KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- Esas no
- 2025/72 Esas
- Karar no
- 2025/51
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 27/03/2024
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesince Mahkememize gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ....Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği dava dilekçesi ile. Müvekkili ...'ın arkadaşı ...'ın davalı ... A.Ş. ...
Bayisinden alacağı ... plakalı araç satımı için kullanacağı kredi sözleşmesini adi kefil olarak imzaladığını, kredi sözleşmesinin ödemelerinin taksit olarak belirlendiğini ve kredi sözleşmesine bağlı olarak 48 adet senedi kefil olarak imzaladığını, davalı şirket yetkilisi müvekkiline kefilliğinin geçerliliği için eşinin yazılı rızasının gerektiğini, davalı şirketin gelip imza atmasının gerektiğinin şartının koşulduğunu, müvekkilinin eşinin kefilliğine rıza göstermeyeceğini davalı şirkete söylediğini, bu nedenle sözleşmenin ve kefilliğinin iptal ettirildiğinin davalı tarafça kesin bir dille söylendiğini, müvekkilinin bu söze güvendiğini,
davalı firmadan ayrıldığını, bu görüşmenin ... ... Bayinde 15/01/2015 tarihinde gerçekleştiğini, davalı firmanın müvekkilinin sözleşmede adi kefil olmasına rağmen sözleşmeye sonradan müşterek ve müteselsilen kefil yazıldığını, sözleşmeye sonradan eklenen bu yazıların müvekkiline ait olmadığını, bu haliyle sözleşmedeki kefilliğin geçersiz olduğunu, müvekkiline 14/07/2017 tarihinde ....
İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasından ödeme emrinin tebliğ edildiğini, kefili olarak borç için icraya verildiğini öğrendiğini, davalı şirketin iptal edilen sözleşme ve senetlerle ilgili olarak eşinin imzasının sahte atmak suretiyle oluşturulduğunu, iş bu sözleşmeyle aracın satıldığını ve sözleşme kapsamında alınan teminat senetlerinin ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında icraya konulduğunu ve müvekkilinin malvarlığına haciz konulduğunun öğrendiğini, müvekkilinin İstanbul Başsavcılığına davalı yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, 15/01/2015 tarihli asıl kredi tutan olarak 96.600,00 EURO diğer unsurları ile birlikte 111.429,39 EURO tutarındaki kredi sözleşmesine davalı ...'ın kefilliğinin geçersizliğinin tespiti ve kefilliğinin iptaline karar verilmesini, bu kredi kefilliği sebebiyle davalı alacaklının ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında başlatmış olduğu takibin iptalini, .... İcra Müdürlüğünün... Esas ve .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyalarında teminatsız olarak takiplerin dava sonuçlanıncaya kadar müvekkili ... yönünden durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ....
Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği cevap dilekçesi ile; davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığını, kredi sözleşmesini ...'ın müteselsi kefil/müşterek borçlu sıfatıyla imzaladığını, dava dilekçesinde davacı kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını daha sonradan müşterek borçlu/ müteselsil kefil ibaresi eklendiğini savunduğunu, sözleşmenin teminatlar kısmında açıkça görüleceğini, sözleşmeye bu yazının sonradan eklenmesinin mümkün olmadığını, kredi sözleşmesinin parçası olduğunu, borçlunun senet üzerindeki imzası aval hükmünde olduğunu, senet üzerindeki her imzanın aval hükmünde olduğunu, bu sebeple aleyhine başlatılan ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, yapılan işlemlerde hiçbir hukuka aykırılığın bulunmadığını, senetlerin ödeme aracı olarak alındığını, davacının alınan senetlerin teminat senedi olduğuna dair iddiasının yerinde olmadığını, davacının avalda eş rızası aranmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi davaya finans mahkemelerince bakılması gerektiğinden bahisle dosyayı Mahkememize göndermiştir.
Dava; menfi tespit davasıdır.
HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
HMK'nın 138. maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.
İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7445 sayılı Kanunun 31.ve 43. maddesi gereğince; TTK'nın 5/A-1 maddesinde yapılan değişiklik ile; 01.09.2023 tarihinden itibaren açılan ticari dava kapsamındaki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu hükmü getirilmiştir.
İşbu menfi tespit davasının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan açıldığı, davanın 7445 sayılı kanunla değişik TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olan davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/72, K. 2025/51, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama