KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/949 E., 2025/426 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/949
- Karar no
- 2025/426
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/06/2023
- Numarası
- 2021/660 Esas 2023/473 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/11/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/05/2025
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibinde 312.608,04 TL nakit, 58.840,00 TL gayri nakit alacağa yönelik itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporu ile davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, genel kredi sözleşmesinde bankanın asıl borçlu ve kefillerden gayri nakdi kredilerin depo edilmesini talep edebileceğine ilişkin hüküm bulunduğu, davacının icra takip talebindeki miktarın tamamı üzerinden dava açmadığı, dava dilekçesindeki talebin bilirkişi raporu ile tespit edilen miktardan ve icra takip talebindeki miktardan daha az olduğu fark edilmeyerek sehven talepten fazlaya hükmolunduğu,
gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki olamayacağından bu hususun düzeltilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ...'in icra takibine itirazının iptali ile takibin 287.274,22 TL asıl alacak, 10.232,36 TL işlemiş faiz, 511.62 TL BSMV olmak üzere toplam 298.018,20 TL üzerinden devamına, asıl alacağın 280.770,17 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren %24,18 oran üzerinden, 6.504,05 TL'lik kısmına ise %28,80 oranını geçmemek üzere TCMB tarafından belirlenen değişen oranlar üzerinden temerrüt faizi ve temerrüt faizinin %5 oranında BSMV uygulanmasına,
davalı ...'in icra takibine itirazının iptaline, takibin tahsilde mükerrer olmamak ve kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere.
285.072,14 TL asıl alacak, 8.154,76 TL işlemiş faiz, 407,74 TL BSMV olmak üzere toplam 293.634,64 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın 278.568,09 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren %24,18 oran üzerinden, 6.504,05 TL'lik kısmına ise %28,80 oranını geçmemek üzere TCMB tarafından belirlenen değişen oranlar üzerinden temerrüt faizi ve temerrüt faizinin %5 oranında BSMV uygulanmasına,
takipten sonra banka tarafından 26/10/2020 tarihinde tazmin olan 6.285,00 TL çek bedelinin, 15/10/2019 tarihinde tazmin olunan 4.060,00 TL çek bedelinin, 08/09/2021 tarihinde tazmin olunan 22.330,00 TL çek bedelinin, 21/05/2020 tarihinde tazmin olunan 2.030,00 TL çek bedelinin, 21/10/2020 tarihinde tazmin olunan 2.225,00 TL çek bedelinin, 22/10/2020 tarihinde tanzim olunan 2.225,00 TL çek bedeli olan toplam 39.155,00 TL bedelin belirtilen tazmin tarihlerinden itibaren %24,18 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV uygulanarak davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
62.280,00 TL gayri nakdi risk tutarının davalılardan tahsili ile davacı adına bankada açılacak vadesiz hesaba depo edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesinde davalı ... ile banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini, diğer davalı müvekkil ...'in de müteselsil kefalet sıfatı ile imzaladığını, bu sözleşmeye istinaden davalı ... lehine kullandırılmış olan kredi borçlarının süresi içinde ödemesi için noterden keşide ihtara rağmen borç ödenmediğinden,
borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların itirazları üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin ve diğer davalının yapmış olduğu itirazların yerinde olmadığını, takipten önce yapılan ve takipten sonra yapılan tüm ödemelerin davalıların hesabından düşülmüş olduğunun iddia edildiğini, ancak davacının iddialarının gerçek dışı olduğu gibi, açılan davanın haksız şekilde açıldığını, davacının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde müvekkil tarafından borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu,
davacı tarafça kötü niyetli bir şekilde müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu durumun açıkça TMK'nun 2. maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin davacı tarafından aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere kısa kararın hatalı verildiğinin kabul edildiğini, mahkemece dosya kapsamlı şekilde incelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan davada müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun mevcut olmadığını,
davacının haksız olarak müvekkilinden alacağı olduğunu iddia ettiğini, davacının davaya konu icra takibinde de alacağın varlığına dair somut bir delil sunmadan kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı ... vekili Av. ... istinaf başvuru tarihinden sonra, 21/04/2025 tarihli e-imzalı dilekçesi ile istinaf başvurusundan feragat ettiğini beyan etmiştir
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut davalı vekilinin Ankara 46. Noterliğinden verilen 07/04/2025 tarih ve 07618 yevmiye no'lu vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davalı ... vekilince istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla davalı ... vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/949, K. 2025/426, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama