İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1413 K.2024/1159

Taraflar arasındaki haklı nedenle şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin asıl, haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılma istemine ilişkin birleşen davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara…

Esas2024/1413Karar2024/1159Tarih31 Ekim 2024Okuma9 dk · 1.855 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1413 E., 2024/1159 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi İhtiyati Tedbir Talep

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
31 Ekim 2024
Esas no
2024/1413
Karar no
2024/1159
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/05/2024
Numarası
2020/560 Esas
Eden davacı
—
Vekili
—
Karşı taraf davalı
—
Dava
Haklı Nedenle Şirket Ortaklığından Çıkarma
Dava tarihi
13/01/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
28/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.855 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki haklı nedenle şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin asıl, haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılma istemine ilişkin birleşen davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TALEP

İhtiyati tedbir talep eden asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili 22/05/2024 havale tarihli talep dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkililerinin Kastamonu şubesini tam olarak devretmek için işlemler başlattıklarını, müvekkiline şuan yapmakta olduğu özel okul işletme işini bırakacaklarını da çevredeki ortak tanıdıklarına ilettiklerini, hatta Ankara'yı da devretmek için alıcı aramakta olduğu bilgisinin geldiğini, Kastamonu'daki şubenin kapatılacağına, velilere ve öğretmenlere bu hususta bilgi verilmediğine dair gazete haberlerinin bulunduğunu, bu haberlerde şirketi yeni devralacak kişinin mesajı,

velilerin ve öğretmenlerin beyanlarının yer aldığını, ...'nın satıldığını, ... Anaokulu Özel Eğitim ve Öğretim Hiz. Ltd.

Şti. olarak faaliyetine devam ettiğini, davalı şirketin birden fazla şubesi, öğretmenleri ve öğrencileri, kira sözleşmesi yaptığı kişiler hakkında açılan dava ve takipler, araçlar bankalar nezdinde ipotek işlemleri, çek defterleri, gayri resmi olarak yapmış ortaklıklar, mali hesapları vb. hususları bulunduğunu, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin temelinden sarsıldığını, dava süresince herhangi bir hak kaybına mahal vermemek adına ihtiyati tedbir ve gerekli önlemlerin alınması gerektiğini, davalı şirket müdürünün yetkilerinin tedbiren kısıtlanmasına, davalı şirkete denetim ve/veya yönetim kayyımı atanmasına,

şirket müdürünün şirketin mal varlığını azaltıcı ve şirketi borçlandırıcı işlemlerin denetim ve/veya yönetim kayyımının onayına tabi tutulmasına karar verilmesi gerektiğini, savcılık raporuna göre sahte imza durumunun tespit edildiğini, davalı şirket adına kayıtlı tüm mal varlıklarının tespit edilerek tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek davalı şirkete kayyum atanmasına,

davalı şirketin adına kayıtlı araç ve gayrimenkullerin, menkul değerlerin, banka hesap kayıtlarının sorgulanması ile taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin temelinden sarsılmış olması sebebiyle huzurdaki dava süresince herhangi bir hak kaybına mahal vermemek adına kayıtlarına ihtiyati tedbir ve gerekli önlemlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı birleşen dosya davalısının iddia ettiği alacağına kavuşması bakımından mahkemenin 09/07/2021 tarihli ara kararı ile şirketin gayrimenkul ve araçları üzerine ihtiyati tedbir konulduğu, daha önce verilen denetim kayyımı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2021/641 Esas ve 2021/624 Karar sayılı kararı doğrultusunda kaldırıldığı, işbu ara karardan sonra şirkete yeniden kayyım atanmasını gerektirecek yeni bir durumun baş göstermediği, davacı birleşen dosya davalısının iddia ettiği alacağı teminen tedbir kararı verilmiş olması karşısında yeniden tedbir kararı verilmesinin gerekli olmadığı gerekçesiyle davacı birleşen dosya davalısı vekilinin 22/05/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından daha önceden kayyum kararı verildiğini, bu kararın kaldırıldığını, nitekim bu karardan sonra 2 şubenin satıldığını ve devredildiğini, şuanda da müvekkiline ...

Kolejinin aynı şekilde elden çıkarılmasına ilişkin hazırlıkların yapıldığına dair bilgiler geldiğini, kayyum kararı verilmesi gerektiğini, davanın sonunda müvekkilinin hak ve alacaklarına ulaşmak konusunda sıkıntı içerisine gireceğini, talep dilekçelerinde davalı şirket yetkililerinin Kastamonu şubesini tam olarak devretmek için işlemler başlattığından, şuan yapmakta olduğu özel okul işletme işini bırakacaklarını da çevredeki ortak tanıdıklara ilettiğini, hatta Ankara'yı da devretmek için alıcı aramakta olduğu bilgisinin müvekkiline geldiğini, şuan Kastamonu şubesinin devrolduğunu,

müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadan devrin yapıldığına dair ticaret sicil gazetesinin de sunulduğunu, davalı tarafından daha önceden de sunulan beyanlardan görüleceği üzere ...'nın satılmış olduğunu, 08.05.2020 tarihli ticaret sicilinden de görüleceği üzere ...

Anaokulu Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Limited Şirketi olarak faaliyetine devam ettiğinin ortada olduğunu, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin temelinden sarsılmış olması sebebiyle huzurdaki dava süresince herhangi bir hak kaybına mahal vermemek adına gerekli önlemlerin alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, dava süresince koruyucu önlem alınması şirketi ciddi zararlara uğratmayacağını, fakat şirket hesap ve kayıtlarının yönetilmesi için yönetim ve denetim kayyımı atanması gerektiğini, her ne kadar ihtiyati tedbir kararı söz konusu olsa da bu mallar üzerinde ipotek vb. işlemlerin söz konusu olduğunu,

diğer bir anlatımla dava sonunda icra kabiliyeti ile tahsilin mümkün olamayacağını, davalı şirket müdürünün yetkilerinin tedbiren kısıtlanmasına, davalı şirkete denetim ve/veya yönetim kayyımı atanmasına, şirket müdürünün şirketin malvarlığını azaltıcı ve şirketi borçlandırıcı işlemlerin denetim ve/veya yönetim kayyımının onayına tabi tutulmasına karar verilmesi gerektiğini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/151835 soruşturma sayılı dosyası ile davalılar hakkında resmi belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma dolandırıcılık vb. nedenlerle davalı şirket yetkililerinin cezalandırılması istemi ile dava açıldığını,

dosyada rapor alındığını, rapora göre müvekkilinin iddialarını ispat ettiğini ve yargılamanın devam ettiğini, bu şekilde usulsüzlüklerin yapılıp müvekkilinin alacaklarına kavuşmasını engelleyici davranışları ve işlemleri kabul etmediklerini, müvekkiline yapılan iş ve işlemlere ilişkin bilgi verilmediği gibi müvekkilinin iddiasına göre genel kurullarda imzasının taklit edildiğini, bu hususta savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, bu durumda şirkete yönetim kayyımı atanması halinde koruyucu bir tedbir niteliğinde olacağını, dosyada 31.05.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunun bulunduğunu,

raporda da tespit edildiği üzere şirket muhasebe kayıtları, genel kurulları vs kanuna ve hukuka aykırı bir şekilde oluşturulduğunu, şirket malvarlıklarının eksik gösterildiğini, raporda 3.587.628,69 TL yetkililer tarafından kendi hesaplarına geçirilen bedellerin tespit edildiğini, müvekkilinin bu duruma onayı olmadığı gibi durumdan haberi bile bulunmadığını, dava açılmasaydı zimmete geçirilen bu paralardan müvekkilinin haberi olmayacağını, şuanda da şirketteki hesapların nasıl yönetildiğinin bilinmediğini, dava sonunda müvekkilinin haklarına zarar gelmemesi adına kayyım atanması gerektiğini,

şirket yetkililerinin şirketi iyi yönetmediği ve şirketi borçlandırdığı, kendi ortak olduğu başkaca şirketlerine para aktardığı veya şahıslar üzerinde şirketi borçlandırdığının rapordan ve dosya içeriğindeki delillerden anlaşıldığını, azınlık hisseye sahip müvekkilinin alacağına kavuşmak için şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanmasını talep etmesinin kesinlikle hukuka uygun olacağını, kayyım kararının şirketin faaliyetini, işlerliğini etkilemeyeceğini, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin işbu dosyası ile daha önceden kayyım kararı verildiğini, davalının herhangi bir zararı olmadığını,

davalı şirketin eski ortağı ve şuan ki müdür ... tarafından kurulan şirketten borç alındığını, davalı şirketin bir takım bahanelerle borçlandırıldığını, dava sonucunda davalı şirketin borca batık olma olasılığı söz konusu olabileceğini, ipotekli taşınmaz ve araçlarla da müvekkilinin alacağına kavuşmakta zorlanabileceğini, hisse devir protokolünde davalı ortak ...'ın bu şirket ile bir bağının olmadığı hususunun da kararlaştırıldığını, müvekkilinin rızası hilafına ve bilgisi olmadan iş ve işlemler yapıldığını belirterek davalı şirket müdürünün yetkilerinin kısıtlanmasına,

yönetim kayyımı atanması ve şirket malvarlığını azaltıcı ve şirketi borçlandırıcı işlemlerin yönetim kayyımının onayına tabi tutulmasına, denetim ve yönetim kayyımı atanmasına ilişkin taleplerinin reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, taleplerinin kabulüne, aksi durumda davalı şirket müdürünün yetkilerinin kısıtlanması, yönetim kayyımı atanması ve şirket malvarlığını azaltıcı ve şirketi borçlandırıcı işlemlerin yönetim kayyımının onayına tabi tutulmasına ilişkin yönetim ve denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

HMK'nun 390/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir.

İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.

İhtiyati tedbir talep eden asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili, davalı şirketin ortağı olduğunu, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin temelinden sarsıldığını, dava süresince herhangi bir hak kaybına mahal verilmemesi gerektiğini ileri sürerek davalı şirkete yönetim ve/veya denetim kayyumu atanmasına, davalı şirketin adına kayıtlı araç, menkul ve gayri menkul malları, banka hesapları dahil tüm malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir.

Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nun 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 426. maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir.

Bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine o iş için temsil kayyımı atanabileceği gibi, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde de TTK'nun 530. maddesi gereğince bu durumun feshe sebep olabileceği de gözetilerek bir yönetim kayyımı atanabilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2. ve 3. maddelerinde de; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir.

Anılan maddelerde müdürün yetkisinin sınırlandırılabileceği belirtilmiş olup, maddedeki sınırlandırmanın amacı müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması değildir.

Böyle bir yorum, TMK'da düzenlenen kayyımlık müessesesi ile bağdaşmadığı gibi TTK'nun 629/1. maddesinin atfıyla limited şirketlere de uygulanması mümkün olan TTK'nun 371/3. maddesi gereğince ancak temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin özgülendirilmesine veya birlikte kullanılmasına ilişkin sınırlandırılmalar geçerli olup, TTK'nun 630/2 ve 3. fıkralarında belirtilen sınırlandırmada ancak kanunda belirtilen bu hallere ilişkin olarak yapılabilir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/01/2021 tarih 2020/1490 Esas 2021/593 Karar sayılı ilamı).

Bu durumda, mahkemece şirket müdürü görevde olup yönetim boşluğu bulunmadığı, müdürün yetkisinin sınırlandırılmasının amacının müdürün yetkisi dahilinde yaptığı işlerin kayyım onayına tabi tutulması olmadığı gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan, ihtiyati tedbir talep eden asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili, davalı şirket adına kayıtlı tüm malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş ise de, mahkemece 09/07/2021 tarihli ara karar ile şirketin gayri menkulleri ve araçları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş olup, asıl davada davacı birleşen davada davalının iddia ettiği alacağı teminen tedbir kararı verildiğinden mahkemece yeniden bu hususta tedbir kararı verilmesinin gerekli olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki 30/05/2024 tarihli ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden asıl davada davacı birleşen davada davalıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından asıl davada davalı birleşen davada davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.. 31/10/2024

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1413, K. 2024/1159, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Talep
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1413
Karar No
2024/1159
Tarih
31 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1417 K.2024/1554
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1515 K.2024/1451
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1586 K.2024/1666
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1587 K.2024/1445
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1765 K.2024/1890
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1927 K.2024/1623

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.