KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/806 E., 2025/693 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/806
- Karar no
- 2025/693
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/05/2025
- Numarası
- 2025/349 Esas
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Talep tarihi
- 02/05/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 30/06/2025
Karar Metni
1.113 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; murisin vefatı üzerine murise ait hisselerin müvekkiline intikal ettiğini, müvekkillerinin uzun süredir pay sahipliğine ilişkin haklarından yararlanamadıklarını, kendilerine kar payı verilmediğini, müvekkillerinin genel kurula katılma haklarının kullanılmasının bilinçli olarak önüne geçildiğini, şirket yönetim ve karar alma süreçlerinin dışına itildiklerini, bilgi alma hakkı ve inceleme haklarını kanunda belirtildiği usulde kullanamadıklarını, davalı şirketin kar payı dağıtımına ilişkin herhangi bir karar vermediğini,
davalı şirketin mevcut yönetiminin şirketin kuruluş amacı ve faaliyeti dışına çıkacak faaliyetlerde bulunduklarını, şirketi zarara uğratacak iş ve işlemler yaptıklarını, şirketin kendisini zarara sokacak şekilde kredi borçlanması yaptığını belirterek davalı şirketin tasfiyesiz olarak feshine, aksi kanaat halinde müvekkillerinin karar tarihindeki pay sahiplerine en yakın gerçek değerinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca müvekkillerinin yıllardır mağdur edildiklerini, şirketin faaliyetlerinin dışında hareket edildiğini, pay sahibi olan müvekkillerinin haklarının ihlal edildiğini,
müvekkillerinin şirkete olan güveninin zedelendiğini, müvekkillerinin haklarına bir an önce kavuşabilmek için davalı şirketin sermayesine tedbir konulması gerektiğini belirterek davalı şirket sermayesi hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dava konusu istemin TTK'nun 531. maddesi gereğince şirketin feshine, aksi takdirde davacı ortağın şirket ortaklığından ayrılmaya izin ve ayrılma akçesinin tahsiline yönelik olduğu, şirket sermayesinin doğrudan somut uyuşmazlığın konusunu teşkil etmediği gibi tedbir isteminin kabulüne elverişli ve yaklaşık ispat koşuluna uygun delilin de sunulmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin şirket sermayesinin 1/10'undan fazlasına sahip olup, pay sahibi olma haklarını kullanamadıklarını, kullanamama durumunun davalı şirket yetkililerinin müvekkillerine yönelik haksız eylemlerinden kaynaklandığını, müvekkillerine toplantı ile ilgili bilgi verilmediğini, pay sahibinin genel kurula katılma hakkının vazgeçilmez ve bertaraf edilmez nitelikte olduğunu, müvekkillerinin bu haklarının kullanılmasının bilinçli olarak önüne geçildiğini, müvekkillerinin, şirket yönetim ve karar alma süreçlerinin dışına itildiğini, müvekkilinin fikir,
öneri ve taleplerinin göz ardı edildiğini, müvekkillerinin aynı zamanda bilgi alma hakkı ve inceleme hakkını da kanunda belirtildiği usulde kullanamadıklarını, davalı şirketin kasıtlı olarak bu hakların kullanılmasını engellediğini, müvekkillerinin defalarca kendilerine bilgi verilmesini talep etmiş olmalarına rağmen, işbu taleplerinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin pay sahibi olma hakkını kullanamamasının şirketin mevzuata uygun hareket etmediğini açıkça gösterdiğini,
beyanlarının tanık anlatımları ve dosyaya kazandırılacak olan delillerle açıklığa kavuşacağından henüz tahkikat başlamadan ihtiyati tedbir istemlerinin kabulüne elverişli ve yaklaşık ispat koşuluna uygun delil sunulmadığı kanaatinin yerinde olmadığını, dava dosyasında deliller toplanmamışken, tahkikat başlamamışken iddiaların ancak bu şekilde ispatlanabildiğini, müvekkillerinin yıllardır mağdur edilmekte olup, haklarını mevzuata uygun şekilde kullanamadığını, şirketin faaliyetlerinin dışında hareket etmesi,
pay sahibi olan müvekkillerinin haklarının ihlal edilmesinin, müvekkillerinin şirkete olan güvenini zedelediğini, gelinen aşamada yılları aşkın süredir haklarının kullanılmasına kasıtlı olarak izin verilmeyen müvekkili hissedarların haklarına bir an önce kavuşabilmek adına ihtiyati tedbir talebinde bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu, mahkemece öncelikle teminatsız olarak şirketin sermayesine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, aksi kanaatte ise teminat sunulmak suretiyle ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, aksi durumun müvekkillerinin ciddi manada hak kaybı yaşamalarına sebebiyet vereceğini,
mahkemece davalı şirketin sermayesinin tamamına ihtiyati tedbir konulması taleplerinin kabul edilmemesi halinde müvekkillerinin hak kaybına uğramaması adına en azından hisseleri toplamına tekabül eden 4.680.000,00 TL için ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiklerini, davalı şirketin mevcut yönetiminin, şirketi zarara uğratacak iş ve işlemler yaptığını, şirketin amacı ve faaliyeti dışında ticari faaliyetlerde bulunduklarını, bu anlamda ges ( güneş enerjisi santrali ) kurmak amacıyla şirketi zarara uğratmaya matuf faaliyetler içerisine girdiklerini, böylesine farklı alanlarda yatırım kararı alırken de müvekkillerinin onayını almadıklarını,
davalı şirketin kendisini zarara sokacak şekilde kredi borçlanması yaptığını, tüm bu durumlar tahkikat aşamasında ispatlanacak olup tahkikat aşaması başlamadan önce ve tahkikat boyunca müvekkilinin sermaye değerlerine halel gelmemesi için ihtiyati tedbir talep etme zorunluluğunun mevcut olduğunu, dosyaya kazandırılmış olan Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Defterdarlığı Maltepe Vergi Dairesi Müdürlüğünce gelen cevabi yazıda, davalı şirkete ait 21.10.2024 tarihi itibariyle toplam 2.295.477,77 TL, 08.05.2025 tarihi itibariyle toplam 2.413.749,68 TL vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğunun belirtildiğini,
şirketin vergi borcunun bulunmasının şirketin iyi yöneltilemediğine delalet olduğunu, müvekkillerinin pay oranlarına tekabül eden sermaye bedellerinin zarara uğramasından endişe duyduklarını, şirketin vergi borcu olduğu apaçık ortada iken ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nun 390/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili haklı nedenle anonim şirketin feshi koşullarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ettiği işbu davada, davalı şirket sermayesi üzerine, aksi kanaat halinde ise davacıların hisselerine tekabül eden 4.680.000,00 TL sermayenin üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir.
Murisin mirasçılık belgesi, davalı şirkete ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, Maltepe Vergi Dairesi ve SGK müzekkere cevabı dosya içerisinde yer almaktadır.
Somut olayda, haklı nedenle anonim şirketin feshi istemiyle açılan eldeki davada ilk derece mahkemesince dosya kapsamı gözetilerek yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/806, K. 2025/693, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama