KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/1518 E., 2025/1850 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/1518
- Karar no
- 2025/1850
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/05/2025
- Numarası
- 2025/24 Esas 2025/380 Karar
- Dava
- Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat
- Dava tarihi
- 09/01/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/12/2025
Karar Metni
747 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... A.Ş. ...
Şubesi müşterisi olarak İMKB'de hisse senedi alım satımı yapan bir yatırımcı olduğunu, işlemlerini şube personeli ... aracılığıyla yürüttüğünü, Nisan-Mayıs 2010 aylarına kadar şirket ile sorunsuz bir şekilde devam eden ticari ilişkinin şube personeli ...'in müvekilinin talimatı ve bilgisi dışında, müvekkili adına sıradan hisseler satın alması ve satması ile bozulduğunu, bu alım-satımlardan dolayı müvekkilinin fazlasıyla zarara uğradığını, müvekkilinin zararının tazmin edileceği, ilgili kişiler hakkında yasal işlemlerin başlatılacağı bildirilmişse de hiçbir girişimde bulunulmadığını, bu konuyla ilgili SPK'ya şikayette bulunulduğunu,
SPK raporunda, müvekkilinnin zarara uğratıldığı, olayın mağduru ve şikâyetçisi olduğu açıklanmasına rağmen içinde bulunmadığı ve hiçbir şekilde tanımadığı suç örgütü ile irtibatlı olduğu kabul edilerek hakkında savcılık tarafından İstanbul 3.Asliye Ceza Mahkemesi 2018/626 Esas, 2022/459 Karar ile ceza davası açıldığını, bu davadan beraat ettiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesi 2022/3232 Esas, 2022/5014 Karar ilamı ile kesin olarak beraat kararını onadığını, müvekkilin ticari itibarının Aracı Kurum tarafından sarsıldığını, mağdur olmasına rağmen asıl suçlular yanında adı anılır duruma düştüğünü,
internet ortamında adının borsa dolandırıcıları ile anılır hale geldiğini, Borsa Aracı Kurumu hisselerini devralan davalı şirketin hukuka aykırı davranışları nedeniyle müvekkilin zarara uğradığını iddia ederek şimdilik 5.000,00.-TL maddi zararının, fazla haklar saklı kalmak kaydı ile haksız fill tarihinden itibaren Borsadaki ortalama değer artışı, olmadığı takdirde avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, husumetten reddi gerektiğini, yetkisiz mahkemede açıldığını, faiz oranını kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davaya konu işlemlerin Haziran 2011- Ocak 2012 yılları arasında ki döneme ilişkin olduğu, eldeki davada uygulanması gereken 10 yıllık zamanaşımı süresinin Ocak 2022 tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava konusu işlemlere ilişkin olarak 28/11/2012 tarihinde SPK'ya şikayet dilekçesi verildiğini, mahkemenin zamanaşımı hesabının doğru olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davacının davalı aracılığıyla yaptığı hisse senedi alım satım işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan, 2011 Haziran - 2012 Ocak tarihleri arasında davalı şirketin müşterisi olarak İMKB'de hisse senedi alım satım işlemleri yaptığını, işlemlerin şube personeli ... aracılığıyla gerçekleştiğini, ancak ...'in dava konusu dönemde davacının bilgisi ve rızası dışında davacı adına işlem yapması nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek eldeki davayı açmış; davalı yan ise taraflar arasında iddia edildiği gibi bir ilişki bulunmadığını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, dava konusu işlemlerin Haziran 2011- Ocak 2012 tarihleri arasında gerçekleştiğinin iddia edildiği, taraflar arasında dava dilekçesinde iddia edilen işlemlere yönelik yazılı bir sözleşme olduğuna dair dosyaya delil sunulmamış olmakla birlikte davacının dava dilekçesindeki iddiaları gözetildiğinde taraflar arasındaki ilişkinin hisse senedi alım satım işlemlerine yönelik aracılık hizmeti niteliğinde olup TBK'nun 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davalının süresinde zamanaşımı def'i ileri sürdüğü, dava tarihi olan 09/01/2025 tarihi itibariyle yasada öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/1518, K. 2025/1850, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama