KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/748 E., 2024/769 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi İhtiyati Tedbir Talep Eden Davacı Aleyhine Tedbir Talep Edilen Davalı
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2024
- Esas no
- 2024/748
- Karar no
- 2024/769
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/10/2023
- Numarası
- 2023/697 Esas (Ara Karar
- Vekili
- —
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Dava tarihi
- 05/10/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07/06/2024
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki işletmenin devrinden kaynaklı alacak davasında dosya üzerinden yapılan inceleme sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı ...Ş'nin güven kaybına sebebiyet veren işlemleri dürüstlük kuralına aykırı davranılması sebebiyle artık sözleşmeyi feshederek arazinin tamamı ve %85'i davacıya ait olan santral imalat bedeli sebebiyle sözleşmenin feshi ile santralin tarafına teslimini, bu mümkün değilse fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla üretime geçtiği tarih itibariyle tahakkuk tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile sözleşmede belirtilen tutarın tarafına ödenmesini talep ettiğini,
santralin 3.şahıslara devri temliki yaşanan süreçte sürekli gizli, muvazaalı işlemler yapılması durumlarına maruz kaldığı ve bu durumun önüne geçmek için ... ( ... GES) GES üzerine tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 29/03/2024 tarihli ara karar ile; dilekçelere ekli belgelerin içeriğine göre ihtiyati tedbir talep edenin talebin esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği ve bu şekilde HMK 390/3 maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerektiğini, yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasının, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesinin, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmesi gerektiğini, kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bıraktığını,
ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmayacağını, dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebileceğini, tedbir talebine konu dosyada davalı şirketin, müvekkilin alacağını kaçırmak amacıyla yapmış olduğu birçok muvazaalı işlem mevcut olup müvekkilin dava sonunda hakkını almasında önemli ölçüde zorluk yaşayacağının açık olduğunu, dava kapsamında müvekkilinin haklı olduğunu bilen davalı şirket dava sonucu beklenilmeksizin işlemlerine devam edecek ve müvekkilini zarara uğratacağını,
müvekkilinin yerel mahkemenin kurmuş olduğu ara karar ile zarara uğrayacağının açık olduğunu, 10/10/2023 tarihli ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak talep edilen ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, dosya kapsamındaki belgeler dikkate alındığında ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-... · ... ... ... ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/748, K. 2024/769, 7 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama