248 Esas 2021/593 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 13/04/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/01/2025
Karar Metni
1.797 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı temsilcisi tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına yüklenici firmalar aleyhine işçi alacağının tahsili talebiyle açılan davada hüküm altına alınan alacakların müvekkili tarafından ödendiğini, ödenen bedelin rücuen tahsili için açılan davada ... Gıda ve Pazarlama Sanayi Limited Şirketi'nin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine taraflarına ihya davası açmak için süre verildiğini belirterek ... Gıda ve Pazarlama Sanayi Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı sicil müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; şirketin yasal prosedüre uygun olarak kapatıldığını, terkin tarihinde şirketin alacak ve borçlarının, derdest davalarının müdürlük tarafından bilinemeyeceğini, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, yasal hasım olunduğundan aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, TTK'nun Geçici 7. maddesinin 16. fıkrasında bu maddenin uygulanmasına ilişkin düzenlemenin Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca yapılacağı düzenlenmiş olup, Resmi Gazetenin 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı nüshasında yayınlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" tebliğ kapsamında yapılan incelemede,
gerek TTK'nun Geçici 7/4-a maddesi ve gerek tebliğin 6. maddesinde müdürlük tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı son adresine ve temsil ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı müdürlük tarafından 76144 sicil numarasında kayıtlı ...
Gıda ve Pazarlama Sanayi Limited Şirketi'nin yetkili temsilcilerine ihtar yapılmamış olması nedeniyle terkin işleminin yerinde görülmediği, terkin edilen şirketin TTK'nun geçici 7. madde kapsamında usulüne uygun olarak terkin edilmediği, tescil kararıyla eski haline döneceği, terkin işleminin başından beri yapılmamış gibi sonuç oluşacağı, usulsüz terkin edilen şirketin terkin öncesi ve sonrasında tasfiyeye tabi tutulmadığı, tasfiye memuru atanmasına ve ek tasfiye yapılmasına gerek olmadığı değerlendirildiğinden ayrıca tasfiye memuru atanmadığı,
davalının terkinden önceki ihtar ve ilan prosedürünü usul ve yasa hükümlerine aykırı olarak gerçekleştirdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Memurluğu'nun 76144 sicil numarasında kayıtlı iken sicilden terkin edilen ...
Gıda ve Pazarlama Sanayi Limited Şirketi'nin Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/361 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde kararın bir örneğinin tescil ve ilanı için Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sicil kayıtları silinen şirket borçlarının, şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağını, geçici 7. maddenin 12. fıkrası dikkate alındığında davacının alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ...
Gıda ve Pazarlama Sanayi Limited Şirketi 6102 sayılı TTK'nın geçici 10. maddesi kapsamında sermayesini 31/12/1998 tarihine kadar 500,00 TL'ye çıkarmaması sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7.maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, TTK'nun Geçici 7. maddesinin 4/a bendinde tebliğin şeklinin belirtildiğini, ...
Gıda ve Pazarlama Sanayi Limited Şirketi'nin müdürlüğe bildirdiği son adresi ... olduğunu, şirket adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK'nun geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının a bendi uyarınca 03/10/2013 tarihinde çıkarılan tebligatın taşınmış notuyla iade olduğunu, ihtarın ayrıca 07/10/2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin adres değişikliğinin tescili zorunluluğunu yerine getirmediğini ve bu konudaki sorumluluğun şirket yetkilisinde olduğunu, TTK'nun geçici 7. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince ilan,
ihtarın oluşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren 30. günün akşamı itibariyle yapılmış sayılır ve TK hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer denildiğini, ek tasfiye kararı verilmesi halinde tasfiye memuru ataması gerektiğini, mahkeme tarafından şirketin Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası ve işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiş olmasına rağmen tasfiye memuru ataması yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu şirketin aktif ticari hayata dönme gayesi bulunmadığını, tasfiye memuru atanması gerektiğini, şirketin geçici 7. madde uyarınca münfesih sayılması gerektiğini,
sınırlı ihya yapılmak için tasfiye işlemlerini tamamlamak için tasfiye memuru atanması gerektiğini, Yargıtay içtihatlarında da mahkemece ek tasfiyeye hükmedilmesi halinde tasfiye memuru ataması yapılması gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547'nci maddesinin 2. fıkrasının açık hükmü gereğince ek tasfiye kararları verilmesi ve tasfiye memuru atamasına da karar verilmesi gerektiğini, müdürlüğün yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, bu nedenle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
İhyası talep olunan şirketin terkinine dayanak belgeler, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/361 Esas sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti dosya içerisinde yer almaktadır.
Davacı yan ... Gıda ve Pazarlama Sanayi Limited Şirketi'nden rücuen alacağın tahsili için açılan davada yapılan yargılama sırasında davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, şirketin ihyası davası açmak üzere taraflarına yetki verildiğini iddia etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, şirketin ek tasfiyesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/361 Esas sayılı dosyası ile, davacı tarafından iş mahkemesi kararı ile hüküm altına alınan işçilik alacağının ödenmesi sonucu ödenen bedelin yüklenici firmadan rücuen tahsili için ihyası talep olunan ... Gıda ve Pazarlama Sanayi Limited Şirketi aleyhine dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında 17/03/2021 tarihli celsede davacıya davalı ... Gıda ve Pazarlama Sanayi Limited Şirketi hakkındaki davayı takip edecek ise ihya davası açmak için 1 ay kesin süre verildiği görülmüştür.
İhyası talep olunan ... Gıda ve Pazarlama Sanayi Limited Şirketi'nin münfesih sayılmasına rağmen TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 28/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihtarnamede infisah sebebi olarak şirketin sermayesini kanunda öngörülen tutarlara çıkarmaması olarak yer aldığı, anılan ihtarnamenin ihyası talep olunan şirkete taşınmış notuyla bila tebliğ olduğu, şirket yetkililerine yapılan bir tebligat bulunmadığı, ihtarın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği dosya içeriğiyle sabittir.
6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla,
11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.
Ticaret Sicili Müdürlüklerince; 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılmalıdır.
559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Şirketin son yetkililerini gösterir belge dosya içerisinde yer almaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece, davalı tarafından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya uygun bulunmadığı, ancak sermaye artırımı yapmayan şirketin münfesihlik durumunun halen devam ettiği, sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden tasfiyeyle sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar verilebileceği, TTK'nun 547/2. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için de şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken şirketin ek tasfiyesine karar verildikten sonra şirkete tasfiye memuru atanmamasında isabet görülmemiştir.
Öte yandan, yukarıda açıklandığı üzere ihyası talep olunan şirket yetkilisine ihtar usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden yapılan terkin işlemi usul ve yasaya uygun değildir. Bir başka anlatımla, davalı işbu davanın açılmasına sebebiyet vermiştir.
Bu durumda mahkemece, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği HMK'nun 312. maddesindeki koşulların da oluşmadığı dikkate alınarak, HMK'nun 326. maddesi gereği yargılama davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar sayılı emsal içtihatı).
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü kararında tasfiye memuru atanmaması yönünden isabet görülmediğinden davalı temsilcisinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, şirketin ek tasfiyesine, şirketin son yetkilisi Hasan Keskin'in ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, ihya kararı kesinleştiğinde kararın tescil ve ilanına, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1401, K. 2024/1359, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama