KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Esas No
- 2025/288
- Karar No
- 2025/217
- Karar tarihi
- 7 Mart 2025
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE ... MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/01/2025
- Numarası
- .....
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Talep tarihi
- 03/01/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07/03/2025
Karar Metni
1.680 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair verilen ara karana karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ortak ve yetkilisi olduğu ..... ünvanlı merkezi ... olan şirketin davalı ........%51 ortağı olduğunu, 12/11/2024 tarihinde ... ...
Müdürlüğü tarafından yayınlanan ... ... gazetesinde davalı şirkete ait tüm paylarının bilgileri ve iradeleri dışında ... devir olduğundan bahisle şirketin tek ortaklık yapısına geçtiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine ... ... dosyasında yapılan incelemeler sonucunda ... tarafından 03/03/2022 tarihinde ilan yapılmaksızın Genel Kurul yapıldığını, yönetim kurulu kararı alınmış olduğunu ancak davacının hiçbir şekilde bu durumdan haberdar olmayıp kendisine tebligat yapılmadığını, davacının yurt dışında olmasına rağmen söz konusu Genel Kurula katılmış olarak gösterildiğini,
davacının söz konusu 03/03/2022 tarihinde yapılan toplantıya katıldı olarak gösterilen zaman diliminde Türkiye'ye giriş çıkış yapmadığının pasaport ve emniyet kayıtları ile sabit olduğunu, atılan imzaların ve hazırlanan evrakların sahte olduğunu, bu işlemler için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/303717 soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, söz konusu Genel Kurulda Yönetim Kurulu seçimi yapıldığını ve ...
3 yıl görev yapmak suretiyle yönetim kuruluna seçildiğini, davacı tarafından herhangi bir hisse devir işlemi yapılmamasına karşın davalı şirkete ait ... dosyasından yaptıkları incelemelerde; davacının şirket hisselerini önce ... devir etmiş gibi gösterilip, oradan da hisselerin .. devredilerek yönetim kurulu kararının ve şirketin tek ortaklı olduğuna ilişkin yönetim kurulu kararının ... ... Müdürlüğünde 12/11/2024 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, ... ...
Müdürlüğünde tek ortaklık ile ilgili tescile konu edilen evraklarda ...’e ait pay defterinin ilk satırında 04/03/2016 tarihinde ...’dan hisseleri aldığı 245 paya karşılık 24.500,00 TL belirtildiğini, daha sonra ikinci satırda yine 02/09/2024 tarihinde ...’dan 255 paya karşılık 25.500,00 TL aldığını ve bu şekilde şirket sermayesi olan 50.000,00 TL ye karşılık tüm payların ...'e ait olduğu iddia edilerek Ticret Sicile durum tescil edildiğini, müvekkili .......ile davalı şirket arasında kurulan Hakimiyet sözleşmesinin 02/11/2021 tarihinde ... ...
Müdürlüğünde tescil edilerek aynı gün ... ... Gazetesinde ilan edildiğini, söz konusu Hakimiyet sözleşmesinin halen yürürlükte olduğunu, aynı şekilde davacının davalı şirketteki Teknik İşler Müdürlüğü görevinin devam ettiğini, tüm bu nedenlerden ötürü davalı ......
A.Ş. hisselerinin III. kişilere devrinin önlenmesi ve kayyım atanması için mahkemece tensiple birlikte ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şirkete yönetim kayyımı olarak iş deneyimi olan ve vekalet ile şirketi temsile yetkili kılınan inşaat Mühendisi ......atanmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde resen belirleyeceği kişiyi atamasını, akabinde yapılan yargılama neticesinde 03/03/2022,
11/11/2024 ve 20/11/2024 Tarihli Genel Kurul Kararları ile 03/03/2022 Tarih 2022/2 ve sonrasındaki Yönetim kurulu kararları ile 11/11/2024 Tarihli 2024/03 numaralı şirket tek ortaklılığına ilişkin yönetim kurulu kararının ve varsa hisse devrine ilişkin kararların yok hükmünde veya batıl olduğunun tespiti ile yapılan tescillerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden ve yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden davalı şirket hisseleri ... adına ise dava dışı III. kişilere devrinin önlenmesi için takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir uygulanmasına, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile, davalı ...
Sanayi ve ... A.Ş.'nde ... adına kayıtlı payların dava dışı III. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, kararın infazının sağlanması için bir suretinin davalı şirket ile Ankara ... ... Müdürlüğüne gönderilmesine, kayyım atanması talebinin bu aşamada reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin kısmen kabulü ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesine imza atan avukat tarafından sunulan vekaletnamede tek başına hareket etme yetkisinin bulunmadığı yetkinin ... isimli şahıs ile birlikte müştereken ve müteselsilen verildiği görüldüğünü, müşterek temsilde, temsilciler birbirlerini kanuni temsilci tayin edemeyecekleri gibi, hukuki işlemi tek başına bağımsız olarak yapma yetkisini de veremeyeceğini, vekaletnameye konu yetkiler ...
Barosu’ndan ... T.C. kimlik numaralı ... ve ...
T.C. kimlik numaralı ... müştereken ve müteselsilen verildiğini, müşterek ve müteselsil yetkiye dayalı olarak verilen dava açma hakkı münferit olarak ... tarafından yerine getirildiğini, çünkü .. avukat olmadığını, hal böyle olunca da hak sahibi olduğunu iddia eden ... adına dava açan ... müşterek ve müteselsil sahip olduğu yetkiyi tek başına kullanması mümkün olmadığını, müşterek ve müteselsil yetkiye dayalı olarak açılmayan iş bu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının ortak ve yetkilisi olduğu ... ......
04/03/2016-02/09/2024 tarihleri arasında %51 ortağı olduğunu, davacı, 02/09/2024 tarihinde ise ekte sunulan hisse devir sözleşmesi ile anılan sözleşme ile birlikte ... tarafından imza sirküleri de ... ya ibraz edildiğini, %51 hissesini ... devretmiş yine aynı tarihte ise ... tarafından şirketin %49 hisse sahibi olan ... devredildiğini, devirlere ilişkin 4 ayrı evrakta hem el yazısıyla ad soyad hem de huzurda atılmış imzalar mevcut olduğunu, davacının,
03/03/2022 tarih ve 2022/2 Sayılı Temsil İlzama ilişkin Yönetim Kurulu kararı olmak üzere sonrasında alınan tüm yönetim kurulu kararları hukuken geçersizdir şeklinde iddiada bulunmuşsa da mahkeme tarafından 03/03/2022 tarihli yönetim kurulu kararının geçersizliğini tespitten önce, hisse devrine ilişkin belgedeki imzanın sahte olduğu iddiası da vaki olduğundan, devir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespiti yapılması gerektiğini, söz konusu imza senedin taraflarınca birbirlerinin huzurunda atılmış olduğundan öncelikle davacı ...'nın duruşmaya davet edilerek beyanlarının alınmasını,
yukarıda arz edilen imzaların inkarı halinde imza tespitinin yapılmasını talep ettiğini, söz konusu imzanın davacıya ait olması sebebiyle ortaklık sıfatı sona erdiğinden iş bu davayı açmakta hukuki yararı da kalmayacağı gibi dava ehliyeti de sona ereceğini, devir sözleşmesinin altındaki imza davacıya ait olduğunu, aksi bir durumun varlığı halinde mahkeme tarafından işin esasına girilmesi gerektiğini, şu aşamada devir sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde davalı şirketin ticari sır niteliğindeki kayıtların da ortaya dökülmesine ihtiyaç kalmayacağını,
davacı tarafından 03/03/2022 den itibaren yapılan tüm işlem ve tescillerin iptali istenildiğini, davacının kendisinden habersiz yönetim kurulunun belrilendiği iddiası ise şirketin faaliyeti kapsamında yürütülen tüm bu işlerin kendi kendine yürüdüğü anlamına geldiğini, hayatın olağan akışına tümüyle aykırı olduğunu, bu iddiaya göre davacı tüm bu süre boyunca, her ay verilmesi gereken beyannamelerin, ödenen işçi ücretlerinin, imzalanan sözleşmelerin, çalıştırılan iş makinalarının, bu işlerin yürütülmesi için ödenen giderlerin nasıl yapıldığını hiç merak etmediğini, nasıl yerine getirildiğini de sorgulamadığını,
dava dilekçesi ile kendisine yapılan hisse devrinin inkar edildiği ... hakkında bu şekilde asılsız ithamlarda bulunduğu başka dosyalar da mevcut olup kişisel husumet ve haksız menfaat elde etme amacı ile yapılan bu hukuka aykırı işlemler nedeniyle gereken yasal başvuruların ilgilisi tarafından yürütüleceğini, ihtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunması olduğunu, tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak,
yasal delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, hiçbir yasal delil yada belge sunamayan davacının taleplerine, sadece şirket ortaklıkları ve yetkilileri üzerinden yaklaşık ispatın sağlandığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir kararı vermişse de ihtiyati tedbirde tek ölçü yaklaşık ispatın sağlanması olmayıp; ihtiyati tedbir kararı ile davanın her iki tarafının menfaatini gözetmesi gerektiğini, yasal delil ve belgelere dayanması gerektiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; ihtiyati tedbirin kabulüne ilişkin 06/01/2025 tarihli ara kararına itiraza ilişkindir.
HMK'nun 389/1. maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,"
HMK'nun 391/1. maddesinde; "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebileceği,
HMK'nun 391/2. maddesinde İhtiyati tedbir kararında;
a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı,
c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği,
ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği,
yazılır.
HMK'nun 391/3. (28/07/2020 tarihinde değişik) maddesinde; ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verileceği ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği, yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın da kanun yoluna başvurabileceği, bu başvuruların öncelikle inceleneceği ve kesin olarak karara bağlanacağı,
HMK'nun 392/1. maddesinde; "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebileceği",
Aynı yasanın 394. maddesinde "Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebileceği, ihtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı tarafın hazır bulunmaması halinde tedbire ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak kararı veren mahkemeye itiraz edebileceği, itiraz eden dilekçe ile itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazın dayanağı olan tüm delilleri eklemek zorunda olduğu, mahkemenin ilgilileri dinlemek üzere davet edeceği, gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yapılarak karar vereceği, itiraz hakkında verilen karara karşı da kanun yoluna başvurulabileceği" şeklinde düzenlemeler mevcttur.
Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebi üzerine mahkemece 06/01/2025 tarihli ara karar ile davalının yokluğunda ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davalı yanca ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf dilekçesi sunulmuş ise de, ilk derece mahkemesince HMK'nın 394/(4) maddesinin açık hükmü uyarınca davalı vekilinin istinaf dilekçesi itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek tarafları dinlemek üzere davet edip yapacağı duruşma sonucunda itiraz hakkında karar verilmesi ve gerekçeli ara kararın yazılarak taraflara tebliğ edilmesi ve yasal süresi içerisinde ara kararın istinaf başvurusunda bulunması halinde dosyanın Dairemize gönderilmesi gerektiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/288, K. 2025/217, 7 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama