KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/472 E., 2025/593 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/472
- Karar no
- 2025/593
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/01/2025
- Numarası
- 2024/1214 Esas 2025/111 Karar
- Dava
- Adres Değişikliğinin Tescil ve İlanı
- Dava tarihi
- 24/10/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 29/05/2025
Karar Metni
1.878 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki adres değişikliğinin tescil ve ilanı istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ticaret sicil müdürlüğündeki adresi olarak görünen "..." kaydının ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarından silinmesine, şirketin bilinen son adresi olan "..." adresinin ticaret sicil gazetesine tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin "..." adresine 25/06/2021 tarihinde genel kurul kararı ile taşındığını, ardından bu adres değişikliğinin 08/07/2021 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, davalı şirket faaliyetine bu adreste devam etmekteyken davacı şirket ... Optik Plastik Kalıp Savunma Silah Ve Aksesuarı Tic.
A.Ş.'nin 06/09/2021 tarihinde müvekkili şirket ile aynı adreste ticaret siciline ilan edilerek kurulduğunu, buradan anlaşılacağı üzere davalı şirketin dava konusu adreste davacı şirketten daha önce faaliyete başladığını, davacı şirketin ticaret siciline kaydolunurken söz konusu adreste faaliyet göstermek için davalı şirketin yetkilisi olan ...'i baba oğul ilişkilerini kullanarak kandırıldığını,
davalı şirket yetkilisi ...'in sermayesi ile kurulan davacı şirket faaliyette bulunabilmek için kira sözleşmesine ihtiyaç duyduğunun beyan edilmesi ve davalının evlatlarından gelen bu talebin art niyet olacağını düşünmeden 22/11/2022 tarihli kira kontratını imzaladığını, yapılan kontratın amacının davacı şirketin faaliyetine başlayabilmesi olarak görünse de davacıların asıl amacının davalı şirketin ticari hayatını ve itibarını yok etmek olduğunun sonradan anlaşıldığını, davalı şirketin kendisine ait olan ve ticari faaliyetini yürüttüğü adresi kiralamasının mevzu bahis olmadığını,
kira kontratının taraflar arasında bir hukuki geçerliliği bulunmadığını, bahsi geçen adreste davalı şirketin faaliyet gösterdiğini bildirerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümlerine göre de davalı limited şirketin adresinin tescili zorunlu olduğu, davacı tarafın öncelikle aynı adresin kayıtlı olduğu kanaatine varmışsa bu talebini Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yapması gerektiği, zira bu konudaki tasarrufun Ticaret Sicili Müdürlüklerine ait olacağı, davacı tarafın bu talebe ilişkin ret kararından sonra ancak bu davayı açması gerektiği, dolayısıyla davacının davayı açmakta hukuki yararı olmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde somut olayda davacı adına Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 05/04/2023 tarihinde 162893 sayılı, 17/07/2023 tarihinde 17916 sayılı dilekçeler ile başvuru yapıldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü 05/04/2023 tarihli cevabı yazısında TK.
33 md. ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 36 md. gereği davalı şirkete ve yetkilisine tescile davet yazısı gönderildiği bildirildiğini, 18/07/2023 tarihli cevabında ise davalı şirketin adres değişikliği işleminin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen yapılamayacağını, ilgili şirket tarafından Müdürlüğe tescil başvurusunda bulunulması yahut şirket adresinin Ticaret Sicilinden resen terkin edilmesi talebiyle yargı mercine başvurulması gerektiğini, bu konuda yargı mercii tarafından verilecek karar uyarınca işlem tesis edilebileceği bildirildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından başvurularının reddedildiğini,
buna karşın yerel mahkemenin Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvuru yapılmadığı gerekçesi ile davayı reddettiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, kararın kaldırılması, davalının ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı olan "..." adres kaydının silinmesi gerektiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davalı şirketin adresinin sicilde kayıtlı olan adresinin terkini ile , adresinin "..." olarak ticaret sicilinde tescil ve ilanı istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı tarafça, davacı şirketin yetkilileri olan ... ve ...'in davalı şirketin tek ortağı olan ...'in çocukları olup, ... ve ...'in davalı şirketteki hisselerinin Sincan 1. Noterliği'nin 20/09/2021 tarih, 21700-21701 yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmeleri ile babaları ...'e devrettiklerini ve davalı şirketteki ortaklıklarının sona ermesine rağmen davalı şirket yetkilisi olan ...'in ortaklık devrine ilişkin kararı ve hisse devir sözleşmesinin ticaret sicil müdürlüğüne bildirmediği, bu dönemde davacı ...
Optik Plastik Şirketi'nin kurulduğu ve davalının mülkiyetinde olan "..." adresinde faaliyete başladığı, davalı şirketin ise "..." adresine taşınmasına rağmen davalı şirket yetkilisinin bu adres değişikliğini sicil müdürlüğüne bildirmediğini iddia ederek, davalı şirketin sicilde kayıtlı adresinin terkin edilerek, "..." olarak tescil edilmesini talep ettiği, mahkemece davacının davasının yukarıda yazılı gerekçe ile reddine karar verildiği ve istinafa davacı tarafça gelindiği görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan 08/07/2021 tarih, 10366 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nin 604.sayfası incelendiğinde, davalı ... Plastik Kalıp Ltd. Şti'nin adresinin 25/06/2021 tarih, 2021/1 sayılı genel kurul kararı gereği "..." olarak ticaret siciline tescil edildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında bir örneği yer alan kira sözleşmesi incelendiğinde, davalı ... Plastik Kalıp Ltd Şti tarafından adresi "..." olan iş yerinin davacı şirkete kiralandığı , yine dosyamız davalısı şirket tarafından dosyamız davacı şirket aleyhine , dosyamız davacısı şirketin "..." adresli taşınmazdan tahliyesine , tahliye talebinin kabul görmemesi halinde kira sözleşmesinin ''kira sözleşmesinde belirtilen kira bedeline uygun bir alanın kullanımı ile sınırlandırılması'' şeklinde uyarlanmasına karar verilmesi talebiyle tahliye davası açıldığı dosya kapsamı ile sabittir.
Davacı şirket tarafından , davaya konu adreste yer alan iş yerinin kiralanmasına ve bahsi geçen adreste davacı şirket faaliyette bulunmasına rağmen , davalı şirketin adres değişikliği yapmadığı, sicildeki adresinin davacı şirket adresi ile aynı olması nedeniyle , davalı şirketin sicildeki kayıtlı mevcut adresinin değiştirilmesi amaçlanmaktadır.
Davacı tarafın bu amacı doğrultusunda Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne 05/04/2023 tarihinde başvurduğu, başvurusunun akıbetini araştırması neticesinde de , dava dışı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce verilen 18/07/2023 tarihli cevabi yazı ile ''İlgide kayıtlı başvurunuz ile Müdürlüğümüze 148727 sicil numarası ile kayıtlı ... Plastik Kalıp Hırdavat Temizlik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin tescil edilmiş adresinin "..." olmasına rağmen bahsi geçen adreste faaliyet göstermediği bildirilerek konuya ilişkin olarak tarafınızca Müdürlüğümüzce yapılan 05/04/2023 tarihli başvurunun akıbeti hakkında bilgi talep edilmiştir.
Tarafınızca Müdürlüğümüze yapılan 05/04/2023 tarihli başvuruya istinaden, Müdürlüğümüzce ...
Plastik Kalıp Hırdavat Temizlik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve şirket yetkilisine, Türk Ticaret Kanunu'nun 33. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 36. Maddesi uyarınca 05.04.2023 tarih ve 133754 sayılı tescile davet yazısı gönderilerek yasal süresi içinde tescil başvurusunda bulunulması ya da tescilden kaçınma sebeplerinin bildirilmesi aksi halde hukuki sürecin başlatılacağı ihtaren bildirilmiştir. Bahse konu ...
Plastik Kalıp Hırdavat Temizlik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin merkez adresine gönderilen tescile davet yazımız 07/04/2023 tarihinde ... adlı kişiye teslim edilmiştir. Şirket yetkilisi ...'in mernis adresine gönderilen tescile davet yazımız ise 14/04/2023 tarihinde Müdürlüğümüze iade olarak dönmüştür.
Ayrıca işbu başvurunuzda ...
Plastik Kalıp Hırdavat Temizlik ve Elektronik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin adres değişikliği işleminin Müdürlüğümüzce tescil ve ilan edilmesi talep edilmiş olup söz konusu adres değişikliğinin Müdürlüğümüzce re'sen tescil ve ilan edilmesi mümkün olmayıp bunun için ilgili şirket tarafından Müdürlüğümüze tescil başvurusunda bulunulması yahut şirket adresinin ticaret sicilinden re'sen terkin edilmesi talebiyle yargı merciine başvurulması gerekmektedir.
Bu halde Müdürlüğümüzce yargı mercii tarafından verilecek karar uyarınca işlem tesis edilecektir.'' şeklinde davacı şirkete cevap verildiği, davacı şirket tarafından sicile başvurusunun reddine ilişkin davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün hasım gösterilmesi suretiyle usulüne uygun sicil kararına karşı itiraz davası açılmadığı görülmüştür.
6100 sayılı TTK'nun '' Tescile davet ve ceza'' başlıklı 33 maddesi; '' (1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.
(2) (Değişik: 26/6/2012-6335/4 md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin (17.686) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.
(3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz.'' hükmünü içermektedir.
Yine aynı yasanın '' İtiraz'' başlıklı 34 maddesinde; '' (1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.
(2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.'' düzenlemesine yer verildiği görülmüştür.
Ticaret Sicil Yönetmeliğinin ''Tescile davet ve ceza'' başlıklı 36 maddesi uyarınca. Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.
Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir.
Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir.
Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı şirket tarafından davaya konu adresin davacı ve davalı şirket arasında akdedilmiş kira sözleşmesine dayanılarak davacı tarafça kullanılmasına rağmen , davalının aynı adresi sicil kayıtlarında kullanmaya devam etmesi nedeniyle , davalının sicilde kayıtlı adresinin terkini ve davalının faaliyette bulunduğu yeni adresin sicile tescili talebiyle davalı şirket aleyhine eldeki davanın açıldığı, davalı şirket tarafından ise, kira sözleşmesinin tarafların baba-oğul ilişkisi kullanılarak tanzim edildiği,
dava konusu adreste davalı şirketin faaliyette bulunduğunun savunulduğu ve dosyamız davalısı şirket tarafından dosyamız davacısı şirket aleyhine dava konusu adreste yer alan iş yerinden davacı şirketin tahliyesi talebiyle , tahliye davası açıldığı anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece her ne kadar davacı tarafın öncelikle bu başvuruyu Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yapması gerektiği ve ancak ret kararından sonra ancak bu davayı açması gerektiği bildirilerek davacının davasının hukuki yarar yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ise de , davacı tarafça yukarıda yazılı olduğu şekilde sicile başvurulduğu ve red kararı verildiği tartışmazsızdır.
Hal böyle olunca , bahsi geçen tahliye davası sonucu verilecek karar ile , dava konusu adresi kullanmakta kimin üstün hak sahibi olduğu belirlendikten sonra , üstün hak sahibi davacı şirket olduğuna karar verilmesi durumunda , davacı tarafça bahsi geçen kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ibrazı sureti ile , dava dışı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden 6102 sayılı Yasa'nın 33 md ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36 maddesi uyarınca işlem tesis edip, tescile icbar davası açmasının temini, talebin red edilmesi halinde de 6102 sayılı Yasa'nın 34 md uyarınca itiraz hakkının kullanılabileceği,
sulh hukuk mahkemesince üstün hak sahibi davalı şirket olduğuna karar verilmesi durumunda da zaten eldeki davanın dinlenemeyeceği anlaşılmakla, bu aşamada davacı tarafça , davalı aleyhine eldeki davayı açmakta ve devam ettirmekte hukuki yararı bulunmadığından , davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/472, K. 2025/593, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama