İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/26 K.2024/875

Taraflar arasındaki limited şirketin tasfiyesiz feshi ve alacak istemlerine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle fesih davasının kabulüne, alacak davasının feragat nedeniyle reddine dair karara karşı davacı vekilince süresinde…

Esas2024/26Karar2024/875Tarih18 Temmuz 2024Okuma11 dk · 2.262 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/26 E., 2024/875 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
18 Temmuz 2024
Esas no
2024/26
Karar no
2024/875
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
19/10/2023
Numarası
2023/170 Esas 2023/666 Karar
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalılar
—
Vekili
—
Dava
Limited Şirketin Tasfiyesiz Feshi ve Alacak
Dava tarihi
15/08/2019
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
19/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.262 kelime·11 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki limited şirketin tasfiyesiz feshi ve alacak istemlerine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle fesih davasının kabulüne, alacak davasının feragat nedeniyle reddine dair karara karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin mali durumu konusunda aldatılarak şirket ortağı yapıldığını ve kısa bir süreliğine olduğu söylenerek, kandırılarak şirket müdürü yapıldığını, davacının daha önce hiç şirket kurmadığını, şirket ortağı olmadığını ve müdürlük yapmadığı belirtmesine rağmen, hisse devri yapan ...'nın davacıya endişelenmemesi gerektiğini, davacının kendisine vereceği genel koordinatörlük yetkisi ile tüm işleri kendisinin yöneteceğini söylediğini, ...'yı o günlerde birkaç kez gördüğü,

son görüşmelerinde iş için 15 günlüğüne İran'a gideceğini söylediğini, davacının kendisini bir daha görmediğini, davacının üzerine kalan şirket borçlarını ödemeye çalıştığını, şirketin %95 ortağı olan ...'nın oğlu ...'ya ulaştığı fakat onunda hem şirketi hem babasını reddettiğini, davacının, şirketin mali müşavirinden şirketin resen terk ile gayrı faal hale geldiğini öğrendiğini, davacının bu hususta Vergi Dairesine başvurarak,

31.12.2009 tarihinde şirketi resen terk edip gayrı faal hale getirdiğini, hiçbir evrakın, faturanın altında imzası olmadığını, şirkete tahakkuk eden vergi borçlarının tamamını ödediğini, mali müşavir Murat Kutluca'nın davacı tarafa eksik bilgi vererek Ankara Ticaret Odasında yapılacak işlem olmadığı ve aidat borcunun beş yıl içinde silineceğini söylediğini, iki ay önce SGK'dan emeklilik şartlarını öğrenmek için yaptığı başvuruda durumun farklı olduğunu öğrendiğini, davacının mali müşavirden karar defterini istediğini, fakat kendisinde öyle bir defter olmadığını söylediğini, Şirketin ATO'da halen faal göründüğünü,

bu nedenle Bağ-Kur'un 2017 sonrası için davacıya prim borcu tahakkuk ettirdiğini, şirketin kamu kurumlarına ve özel sektöre olan borçlarını başka işlerde çalışarak ödediği, Şirketin hiçbir zaman genel kurulunun yapılmadığını, şirket sermayesinin tescil tarihinden itibaren 30.04.2010 tarihine kadar tamamlanmadığını, bu nedenlerle, davasının kabulü ile Ulus Vergi Dairesi'nin raporuna göre şirketin 31.12.2009 tarihi itibari ile kapalı ilan edildiği bu tarih esas alınarak,

davacının ortaklıktan çıkması yönünde karar verilmesini, mümkün olmaması halinde şirketin tasfiyesiz feshini, Bağ-Kur prim borcunun durdurulmasını ve geçmişe dönük prim borcunun 31.12.2009 tarihinde işi resen terk tarihi itibari ile silinmesini, bugüne kadar şirket adına ödediği faturaların ve şirket müdürü olduğu için alması gereken maaş miktarının hesaplanarak ...'ya rücu ettirilmesini, şu an ve geçmişte yapılmış davacının lehine olacak kanun ve düzenlemelerden yararlandırılmasını talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 28/04/2021 tarihli beyan dilekçesinde; vergi ödemeleri için 5.000,00 TL, şirket müdürü ücret alacağı için 5.000,00 TL olmak üzere 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini istemiştir. CEVAP; Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap verilmediği görülmüştür. Davalı ortak ve temsil kayyımı vekili ise duruşmalarda tasfiyesiz fesih kararı verilmesini, alacak davasını ise feragat nedeniyle reddine karar verilmesini istediklerini beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalı şirketin, 04/05/2009 tarihinde ticaret sicile tescil edildiği, vergi kaydına göre 01.07.2009 tarihinde işe başladığı ve 31.12.2009 tarihinde işi terkettiği, şirketin ortakları arasında irtibat bulunmadığı, şirketin faal olarak çalışmadığı, şirketin %95 hissesine sahip ortağı olan ...'nın yurt dışında yaşadığı, taraflar arasında güvenin ve şirketin faaliyetlerinin yürütülmesi bakımından bir amaç birlikteliğinin kalmadığı, buna göre şirketin feshi yönünden haklı sebeplerin oluştuğu anlaşılmakla, diğer ortağın da talebinin bu yönde olduğu gözetilerek,

davacının, davalı şirketin haklı sebeple feshine yönelik davasının kabulü ile şirketin feshine, davacının TTK'nın 643 maddesi yollaması ile aynı Kanunun 536/3 maddesi uyarınca tasfiye memuru olarak atanmasına, davacının şirket vergi borçlarının ve şirket müdürlüğünden kaynaklanan ücret alacağının diğer ortaktan tahsiline yönelik talebi yönünden davadan feragat etmesi sebebi ile bunlar yönünden davanın reddi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulüne, davalı şirketin TTK 636/3 maddesi uyarınca feshine, TTK.'nin 643 maddesi yollaması ile aynı Kanunun 536/3 maddesi uyarınca davalı şirkete tasfiye memuru olarak davacı ortak ...'ın atanmasına,

davacının davalı ...’dan alacak taleplerine yönelik davasının, davacının feragati sebebi ile reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkilinin davalı şirkette %5, dava dışı ...'nın ise %95 hissesinin bulunduğunu, şirketin hakim ortağının yurt dışında yaşadığını, her ne kadar müvekkilinin şirket müdürü olsa da genel kurulu toplayamadığını, karar alamadığını, şirketin gayri faal hale geldiğini, halen şirkete tahakkuk eden vergi ve bağkur ödemeleri bulunduğunu, halen bağkur primlerinin tahakkuk ettiğini,

Müvekkilinin daha fazla mağdur olmamak amacıyla dosyadaki alacaklarından vazgeçerek şirketin tasfiyesiz olarak feshini talep ettiğini, gayesinin gayri faal şirketin kamburundan kurtulmak ve emeklilik haklarına en erken şekilde erişmek olduğunu, ancak mahkemenin tasfiyesiz fesih yerine feshe karar verdiğini, müvekkilini tasfiye memuru olarak atadığını, bu sürecin uzun bir süreç olacağını, müvekkilinin daha çok mağdur olacağını, müvekkilinin hiçbir muhatap bulamadığını, şirketin defterlerinin dahi ortada olmadığını, tasfiyeyi müvekkilinin nasıl gerçekleştireceğinin mahkemece bu hususun düşünülmediğini,

mahkemenin karar ve pay defterini muhatap mali müşavir Murat Kutluca'dan talep ederken defterlerin aslını veya davacı tarafa teslim tutanaklarını birlikte talep etmediğini, birikmiş bağkur borçlarının ciddi problemler oluşturduğunu, davalı vekilinin tasfiye süresindeki taleplere katılmasına rağmen bu talebin kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, ayrıca kararda şirketin feshi ve feshin sonuçları açısından dava tarihinin esas alınması gerekirken bu hususun da dikkate alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; limited şirketin tasfiyesiz feshi ve alacak istemlerine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/483 Esas 2022/49 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/432 Esas 2022/447 Karar sayılı ilamının davacısının ..., talebin ... Limited Şirketi'ne temsil kayyımı atanması istemine ilişkin olduğu, mahkemece Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/432 Esas sayılı dosyasında şirketi temsil etmek üzere şirketin diğer ortağı olan ...'nın temsil kayyımı olarak atanmasına karar verildiği, kararın 15/03/2022 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır.

Mali müşavir bilirkişiden alınan raporda özetle; davalı şirkette davacının %5, ...'nın ise %95 hissesinin bulunduğunu, davalı şirketin esas sözleşmesinde çıkma ve çıkarılmaya ilişkin özel düzenlemelerin bulunmadığını, davacı ile dava dışı ortak ... arasında güvenin ve şirketin faaliyetlerinin yürütülmesi bakımından bir amaç birlikteliğinin kalmadığının anlaşıldığını, davalı şirketin 2010 yılından itibaren atıl olduğunu, Ulus Vergi Dairesi'nden alınan 16.07.2019 tarihli yazıya göre, davalı şirketin işi terk tarihinin 31.12.2009 olarak belirtildiğini, davalı şirkete ait genel kurul toplantı defteri,

müdürler kurulu defteri ve ticari defterler de dahil olmak üzere tutulması gerekli olan hiçbir yasal defterin mevcut olmadığını, davalı şirketin uzun süredir atıl olması ve ortakları arasında güven ilişkisi kalmamasından dolayı davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkma ve şirketin feshi şartlarının oluştuğunu, davacının dava dilekçesinde şirket adına ödediği faturaların ve şirket müdürü olduğu için alması gereken maaşın tespit edilerek tahsilini talep ettiğini, dava dosyasında davacı tarafından davalı şirket adına yapılan bir ödemeye rastlanılmadığını, davacının 3 yıl süreyle 06/07/2019 tarihli genel kurulda müdür seçildiğini,

ancak söz konusu kararda şirket müdürüne ödenecek herhangi bir ücretin belirlenmediği belirtilmiştir.

Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 16.07.2019 tarihli 238534 sayılı yazısına göre; davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin işe başlama tarihinin 01.07.2009 ve işi terk tarihinin 31.12.2009 olduğu, 16.07.2019 tarihi itibariyle şirketin vadesi geçmiş vergi borcunun bulunmadığı belirtildiği,

Davalı ...'nin 04/05/2009 tarihinde sicile tescil edildiği, şirketin halen %5'inin davacı ...'a, %95'inin ise ...'ya ait olduğu, 06/07/2009 tarihli Genel Kurul ile ...'nın şirket müdürlüğünden azli ile 3 yıl süreyle ...'ın şirket müdürlüğüne seçildiği dosya kapsamıyla sabittir.

Davacı asil ile davacı vekili 28/09/2023 tarihli beyan dilekçelerinde taleplerinin davanın açılış tarihi olarak şirketin tasfiyesiz feshine karar verilmesi olduğunu, dava dilekçesinde talep ettikleri alacak kalemlerinden feragat ettiklerini beyan etmişlerdir.

6102 sayılı TTK’nın 636/3. maddesinde; haklı sebeplerin varlığı halinde, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa payın gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği,

Aynı Yasa'nın 638/2. maddesinde ise, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabileceği, mahkemenin istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceği düzenlemeleri mevcuttur.

Türk Ticaret Kanunu'nda limited şirketin feshinde haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplerin neler olabileceğine madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK'nun 531. maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldığı ifade edilmiştir.

Doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması", "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması", "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi", "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması", "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve "pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması" şirketin feshi açısından örnek olacak şekilde haklı sebep olarak sayılmıştır.

Hakim her somut olayda haklı sebep bulunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir.

...’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur.

Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebepler de haklı sebep olarak ileri sürülebilir.

Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı sorunlar gözetildiğinde fesih için yeterli haklı sebep oluşturabilir.

Düzenleme ile birlikte somut olaya gelince; davacı yanca haklı nedenle davalı ...'nin feshine yönelik işbu dava açılmış olup, dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de açıklandığı üzere davacının davalı şirkette %5, dava dışı diğer ortak ...'nın %95 hissesinin bulunduğu, dava dışı ortağın yurt dışında yaşaması nedeniyle genel kurulların yapılamadığı, Ulus Vergi Dairesi'nin 16/07/2019 tarihli yazısına göre davalı şirketin işi terk tarihi olarak 31/12/2019 tarihi gösterildiği,

ayrıca Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazısında yer alan CD içeriğine göre davalı şirketin 2010 yılından itibaren hiçbir işleminin tescile konulmadığı, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının bulunamadığı, bu hale göre davalı şirketin 2010 yılından itibaren atıl olduğu, şirket ortakları arasında şirketin faaliyetlerinin yürütülmesi bakımından güven ve amaç birlikteliğinin kalmadığı anlaşıldığından davacının talebi de gözetilerek davalı şirketin feshine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.

Davacının tasfiyesiz fesih kararı verilmesi istemi yönünden yapılan incelemede, 6102 Sayılı TTK'nun 533.maddesinin 1.fıkrasında; "Sona eren şirket tasfiye haline girer; Kanundaki istisnalar saklıdır" hükmü getirilerek 6762 Sayılı Yasanın 439.maddesindeki tasfiye haline girmeyecek kanuni istisnaların sayılması yöntemi kaldırılmıştır. Bu suretle tasfiyesiz fesih koşullarının bir maddede sınırlı sayı olarak sayılması usulünden vazgeçilmiş, TTK'daki istisnalar saklıdır, hükmüyle kanundaki tüm istisnalar kapsama alınmıştır (6102 Sayılı Yasa'nın 533.maddesinin 1.fıkrasının gerekçesi). Bu aşamada kanundaki tasfiyesiz fesih hallerinin araştırılması gerekir.

Tasfiyesiz infisah; "...Normal koşullarda tüzel kişiliği sona eren şirketlerin tasfiyeye tabi tutulması gerektiği halde, tasfiyesiz sona erme hallerinde sona eren şirketin mal varlıkları tasfiye edilmeden 'külli halefiyet' ilkesine göre aynen mirasta olduğu gibi devamı olan şirkete / işletmeye / kamu tüzel kişisine bir bütün olarak kendiliğinden geçer. Bu sebeple taşınırların teslimine, taşınmazların tesciline gerek yoktur.

Malvarlığının geçişi, sona ermeye konu olayın tescilinin doğrudan sonucunu teşkil eder. TTK'da 6762 Sayılı TTK md. 541-454'de olduğu gibi 'anonim şirketin tasfiyesiz infisah' hallerine ilişkin herhangi bir özel düzenlemeye yer verilmemiştir. Ancak kanunda tasfiye sürecinin tatbik edilmeyeceğine, koşulları oluştuğu takdirde tasfiyesiz infisaha dair hükümlerin tatbik edilmesi gerektiğine dair düzenleme mevcuttur.

Yukarıda açıklamaya çalışılan anonim şirketin 'tam bölünmesi devrolunan taraf olarak birleşmeye katılması' ve 'ticar işletmeye dönüşmesi' gibi durumlar tasfiyesiz infisah halleri arasında sayılabilecektir.

Öte yandan ilgili anonim şirketin iradesinin şekillendiği genel kurulun herhangi bir karar ve katılımı olmaksızın ortaya çıkabilecek "devletleştirme suretiyle anonim şirketin devralınması ve merkezin yurt dışına taşınması infisah sebepleri arasında sayılabilecek tasfiyesiz infisah halleridir." (Dr. Murat KADEROĞLU, Anonim Şirketlerin İnfisahı (Dağıtılması) başlıklı kitap, Sahife 343-344).

Somut olayda, yukarıdaki paragrafta yazılan kanunen tasfiyesiz fesih hallerinin oluşmadığı görülmüştür. Davacı da bizzat beyanlarında bağkur prim borçlarının olduğunu ve halen tahakkuk ettiğini ifade etmektedir. Buna göre tasfiyesiz fesih koşulları oluşmadığından davacının buna yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekir.

Davacının tasfiyesiz fesih istemi kapsamında görülen davada davalı diğer ortağın ve şirketin kayyımı vekilinin şirketin feshine ilişkin kabul beyanı ve istinafa davacının gelmiş olması gözetildiğinde ilk derece mahkemesince şirketin feshine karar verilmesine ilişkin karar usul ve yasaya uygun görülmüştür.

Davacının Dairemizin kaldırma kararından sonra yapmış olduğu açıklamalar, en son avukatı ile birlikte imzaladığı 28/09/2023 tarihli alacak kalemlerinden feragate ilişkin beyanı ve 18/01/2023 tarihli 2022/1645 Esas 2023/15 Karar sayılı Dairemiz kararında da belirtildiği üzere davalı olan ...'nın vekaleten temsil edildiği gözetildiğinde feragat nedeniyle reddedilen alacak yönünden davalı ... yararına vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin buna ilişkin istinaf istemi reddedilmiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin fesih davasının kabulü, alacak davasının feragat nedeniyle reddi ve davalı gerçek kişi yararına vekalet ücreti takdiri yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/07/2024

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/26, K. 2024/875, 18 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/26
Karar No
2024/875
Tarih
18 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/26 K.2024/651
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/26 K.2024/541
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/28 K.2024/408
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/28 K.2024/510
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/28 K.2024/1123
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/28 K.2024/437

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.