KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/694 E., 2024/1039 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/694
- Karar no
- 2024/1039
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/10/2019
- Numarası
- 2018/718 Esas 2019/791 Karar
- Davalılar
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10/10/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 08/10/2024
Karar Metni
1.701 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce karar verildiği, kararın temyizi üzerine dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 22/02/2024 tarih ve 2022/4490 Esas 2024/1365 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda dosya Dairemize gönderilmiş ve celse açılmak suretiyle gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Yapı Ltd.Şti ile müvekkili arasında imzalanan 10.000.000 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kredi kullandırıldığını, diğer davalılar ... Ltd., ... Ltd., ... ve ...'ın sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, ... ve ...'ın asıl borçlu ... Yapı Ltd.Şti'nin ortağı olup, bu nedenle TBK'nun 584/3 maddesi uyarınca eş rızası gerekmediğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 22.12.2017 tarihli noter ihtarı ile kat edildiğini, ihtarnamede gösterilen tutarın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2018/4177 sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını davalıların borca itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı süresinde cevap vermedikleri görülmüş, duruşmadaki beyanlarında davanın reddini istemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; alınan 02.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda KMH kredisi ile ilgili yapılan hesaplamalar hesap kat itibariyle banka alacağı 78.917,43 TL olarak hesaplanmış ise de (22.12.2017) hesap kat tarihiyle (30.12.2017) temerrüt tarihi arasında geçen 7 günlük süreye ilişkin hesaplanan 334,18 TL akdi faiz ve bunun 16.71 TL BSMV'sinin asıl alacağa ilave edilmesi gerekirken ilave edilmeyerek hesaplama yapılması hatalı olup bu hatanın düzeltilmesi için yeniden rapor alınmasına gerek görülmediğinden re'sen yapılan hesaplamaya göre 78.917,43 TL + 334.18 TL (akdi faiz) + 16,71 TL BSMV = 79.268,32 TL (temerrüt tarihindeki asıl alacak) 79.268,31 TL
x 97 x 28.08 / 36.500 = 5.915,28 TL (takip tarihindeki temerrüt faizi) takip tarihi itibariyle KMH alacağı: 79.268,31 TL asıl alacak, 5.915,28 TL temerrüt faizi, 295,76 TL BSMV = 85.479,35 TL olacağı,
Teminat mektubu komisyonları ile ilgili olarak bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamı, sunulan delillere ve hesaplama ilkelerine uygun olduğu anlaşılmakla takip tarihi itibariyle bankanın komisyon alacağının 9.065,69 TL asıl alacak, 914,07 TL temerrüt faizi, 45,75 TL BSMV olmak üzere toplam 10.025,46 TL olduğu,
Deposu talep edilen teminat mektupları ile ilgili olarak; davalı lehine düzenlenmiş 2.000.000,00 TL ve 600.000,00 TL bedelli iki adet teminat mektubu olduğu, 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubunun muhatabının talebi üzerine davadan sonra 30.11.2018 tarihinde nakde çevrilerek bedelinin ödendiği, 600.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun 30.04.2019 vade tarihli olduğu, vadesi dolan ve yenilendiğine dair delil sunulmayan teminat mektubu yönünden banka riski ortadan kalktığından bu mektuba ilişkin davacının depo talebi konusuz kaldığı, itirazın iptali davalarında haklılık durumu takip tarihine göre belirlendiği,
takip tarihi itibariyle kefil olan davalılardan teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talep edilemeyeceği gibi takipten sonra dava sırasında dava konusu teminat mektubunun tazmin edilerek nakde dönüştürülmüş olması bu takip ve itirazın iptali davası bakımından kefillerin sorumluluğunu doğurmayacağı, bu nedenle nakde dönüşen teminat mektubu yönünden asıl borçlu dışındaki davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesi, asıl borçlu yönünden ise teminat mektup bedelinin nakde dönüştüğü tarihten itibaren faizi ile asıl borçlu ...
Yapı Ltd Şti'den tahsiline karar verilmesi gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, Ankara 2 İcra Müdürlüğü 2018/4177 sayılı takip dosyasında nakit alacak yönünden 88.334,00 TL asıl alacak, 917,02 TL işlemiş faiz , 45,85 TL BSMV olmak üzere toplam 89.296,87 TL üzerinden davalıların itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, itirazın iptaline karar verilen 89.296,87 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, davacıya ödenmesine,
kefillere yönelik tazmin ve depo talebinin reddine, 02/03/2016 - U2016...331 no'lu 600.000,00 TL bedelli teminat mektubunun vadesinin 30/04/2019 tarihinde sona erdiği ve vade uzatımına ilişkin belge sunulmadığından, bu mektup bedelinin depo edilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davadan sonra nakde dönüşen 20/03/2015-U2015...049 nolu teminat mektup bedeli olan 2.000.000,00 TL'nin davalı ...
Yapı'dan tahsiline, alacağa 30/11/2018 tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
İlk derece mahkemesince riski ortadan kalktığından bahisle 600.000,00 TL tutarlı teminat mektubu yönünden banka riski ortadan kalktığından bu mektup bedelinin depo edilmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik kararının hatalı olduğunu,
Teminat mektubunun akıbetinin, mektubun muhattabı kuruma yazılacak müzekkere ile belirlenebilmesi mümkün olmasına rağmen mahkemece bu husus araştırılmadan hüküm kurulduğunu, banka açısından riski ortadan kalktığı iddia edilen teminat mektubunun tazmin talebinin 26.04.2019 tarihinde müvekkili bankaya ulaştığını ve mektubun 08.05.2019 tarihinden nakde dönüştürüldüğünü, işleme ilişkin banka kayıtlarının sunulduğunu, ilgili kurum olan İstanbul Valiliğine yazı yazılarak mektubun akıbetinin öğrenilmesi gerektiğini, müzekkere cevabından da taleplerinin haklılığı ve ilk derece mahkemesinin eksik araştırma ile hüküm kurduğunun anlaşılacağını
İlk derece mahkemesince itirazlarına rağmen ek rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verdiğini,
Dosyaya sunulan banka kayıtları, ihtarname ve icra dosyası bilgileri ile sabit olduğu üzere müvekkili bankanın asıl alacağı 88.334,00TL değil 106.257,38 TL' olduğunu,
Bilirkişinin hesaplama yaparken TCMB'nin belirlediği sistemi kullandığını, ancak yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince ticari nitelikteki genel kredi sözleşmelerinde faizin ve alacak hesabının nasıl uygulanacağının belirtileceği ve tarafların bu belirleme ve dolayısıyla sözleşme ile bağlı olacağı hüküm altına alındığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizin 06/04/2022 tarih ve 2020/449 Esas 2022/418 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne, Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4177 sayılı takip dosyasında nakit alacak yönünden 88.334,00 TL asıl alacak, 917,02 TL işlemiş faiz , 45,85 TL BSMV olmak üzere toplam 89.296,87 TL üzerinden davalıların itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına,
itirazın iptaline karar verilen 89.296,87 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, davacıya ödenmesine, kefiller ..., ..., ... ve ...'a yönelik tazmin ve depo talebinin reddine, davadan sonra nakde dönüşen 20/03/2015-U2015...049 nolu 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 2.000.000,00 TL'na tazmin tarihi olan 30/11/2018 tarihinden itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına,
davadan sonra nakde dönüşen 02/03/2016-U2016...331 nolu 600.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 600.000,00 TL'na tazmin tarihi olan 08/05/2019 tarihinde itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, yönelik verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 22/02/2024 tarih ve 2022/4490 Esas 2024/1365 Karar sayılı bozma ilamında; "....Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı Kanunun 294 üncü madde ve devam maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın sonuç hükme uygun bulunması gerekir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararın hüküm fıkrasının B bendinin birinci alt bendinin dördüncü ve devam paragraflarında davacının teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi talebine ilişkin "Kefiller ..., ..., ... ve ...'a yönelik tazmin ve depo talebinin reddine, davadan sonra nakde dönüşen 20/03/2015-U2015...049 nolu 2.000.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 2.000.000,00 TL'na tazmin tarihi olan 30/11/2018 tarihinden itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına,
davadan sonra nakde dönüşen 02/03/2016-U2016...331 nolu 600.000,00 TL bedelli teminat mektubu yönünden itirazın iptali ile 600.000,00 TL'na tazmin tarihi olan 08/05/2019 tarihinde itibaren %28,08 faiz ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, " biçiminde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda belirtildiği gibi kurulan hükmün ilk kısmında depo bedeline ilişkin kefillerin sorumlu tutulmayacağına hükmedilmiş devamında ise icra takibinden sonra paraya çerilen teminat mektubu bakımından davalılar ayrıştırılmaksızın hüküm kurulmuştur.
Dolayısıyla gerek gerekçe ile hüküm gerekse hükmün kendi arasında çelişki oluşturacak ve infazda tereddüt hasıl olacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır ve bozmayı gerektirmiştir.", denilmek suretiyle dosya Dairemize gönderilmiş olup, Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamından sonra davalılar vekili 02/10/2024 tarihli dilekçesi ile Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/41472 esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazdan vazgeçtiklerini, davanın konusuz kaldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını,
Davacı vekili 07/10/2024 tarihli beyan dilekçesinde; davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazdan vazgeçtiğini, vazgeçme nedeniyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini, ayrıca duruşmadaki beyanında icra inkar tazminat talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
Böylelikle, istinaf aşamasında takip dosyasının tarafların kabulünde olduğu üzere davalıların icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarından vazgeçtikleri, takibin kaldığı yerden devam ettiği, bu hale göre açılan davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalıların icra takibine itirazların vazgeçmesi nedeniyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/694, K. 2024/1039, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama