KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Dosya no
- 2025/71
- Karar no
- 2025/66
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/11/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2023/825 Esas
- Talep
- İhtiyati Tedbire İtiraz
- İstinaf karar tarihi
- 23/01/2025
Karar Metni
1.239 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle.
09.09.2024 tarihli dilekçemizde ayrıntılı olarak belirttiğimiz üzere bilirkişi raporunda yapılan tespitler hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğu, Bilirkişi tarafından"2020 ve takip eden yıllarda davacı tarafça çok düşük olduğu iddia edilen işbu franchise bedeli ve ciro primlerinin dahi faturalandırılarak tahakkuk ettirilmemiş olmasından hareketle davalı şirketin ekonomik kaynak ve ticari imkanlarının karşılıksız bir şekilde dava dışı...
A.Ş. lehine istismar edilmiş olduğu tespitlerine varılmıştır." denilmişse de 17.09.2024 tarihli dilekçemizin ekinde sunduğumuz cari hesap ekstresinden görüleceği üzere bu bedeller süreç içerisinde tümüyle tahsil edilmiş ve şirketin giderleri için kullanıldığı, cari hesap ekstresi bilirkişiye de verilmişse de bu durumdan raporunda hiç bahsetmediği,
Müvekkili Şirket'in borca batık olduğundan bahisle resen iflasına karar verilebileceği şeklinde hukuka ve maddi gerçeğe aykırı tespitlerde bulunulmuşsa da Müvekkili Şirket'in gerek enflasyon muhasebesi nedeniyle gerekse geçici zarar etmesi nedeniyle 2023 yılı bilançosunda özsermayesi negatif olsa da 17.09.2024 tarihli 2024 yılı ara bilançoda görüleceği üzere 2024 yılı 01.01.2024-15.09.2024 ara dönem bilanço ve gelir tablolarına göre faaliyetlerinden kar elde etmiş ve özsermayesi de pozitife geçtiği,
Davacı hissedar ...'ın amacı yönetim kurulu başkanı olmak olup sahip olduğu hisse sayısı sebebiyle oy çokluğunu sağlayamadığından asılsız iddialarla çok kısa süre içerisinde haksız ve mesnetsiz davalar açarak kendisinin yönetim kurulu başkanı olmasına diğer hissedarı icbar etmeye çalıştığı, davacı ...'ın çeşitli mahkemelerde davalar açtığı, bu davalardaki iddiaların tamamı asılsız ve mesnetsiz olup asıl amaç baskıyla şirket yönetimlerini devralmak olduğu,
bu nedenlerle müvekkili şirkete "denetim ve onay kayyımı" atanmasına dair 20.09.2024 tarihli ara kararına karşı itirazımızın kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbire itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Mahkememizin itiraza konu 20/09/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile özetle.
“Somut olayda davalı şirketin kötü yönetildiği, ticari açıdan büyük ölçüde gayri faal olup sürekli zarar eder hale geldiği, ancak ticari faaliyet hacmindeki daralmanın aksine personel vb. artışların faaliyet giderlerinde olağanüstü artışların görüldüğü, bu çelişkili durumun esasen diğer aile şirketlerine ait olan genel yönetim ve pazarlama giderlerinin büyük kısmının davalı şirkete yüklenmiş olmasıyla açıklanabileceği…” yönündeki görüş ve tespitler nedeniyle HMK.nın 389.maddesi gereğince davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin Kabulü ile davalı şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu bağlamda dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, somut olayda bilirkişi raporundaki davalı şirketin kötü yönetildiği, ticari açıdan büyük ölçüde gayri faal olup sürekli zarar eder hale geldiği, ancak ticari faaliyet hacmindeki daralmanın aksine personel vb. giderlerdeki artışlar dikkate alındığında davacı yanın şirkete kayyım tayini konusundaki talebi bakımından haklılığını yaklaşık olarak ispatlamış olduğu, gerek davalı şirket, gerekse davacının menfaatlerinin korunması bakımından ihtiyati tedbirin yerinde olduğu anlaşılmakla itirazın reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, bu rapora dayalı olarak davalı Şirkete denetim ve onay kayyımı atanması, yönetim kurulunun tasarruf yetkisinin kısıtlanması açıkça hukuka aykırı olduğunu, 17.09.2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan cari hesap ekstresinden görüleceği üzere bu bedeller süreç içerisinde tümüyle tahsil edilmiş ve şirketin giderleri için kullanıldığını, cari hesap ekstresi bilirkişiye de verilmişse de bu durumdan raporunda hiç bahsetmediğini,
davalı Şirketin gerek enflasyon muhasebesi nedeniyle gerekse geçici zarar etmesi nedeniyle 2023 yılı bilançosunda özsermayesi negatif olsa da 17.09.2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan 2024 yılı ara bilançoda görüleceği üzere davalı Şirket 2024 yılı 01.01.2024-15.09.2024 ara dönem bilanço ve gelir tablolarına göre faaliyetlerinden kar elde etmiş ve özsermayesi de pozitife geçtiğini, davacı tarafın gerek işbu davayı açma gerekse kayyım talep etme sebeplerini belirtmek gerekirse; davacı ... ve Müvekkil Şirketin yönetim kurulu başkanı ... kardeş olup gerek Müvekkil ...
Şirketi'nde gerekse ...
Şirketi'nde ortaklıkları bulunduğunu, davacı hissedar ...'ın amacı yönetim kurulu başkanı olmak olup sahip olduğu hisse sayısı sebebiyle oy çokluğunu sağlayamadığından asılsız iddialarla çok kısa süre içerisinde haksız ve mesnetsiz davalar açarak kendisinin yönetim kurulu başkanı olmasına diğer hissedarı icbar etmeye çalıştığını dolayısıyla işbu davadaki iddialarının tamamı asılsız olup gerçek amacın sindirme ve yönetimi ele geçirme olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, anonim şirketin haklı nedenle feshi davasında şirkete denetim kayyımı atanması şeklinde verilen ihtiyati tedbirin itirazen kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbirin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir isteyen tarafça,
davalı şirketin kötü yönetildiği ve mal varlığının başka bir şirkete aktarıldığı iddiasıyla şirkete kayyım atanması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ve mahkemece 09/07/2024 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere dayanılarak talep kabul edilerek şirkete denetim kayyımı atanmıştır.Bunun üzerine ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğu ihtiyati tedbir kararı verilmesinin şartlarının bulunmadığı iddiasıyla ihtiyati tedbirin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda,
anonim şirketin feshinin istenmesi halinde şirket hakkında verilecek tedbirlere ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu halde, tedbire ilişkin HMK'nın 389 vd. Maddelerinin uygulanması gerekir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1.
Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir.
HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.HMK'nın 394/1. Maddesine göre, karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir.
İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır.
Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet edip, gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir.
İtiraz üzerine mahkemen, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.Davalı tarafça, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğu, bilirkişi raporu sonrası kayyım atanmasına gerekçe gösterilen hususların gerçek dışı olduğu, davacı hissedar ...'ın amacının yönetim kurulu başkanı olmak olup sahip olduğu hisse sayısı sebebiyle oy çokluğunu sağlayamadığından asılsız iddialarla çok kısa süre içerisinde haksız ve mesnetsiz davalar açarak kendisinin yönetim kurulu başkanı olmasına diğer hissedarı icbar etmek olduğu hususları ileri sürülmüştür.
Ancak ilk derece mahkemesinin de gerekçesinde belirttiği bilirkişi raporundaki tespitler nazara alındığında talep konusu ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmiş olup, sonuç itibariyle, yargılamayı yürütüp uyuşmazlığı esastan karara bağlayacak olan ilk derece mahkemesinin takdirine göre ihtiyati tedbire ilişkin itirazın reddine ilişkin karar ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/71, K. 2025/66, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama