KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/326 E., 2025/260 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mart 2025
- Esas no
- 2025/326
- Karar no
- 2025/260
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/01/2025
- Numarası
- 2025/31 Esas (Ara Karar
- Dava
- Ticari Şirket
- Dava tarihi
- 11/01/2025
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/03/2025
Karar Metni
891 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin ortağı ve eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, ancak yönetim kurulu başkanı olan kardeş ... ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeni ile şirket ortaklığından ayrılmak üzere Ankara 9.ATM'nin 2018/251 E. sayılı dosyasında açtığı davanın derdest olduğunu, davacının halen dava dilekçesinde belirttiği ve davalı şirketin mülkiyetinde olan taşınmazda oturmakta olduğunu, ancak Yönetim kurulu başkanı tarafından bu konuda yönetim kurulu kararı mevcut olmadığı halde taşınmazdan tahliyesi için dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/595E.,
ve 2023/1065 K. sayılı ilamı ile davacının tahliyesine karar verildiğini ve kararın istinaf denetiminden de geçtiğini beyanla davacı yönünden tahliye riski nedeni ile telafisi güç veya imkansız zararlar doğmamasını teminen İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/595E. ve 2023/1065 K. sayılı tahliye kararının Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava dilekçesi ve ekleri birlikte dikkate alındığında; ihtiyati tedbir isteminin farklı bir Mahkemenin icrasının tedbiren durdurulmasına yönelik olup HMK 389.m. bağlamında bu yönde bir ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken olanak bulunmadığı, taşınmazdan tahliye isteminin dosyamızda doğrudan somut uyuşmazlığın konusunu da teşkil etmediği anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmayan tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...'ın davalı şirketin eski yönetim kurulu üyesi ve halen şirketin %14,59 oranında hissedarı olduğunu, davacının, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2018/251 E. hissedarlıktan ayrılma istemli dava açtığını, mahkemece ayrılma akçesinin hesaplanmasına karar verildiğini, ayrılma akçesini hesaplayan bilirkişi heyeti, eksik inceleme ile düşük değerleme yapmış ise de, davacı şirketin değerini 12.567.968.854,73 TL olarak davacı ...'ın hisse değerinin 1.834.811.737,51 TL olarak hesaplandığını,
hal böyle iken, davacının hissedarı olduğu davalı şirket yönetimi sırf davacıyı zor durumda bırakmak ve ona zarar verebilmek için, rahmetli babaları tarafından yaptırılan ve yıllardır ikamet ettikleri, şirkete ait evden davacıyı tahliye etmek dava açtığını, İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin, 2022/595 E ve 2023/1065 K. Sayılı ilamı ile davacı ...'ın tahliyesine karar verildiğini ve iş bu kararın İstanbul BAM 54. Hukuk Dairesi tarafından onandığını, her ne kadar mahkemece verilmiş bir karar bulunsa da, usulüne uygun bir yönetim kurulu kararı olmaksızın açılan tahliye davasına konu yönetim kurulu başkanının keyfi kararının batıldır,
yok hükmünde olduğunu, tedbir kararı vererek, usul ve yasaya daha en baştan aykırı olan, yoklukla malul bir kararın devamı niteliğinde olan tahliye kararının huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğini, mahkemece yapılması gereken, tıpkı TTK m 449'da olduğu gibi, tedbir kararı hakkında karar vermeden önce, yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı görüşünü aldıktan sonra karar vermek iken, dosya üzerinden red karar verilmesinin hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, ihtiyati tedbir isteminin farklı bir Mahkemenin icrasının tedbiren durdurulmasına yönelik olduğu HMK'nun 389. madde bağlamında bu yönde bir ihtiyati tedbir kararı verilmesine hukuken olanak bulunmadığı, taşınmazdan tahliye isteminin doğrudan somut uyuşmazlığın konusunu da teşkil etmediği gerekçeleriyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmakla ilk derece mahkemesinin davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/326, K. 2025/260, 14 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama