İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/844 K.2025/1485

Taraflar arasındaki limited şirket hisse payının iptali ve tescili istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna…

Esas2024/844Karar2025/1485Tarih4 Aralık 2025Okuma12 dk · 2.358 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/844 E., 2025/1485 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
4 Aralık 2025
Esas no
2024/844
Karar no
2025/1485
İncelenen dosyanın mahkemesi
ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/04/2024
Numarası
2024/124 Esas 2024/272 Karar
Dava
Limited Şirket Hisse Payının İptali ve Tescili
Dava tarihi
07/02/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
29/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.358 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki limited şirket hisse payının iptali ve tescili istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... İnşaat A.Ş.'nin müvekkillerinin babaları ... tarafından kurulduğunu, 80 yılı aşkın zamandır büyük yatırımlar yapıldığını, ... Petrol ... Şti.'nin de bu yatırımlardan biri olduğunu, bu şirketin kurulmasındaki başlıca amacın, ... İnşaat A.Ş.'nin borçlarından korumak olduğunu, uzun süreli yatırımlar yapan ...

İnşaat ismindaki firmalarının büyük bir borç batağına sürüklendiğini, şirketin borçlarına babaları ... ile kendilerinin ve ...'ın da şahsi kefaletleri bulunduğunu, hem şirketin hemde şahsi mal varlıklarının haciz riskiyle karşılaşma ihtimalinin bulunduğunu, şahsi kefaletlerinden dolayı ... Petrol ... Şti.'ndeki hisselerine de haciz gelme riski doğduğunu, bu sebeple 02/07/2024 tarihli pay devri sözleşmesi ve aynı gün tarihli ortaklar kurulu kararıyla babaları adına ...

Petrol ...

Şti'deki 4.000 adet hissenin 3.600 tanesini dava dışı ...'a devrettiklerini, bu devir işleminin resmiyette satış işlemi olarak göründüğünü ancak inançlı temlik işlemi olduğunu, ...'ın aldığı payları emaneten aldığını ve talep edildiğinde uhdesinde bulunan tüm hisseleri ..., ... ve ...'a devretmeyi taahhüt ettiğini, ...'ın ...'ın eşinin teyzesinin eşi olduğunu, ailecek sürekli bir arada olduklarını, tüm aile üyelerinin kendisine güvendiğini, ...'In kendi şirketlerini de ...'a devrettiğini, şirketleri geri almak için aldığı vekaletname ile kendi şirketlerindeki ... adına bulunan hisseleri ...'e devrettiğini,

... ve babaları ... da dahil kendilerin bu devirden habersiz olduklarını, o sırada ... Petrol ...

Şti'nin %50 ortağı olan ...'in hisselerini satın almaya çalıştıklarını ve anlaştıklarını, haciz tehdidi sona ermediği için 4.000 hissenin tamamını 09/04/2004 tarihli pay devir sözleşmesi ile dava dışı ... adına aldıklarını, ...'in 09/04/2004 tarihinde inançlı temlik sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeyle uhdesinde bulunan 4.000 hisseyi ..., ... ve babaları ...'a eşit şekilde vermeyi taahhüt ettiğini, ...'ın yönlendirmesi ile ...'ın ...'den aldığı vekaletname ile ... uhdesinde bulunan 4.000 hissesini 24/06/2004 tarihinde ...'e devrettiğini, üçüncü kişilere yapılan bu devirlerin yoklukla malul olduğunu,

haciz tehdidinden kurtulan ...'ın ... adına kayıtlı hisselerin hepsini kendi adına aldığını, ...'ın zarar verme kastıyla hareket ettiğini belirterek ... Petrol ...

Şti.'nde davalılar ... ve ... üzerine kayıtlı hisselerin iptali ile 585 payın müvekkili ... adına, 585 payın müvekkili ... adına tesciline, hisse iptali mümkün olmaz ise uğranılan zararın denkleştirici adalet ilkesi gereği karar tarihine en yakın tarihteki piyasa rayiç değerinin tespit edilerek taraflarına isabet edecek hisseye atfedilecek olan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin hisse devir tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından aynı taleplerle daha önce açılan davadan feragat edildiğini, davacı ...'ın feragati nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay incelemesinden geçerek kararın kesinleştiğini, aynı taraflar arasında aynı konuda yeniden dava açılamayacağını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava açıldığı tarihte mahkemenin 2023/653 Esas sayılı dosyasının derdest olması nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, işbu davanın TBK'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeye aykırılık iddiasına dayandığını, belgelerin 02/07/2002, 24/06/2004 tarihli sahte belgeler olduğunu,

sözleşmeye aykırılık kapsamında değerlendirilmesi durumunda zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının inançlı işlem sözleşmelerine dayanarak devirlerin geçerli olmadığını ileri sürmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalılar ..., ... ve ... aleyhine limited şirket hisse payının iptali ile davacılar adına tespiti, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin işbu davanın açıldığı, davacı ... tarafından Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/653 E. (Eski dosya numarası: 2014/465 E, 2018/939 K.) sayılı dosyasında eldeki davada dayanılan sebeplere dayanılarak dava açıldığı, feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve davacı ... yönünden kararın kesinleştiği, kesinleşen dosyanın taraflarının dayanılan belgelerin, konusunun ve sebebinin eldeki işbu davanın tarafları, dayanılan belgeler, konusu ve sebebiyle aynı olduğu,

davanın davacı ... yönünden HMK'nun 114/1-i ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, davacı ... tarafından Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/653 Esas (Eski dosya numarası: 2014/465 E, 2018/939 K.) sayılı dosyası ile bu dosyanın konusunun, taraflarının ve hukuki sebebinin aynı olduğu, 2023/653 Esas sayılı dosyanın halen derdest olduğu,

davacı ... yönünden HMK'nun 114/1-ı ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davacı ...'ın açtığı dava yönünden HMK 114/1-i ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, davacı ...'ın açtığı dava yönünden HMK 114/1-ı ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle.

2023/653 Esas sayılı dosya ile işbu davanın dava sebebi ile aynı olmadığını, dava sebebi aynı olmayan davalar hakkında, derdestlikten söz edilmeyeceğini, mahkemenin 2023/653 esas sayılı dosyasıyla işbu dosyanın dava sebeplerinin birbirinden farklı olduğunu, mahkemenin 2023/653 esas sayılı dosyası inançlı temlik işlemi ve muvazaaya dayanan dava olduğunu, mevcut davanın ise TBK'nun 27, 49, 50 ve 51. maddeleri uyarınca, ahlaka aykırı fiili ile müvekkillerine zarar vermeleri nedeniyle açtıkları dava olduğunu, yani davadaki vakıalar ve dava sebeplerinin tamamen farklı bulunduğunu,

istinaf incelemesine konu davadaki talebin davalıların ahlaka aykırı fiili ile kasten zarar vermeleri nedeniyle tazminat talebini içerdiğini, mahkemece de gerekçesinde bu davanın dava sebebinin TBK'nun 49. maddesi ve devamı olduğunu açıkça beyan ettiğini, buna rağmen dava sebebinin başka bir dosyayı işaret ederek kesin hüküm ve derdestlik nedeniyle davanın reddine kadar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, müvekkillerinin öncelikle söz konusu 2023/653 esas sayılı dosyada dava sebebini değiştirme amacıyla davasını ıslah ettiğini, dava sebebini, inançlı işleme dayalı tazminat talebinden,

TBK'nun 49. maddesi ve devamı uyarınca tazminata çevirmek istediğini, ancak mahkeme Yargıtay'ın bozmasına uyduğundan bahisle ilgili davadaki ıslah talebini reddettiğini, ret yönünde de ara karar kurulduğunu, müvekkillerinin aynı davalılara karşı farklı bir sebeple dava açmalarının, derdestlik veya kesin hüküm engeliyle karşılaşamayacağını, tarafların arasında farklı sebeplerle farklı davaların görülmesinde bir engel bulunmadığını, sırf davanın taraflarının aynı olmasının, davaların derdest olduğu anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin ...'ın davası kesin hüküm nedeniyle reddedildiğini,

ancak iki davanın aynı olduğu yönündeki hatalı yorumda bile bu gerekçenin hatalı olacağını, zira müvekkilinin davadan feragat ettikten sonra dosyanın Yargıtay aşamasında, müvekkillerinin babası, aynı zamanda 2023/653 esas sayılı dosyanın davacılarından olan ...'ın vefat ettiğini, müvekkilinin ... mirasçısı sıfatıyla davayı takip etmeye devam ettiğini, müvekkilinin ...'ın mirasçısı sıfatıyla hak iddia ettiği kısım yönünden bir feragati bulunmadığı gibi, davaların aynı olduğu yönünde hatalı yorumun bir an için kabul edileceği düşünülse bile,

kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin hatalı olacağını, mahkemenin, müvekkillerinin davalılardan TBK'nun 49 vd. maddeleri uyarınca tazminat talebi yönünden hem 2023/653 esas sayılı dosya yönünden bir değerlendirme yapmamakta, hem de bu davada, derdestlik gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; inançlı işlem ve muvazaa nedenine dayalı limited şirket hisse payının iptali ile davacılar adına tespiti, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/265 Esas 2018/939 Karar sayılı ilamı, anılan ilama ilişkin Dairemizin 2019/528 Esas 2021/402 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/4052 Esas 2023/2387 Karar sayılı bozma ilamı dosya içeresinde yer almaktadır.

Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/265 Esas 2018/939 Karar sayılı kararından, davacılar ..., ..., ... mirasçıları ..., ... tarafından davalılar ..., ..., ... aleyhine işbu davada ileri sürülen iddialarla inançlı işlem ve muvazaa nedenine dayalı limited şirket hisse payının iptali ile davacılar adına tespiti, olmadığı takdirde tazminat istemi ile dava açıldığı, davacı ... tarafından anılan davadan feragat edildiği, yapılan yargılama sonunda davacı ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davacılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verildiği,

karara karşı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından davacı ... dışındaki diğer davacılar tarafından açılan dava hakkında verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2019/528 Esas 2021/402 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Dairemiz kararına karşı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/4052 Esas 2023/2387 Karar sayılı ilamı ile Dairemiz kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği,

bozma kararı üzerine dosyanın Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/653 Esas sırasına kaydedildiği görülmüştür.

Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere davacı ... hakkında Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/465 esas 2018/939 Karar sayılı feragat nedeniyle davacı ... hakkındaki davanın reddine ilişkin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamış, anılan karar davacı ... yönünden kesinleşmiştir.

Davacılar vekilinin davacı ... hakkında verilen karara yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, HMK'nun 303/1. maddesi "Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." hükmünü içermekte olup, kesin hüküm HMK'nun 114/1-i maddesi gereğince olumsuz dava şartlarındandır.

Kesin hüküm, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemenin de davanın her aşamasında kesin hükmün varlığını kendiliğinden gözetmesi gerekecektir.

Hemen belirtilmelidir ki kesin hüküm, şekli anlamda kesin hüküm ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere ikiye ayrılır. Şekli anlamda kesin hüküm, sözü edilen karara karşı artık bütün olağan yasa yollarının kapandığı anlamına gelir. Bazı son kararlar verildikleri anda kesindirler (Örneğin HUMK. m. 427. HMK. m. 361). Yasa yolu açık olan bir karar, yasa yoluna başvurma süresi geçmekle de kesinleşir.

Öte yandan, temyiz yolu açık olan bir karar temyiz edilip sonuçta onanmış ve karar düzeltme süresi geçirilmişse, ya da karar düzeltme yoluna gidilip de bu istem reddedilmişse veyahut yasa yoluna başvurmaktan feragat edilmişse verilen hüküm şekli anlamda kesinleşir. Bir hüküm bir kere şekli anlamda kesinleşirse, artık bu hükme karşı olağan yasa yollarına başvurulamaz. Bir kararın maddi anlamda kesinleşmesi için öncelikle şekli anlamda kesinleşmesi gerekir.

Maddi anlamda kesin hükmün ilk koşulu, her iki davanın taraflarının aynı kişiler olması, ikinci koşulu müddeabihin aynılığı, üçüncü koşulu ise dava sebebinin aynı olmasıdır. Kesin hükmün ikinci koşulu olan müddeabih, dava konusu yapılmış olan hak, yani dava ile elde edilmek istenilen sonuçtur.

Önceki dava ile yeni davanın müddeabihlerinin (konularının) aynı olup olmadığını anlamak için hakimin, eski davada verilen kararın hüküm fıkrası ile yeni davada ileri sürülen talep sonucunu karşılaştırması gerekir. Eski ve yeni davanın konusu olan maddi şeyler fiziki bakımdan aynı olsa bile, bu şeyler üzerinde talep olunan haklar değişikse, müddeabihler aynı değil demektir. Kesin hükmün üçüncü koşulu ise dava sebebinin aynı olmasıdır.

Dava sebebi, hukuki sebep olmayıp, davacının davasını dayandırdığı vakıalardır. Öyle ise; her iki davanın da dayandığı maddi vakıalar (olaylar) aynı ise, diğer iki koşulun da bulunması halinde kesin hükmün bulunduğundan söz edilebilir.

6100 sayılı HMK’nun 303/1.maddesi de, "Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." şeklinde benzer bir tanımı içermektedir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu'nun 05.02.2003 gün ve 2003/21-30 E. 2003/57 K.. 23.02.2005 gün ve 2005/21-66 E. 2005/93 K..

03.03.2010 gün ve 2010/11-75 E. 2010/121 K.. 08.12.2010 gün ve 2010/1-602 E. 2010/643 K.. 02.11.2011 gün ve 2011/2-561 E. 2011/668 K. sayılı ilamlarında da vurgulanmıştır. Mahkemeler, aynı konuda, aynı dava sebebine dayanarak, aynı taraflar hakkında verilmiş olan bir kesin hüküm ile bağlıdırlar; aynı davayı bir daha (yeniden) inceleyemezler ve aynı konuya ilişkin yeni bir davada, önceki davada verilmiş olan kesin hüküm ile bağlıdırlar (Baki Kuru, a.ge., C. V, s. 5051- 5053).

Yukarıdaki açıklamalar ışığında kesin hükmün varlığı için her iki davanın taraflarının, dava sebebinin ve ilk davadaki hüküm fıkrası ile diğer davadaki talep sonucunun aynı olması gerektiği gibi kesin hükümle bağlılık kural olarak hüküm fıkrasına münhasır olup gerekçeye sirayet etmediği yerleşik Yargıtay içtihatları ile de kabul edilmiştir.

Somut olayda, davacı ... işbu davada ileri sürülen iddialar ile davalılara karşı dava konusu inançlı işlem ve muvazaa nedenine dayalı limited şirket hisse payının iptali ile davacı ... adına tespiti, olmadığı takdirde tazminat istemiyle Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/465 Esas 2018/939 Karar sayılı dosyasında da dava açılmıştır.

Yukarıda açıklandığı üzere anılan davada ...'ın davadan feragat etmesi nedeniyle davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, anılan karar kesinleşmiştir.

Bu durumda mahkemece, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/465 Esas 2018/939 Karar sayılı davasında dayanılan sebeplere dayalı olarak davacı ... tarafından aynı davalıların da bulunduğu davalılara karşı, aynı dava sebebine dayanılarak aynı talep ile dava açıldığı, anılan davada davacı ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin davanın işbu dava tarihinden önce kesinleştiği, HMK'nun 114/1-i maddesi uyarınca davacı ... tarafından açılan davada kesin hüküm dava şartının bulunmadığı gözetilerek davacı ... tarafından açılan davada kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davacılar vekilinin davacı ... tarafından açılan dava hakkında verilen karara yönelik istinaf itirazlarına gelindiğinde, derdestlik dava şartı HMK'nun 114/1.ı maddesinde düzenlenmiş olup, anılan madde uyarınca aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartıdır. Dava şartı ise HMK'nun 115. maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilecektir.

Yukarıda açıklandığı üzere Yargıtay bozma ilamından sonra Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/653 Esas sırasına kaydedilen davada davacı ... davacı olarak yer almakta olup, işbu davada da davalı olan davalılar ile dava dışı diğer davalılar aleyhine inançlı işlem ve muvazaa nedenine dayalı limited şirket hisse payının iptali ile davacılar adına tespiti, olmadığı takdirde tazminat talebiyle açılan dava işbu dava tarihi itibarıyla halen derdesttir.

Hal böyle olunca, mahkemece işbu dava tarihinden önce açılan ve Yargıtay bozma ilamından sonra Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/653 Esas sırasına kaydedilen davanın taraflarının, dayandığı sebeplerin ve davadaki taleplerin aynı olduğu, dava tarihi itibarıyla anılan davanın davacı ... yönünden derdest bulunduğu, derdestlik dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek anılan davacı hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davacı ... yönünden derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi, davacı ... yönünden kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacılardan alınması gerekli olan 1.230,80 TL (615,40 TLx2) harçtan peşin alınan 855,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 375,60 TL harcın davacılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/844, K. 2025/1485, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/844
Karar No
2025/1485
Tarih
4 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/845 K.2025/905
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/845 K.2025/1601
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/846 K.2025/1008
  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/846 K.2025/1138
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/847 K.2025/988
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/847 K.2025/1375

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.