KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/905 E., 2026/616 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2026
- Esas no
- 2024/905
- Karar no
- 2026/616
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/02/2024
- Numarası
- 2022/913 Esas 2024/147 Karar
- Dava
- Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/10/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/05/2026
Karar Metni
1.225 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'a ait ...
İletişim Şti.'nin müdür yetkisinin murisin vefatından sonra müştereken temsile yetkili olmak üzere davalılara verildiğini, davalıların müdürlük yetkilerini kötüye kullanarak şirketin öz kaynaklarını kendi bünyelerine geçirdiğini, ...'ın şirket hesabında biriken 27.120,00 TL'yi kendi hesabına geçirdiğini, daha sonra bu parayı şirket hesabına iade edip 2 gün sonra 29.242,04 TL'yi muhasebecinin hesabına 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait muhasebe ücreti olarak aktardığını, şirkete 131.500,00 TL ve 200.000,00 TL borç verdi göstererek şirket hesabına bu meblağları eft yaptığını, ardından ...
Gıda Pazarlama Şti.'ne duşa kabin, küvet bataryası, duş teknesi, jakuzi alımını kapsayan 126.083,00 TL tutarlı, mermer alımını kapsayan 200.000.00 TL tutarlı sahte faturalar düzenleterek şirketten ödeme yaptığını, şirkete ait gerçek değeri 1.000.000,00 TL olan taşınmazı hiçbir karar almadan şirket pay sahiplerinin onayını almadan eşi ...'a 210.000,00 TL satış bedeli göstererek devrettiğini, yine şirkete ait bazı taşınmazları değerinin altında sattığını, şirketin tüm varlığını hileli ve muvazaalı işlemlerle yok ederek şirketi tasfiye sürecine soktuklarını,
usulsüz genel kurul kararı ile şirketin tasfiye memurluğuna davalıların kendilerini atadıklarını belirterek, davalıların tasfiye memurluğu görevinden alınarak temsil yetkilerinin kaldırılmasını ve şirkete kayyum atanmasını, şirketin uğramış olduğu zararların davalılardan tazmini ile ortaklığa ödemesini talep etmiştir.
Davacı vekili 07/02/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; 12/10/2022 tarihli dilekçe ile belirsiz alacak davası açtıklarını, harca esas dava değerini 1.000,00 TL olarak talep ettiklerini, 01/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile söz konusu şirketin satış bedelleriyle rayiç bedelleri arasında 4.662.250,00 TL fark bulunduğunu, şirketin 4.662.250,00 TL zarara uğratıldığının tespit edildiğini, rapor doğrultusunda dava değerini 4.662.250,00 TL'ye arttırdıklarını belirterek, bedel arttırım taleplerinin kabulü ile, şirketin uğramış olduğu zararların ticari faizi ile birlikte davalılardan tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: ...'ın vefatından sonra müvekkili ve davacılarına içinde olduğu mirasçıların ortak bir karar alarak miras paylaşımı yoluna gittiklerini, muris adına kayıtlı evin satışının yapılarak herkesin payını aldığını, davacıların, muris ...'ın sahibi olduğu ...
İletişim Şti. isimli şirket üzerinde kayıtlı dükkanın kendilerine bırakılması halinde tüm miras haklarından vazgeçeceklerine yönelik teklifte bulunduklarını, ancak bu teklifi kabul etmediklerini, davacılar ile diğer mirasçılar arasında çıkan uyuşmazlık nedeniyle tüm mirasçıların söz konusu şirketin bünyesindeki tüm taşınmazların satılması suretiyle tasfiyesine karar verdiğini, tasfiye kararı ile birlikte şirkete ait bir adet evin uzun süredir müvekkili tarafından kullanıyor olması nedeniyle müvekkiline verildiğini, şirket müdürü olduğu için yasa gereği evin satışını eşinin üzerine yapmak zorunda kaldığını,
bu evin rayiç bedeli ve satılan 2 dükkanın satış bedeli ile şirketin vergi borçları ve üçüncü kişilere olan borçlarının ödendiğini, kalan miktarın diğer mirasçılar arasında paylaşıldığını, yapılan devir ve satış işlemlerinin hiçbirinde usulsüzlük olmadığını, ...
Gıda Pazarlama Şti.'ne yapılan ödemelere ilişkin kesilen faturalarda herhangi bir usulsüzlük olmadığını, şirketin faaliyet kollarından birinin inşaat olduğunu ve ödemelerin bu kapsamda yapıldığını, davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu, kötü niyetli olduklarını belirterek, davanın reddine, HMK 329 maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... duruşmadaki beyanında; davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; sübut bulan davanın kabulü ile, 4.662.250,00-TL tazminatın temerrüt ve bedel arttırım tarihi olan 06/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile ... İletişim Telekominikasyon İnşaat Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine karar karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlar gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ile davalı ... istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü itirazlar gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 553/1 maddesi hükmü uyarınca limited şirket yöneticisi davalıların şirketi zarara uğrattığından bahisle tazminat talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraf vekillerinin süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçeleri üzerine istinaf incelemesi için dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacılar vekili Av. ... UYAP üzerinden sunduğu 30/04/2026 tarihli e-imzalı dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Davacılar vekilinin dosya içerisinde yer alan Büyükçekmece 5.Noterliği'nin 25/05/2022 tarih 11351 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Davalılar ... ve ... 04/03/2026 tarihli dilekçeleri ile, istinaf kanun yoluna başvurusundan feragat ettiğini ve davacıların feragati halinde davacılardan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Bilindiği üzere feragat, 6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde; davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır. Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Aynı Kanun'un 311. maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açıklanmıştır. Davadan feragatin, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi olması sebebiyle dilekçede açıkça gösterilmesi, kayıtsız ve şartsız olması gerektiği kuşkusuzdur.
Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Hal böyle olunca, taraf vekillerinin istinaf başvurularının davacılar vekilinin istinaf aşamasında davadan feragat ettiği gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davalıların istinaf başvurusundan feragat ettiği gözetilerek davalıların istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -... · ... ... ... ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/905, K. 2026/616, 8 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama