KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/70 E., 2025/41 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi İhtiyati Tedbir Talep Eden Davacı Vekiller Davalı Aleyhine Tedbir Talep Edilen
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Esas no
- 2025/70
- Karar no
- 2025/41
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/09/2024
- Numarası
- 2022/675 Esas (Ara Karar
- Dava
- Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/10/2022
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11 /02/2025
Karar Metni
1.264 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki ticari nitelikteki vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketten ticari vekalet alacağı bulunduğunun tespiti ve tahsili istemli davada talep edilen ihtiyati tedbirin ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbirin reddine ilişkin 09/09/2024 tarihli ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirket müdürü ...'in vefatının haricen öğrenildiğini, mirasçılarının mal kaçırma yönünde hareketleri öğrenildiğinden tedbir talep edildiğini, mahkemece söz konusu talebin haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde reddedildiğini, verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu,
nitekim mirasçılar tarafından şirkete ait malların satışa çıkarıldığını, bu durumda tedbir verilmemesi halinde davacıya ait alacağın tahsilinin imkansız olacağını, taraflarınca bilinen şirkete kayıtlı tek binek aracı olan ve Almanya'ya yerleşen kızı ... tarafından kullanılan ... plakalı ... model aracın muhtemelen satılmış olduğu duyumunu alındığını, bununla beraber şirkete ait 2 deniz aracı mevcut olup 09/09/2024 tarihli duruşma gününde tedbir taleplerinin reddine müteakip şirkete ait deniz araçlarından biri olan 2008 model fountaine pajot marka yelkenli katamaran, www...com adresi üzerinden satış ilanı verildiğini,
HMK 389. madde uyarınca somut olayda olduğu gibi değişen koşullarda hakkın elde edilmesi zorlaşacağından veyahut imkansız hale geleceğinden bahisle tedbir kararı verilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 09/09/2024 tarihli ara kararında ; söz konusu talebe ilişkin alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmesi, nizalı olması ve HMK'nun 389'ncu madde gereğince sadece uyuşmazlık konusu üzerine tedbir konulabilecek olması, ayrıca talebin dava konusu bir miktar para alacağına ilişkin olması nedeniyle ihtiyati tedbir istenemeyeceği, mevcut davada söz konusu ihtiyati tedbire konu talebin uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddine ilişkin 09/09/2024 tarihli ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirket müdürü ...'in vefatının haricen öğrenildiğini, mirasçılarının mal kaçırma yönünde hareketleri öğrenildiğinden tedbir talep edildiğini, mahkemece söz konusu talebin haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde reddedildiğini, verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, nitekim mirasçılar tarafından şirkete ait malların satışa çıkarıldığını, bu durumda tedbir verilmemesi halinde davacıya ait alacağın tahsilinin imkansız olacağını,
taraflarınca bilinen şirkete kayıtlı tek binek aracı olan ve Almanya'ya yerleşen kızı ... tarafından kullanılan ... plakalı ... model aracın muhtemelen satılmış olduğu duyumunu alındığını, bununla beraber şirkete ait 2 deniz aracı mevcut olup 09/09/2024 tarihli duruşma gününde tedbir taleplerinin reddine müteakip şirkete ait deniz araçlarından biri olan 2008 model ... ... marka yelkenli katamaran, www...com adresi üzerinden satış ilanı verildiğini,
HMK 389. madde uyarınca somut olayda olduğu gibi değişen koşullarda hakkın elde edilmesi zorlaşacağından veyahut imkansız hale geleceğinden bahisle tedbir kararı verilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin 09/09/2024 tarihli ara kararın kaldırılması ve davacının talebi doğrultusunda ihtiyati tedbir verilmesi istemine ilişkindir.
İhtiyati tedbir, davanın açılması ile hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesesi kabul edilmiştir.(Pekcanıtez H.; Atalay O.; Özekes M., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, 13. Basım, Ankara 2012, S. 873)
İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, a.g.e., s. 877).
Tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır (HMK. m.390/3) ispat ölçüsü ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu sebepledir ki ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır.
6100 sayılı HMK’nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukukî durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş, geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukukî korumadır.
Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak veya şey aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturur. Kanun burada "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Ancak, burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukukî korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir.
Tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda talebin, davacı tarafından hak edildiği iddia olunan ticari vekalet alacağına ilişkin bedelin tespiti ile davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu,
davacı tarafça iş bu davadaki alacağını teminen davalı şirket adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin üçüncü kişilere devrine engel olmak maksadıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, Makemece ihtiyati tedbirin dava konusu olan şeylerin üzerine konulabileceği, Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2013 tarih, 2013/21-1791 E., 2013/1676 K., Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 25/06/2013 tarih, 2013/7509 E., 2013/11831 K. , Yargıtay 14.Hukuk Dairesi'nin 20/06/2013 tarih, 2013/7557 E., 2013/9440 K., 19/07/2013 tarih, 2013/10496 E., 2013/10787 K. sayılı ilamlarının ve yerleşmiş içtihatlarının bu doğrultuda olduğu,
davada uyuşmazlık konusu olmayan şirketin mal varlığı üzerine tedbir konulamayacağı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/70, K. 2025/41, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama