KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/145
- Karar no
- 2025/842
- Başkan
- ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- .....
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 29/03/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/07/2025
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulü kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı asilin süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine davacı bankaya olan borcundan dolayı Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/11768 E sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun davacı bankaya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek kendisine gönderilen ödeme emrine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini bildirdiğini ve İcra Müdürlüğünce takibin durdurulduğunu, öncelikle davalı tarafın talebi zamanaşımına uğramışsa buna hiçbir şekilde muvafakat etmediklerini,
davalı borçlunun bu itirazının haksız olduğunu zira takibe konu borcun davacı banka ile davalı borçlu arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklandığını ve davalı tarafça sözleşmeden kaynaklanan borcun vaktinde ödenmediğini, borca konu Genel Kredi Sözleşmesi ile davalı tarafça borcu teminen imzalanan Taşıt Rehin Sözleşmesi ve 15/09/2010 tanzim ve 04/01/2016 vade tarihli 50.000,00 TL miktarlı bono fotokopisini dilekçe ekinde sunduklarını, yapılacak bilirkişi incelemesi ile takibe konu borcun davacı bankaya ödenmediğinin tespit edileceğini, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu,
dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinden de uzlaşma sağlanamadığını bildirerek borçlunun ödeme emrine, borca, faize ve tüm ferilerine ilişkin haksız itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının davasının bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulü ile Ankara 17.İcra Dairesi'nin 2020/11768 Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 7.695,68 TL asıl alacak, 2.126,73 TL masraf, 3.136,28 TL sigorta alacakları, 11.391,16 TL gecikme bedeli olmak üzere toplam 24.349,85 TL yönünden iptali ile takibin kaldığı yerden aynı şartlarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile 10.831,96 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı asil istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut davada, davacı tarafça yasal süre içerisinde itirazın iptali davası açılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, tarafınca ödemelerin düzenli bir şekilde yapıldığını, ancak 15 Temmuz 2015 yılında yaşanan olaylar sonrasında kalan son taksiti ödemek istememe rağmen davacı banka kapanmış olduğundan tarafınca ödemeler yapılamadığını, sonrasında ciddi sağlık problemlerinden yararlanan davacının kötü niyetli olarak hakkında yasal süreç başlattığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı asil 20/05/2025 tarihli dilekçesinde, icra takip borcunun Avukat ... isimli beyefendiye ödendiğini bildirerek dosyanın kapatılmasını talep etmiştir.
Davacı banka vekili 16/06/2025 tarihli dilekçesinde, "...davanın dayandığı icra takibinde davalı borçlu ... borcunu ödemiş olup, ilgili icra dosyası infaz edilmiştir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 331/1.maddesinde " Davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder" düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre davanın konusuz kalması halinde mahkemece, yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumu ile dava açılmasına sebep olan tarafın, yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerekir.
Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı tarafça Ankara 17. İcra Müdürlüğü 2020/11768 Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebi eldeki davanın açıldığı, dava açıldıktan sonra davalı tarafça takibe konu borcun ödendiğinin taraflarca beyan edildiği, davaya konu borcun ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı,
davanın konusuz kalması halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haksız olduğu tespit edilip, o tarafın yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum edilmesi gerekeceği, HGK' nun 2005/125-187 Esas, 2005/240 sayılı kararı ve Yargıtayın yerleşmiş görüşlerinin bu yönde olduğu, somut olayda, dava açıldıktan sonra davalı tarafın takibe konu borcu icra tehdidi olmadan ve çekince koymadan ödediği, dosyanın kapatılmasını istediği bu bağlamda davacının dava açmakta haklı olup, lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davalı asilin istinaf başvurusunun kabulü ile, davanın konusuz kalması nedeniyle esas talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Zabıt Katibi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/145, K. 2025/842, 16 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama