KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/920 E., 2025/812 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/920
- Karar no
- 2025/812
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/04/2025
- Numarası
- 2022/745 Esas 2025/268 Karar
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 19/10/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11/07/2025
Karar Metni
1.304 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın, 16.05.2022 tarihinde saat 17:05 sıralarında Ankara İli, Çankaya İlçesinde seyir halinde bulunduğu esnada, dava dışı ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde hasarlandığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün %75 Kusurlu, dava dışı sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı araç sürücüsünün ise %25 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın,
2227120 numaralı Otobüs Ticari Genişletilmiş Kasko poliçesi ile 11.05.2022-11.05.2023 tarihleri arasında davalı sigorta şirketinin sigortalısı olduğunu ve bu nedenle müvekkiline ait araçta meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketi sorumlu olup müvekkilinin zararının davalı tarafından giderilmesi gerektiğini, söz konusu kaza sonrasında müvekkilinin aracında çok sayıda parçanın değiştirilmesi ve tamir edilmesi gerektiğini, Sigorta Eksperi ... tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda müvekkilinin uğradığı hasar bedeli zararının,
KDV dahil 83.984,35-TL olarak tespit edildiğini ve bu bedelin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesi gerektiğini, ... plakalı araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla Sigorta Eksperinden faydalanıldığını ve hizmetinin karşılığı olarak,
fatura ile toplamda KDV dahil 1.000,00-TL ödeme yapıldığını, taraflarınca yaptırılan ekspertiz incelemesine binaen ekspertiz ücreti masrafı yargılama giderleri arasında olup, ekspertiz ücretinin davalı tarafından karşılanması gerektiğini, dava konusu kaza sonrası oluşan zararların karşılanmasına ilişkin taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak başvuru neticesinde anlaşmaya varılamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla.
Davalının Kasko sigortalısı olan ... plakalı araçta oluşan hasara binaen şimdilik 10.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline; müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın tespiti için hazırlanan Ekspertiz Raporu ücreti için taraflarınca karşılanan 1.000,00-TL ekspertiz ücretinin yargılama öncesi zorunlu olarak tespit amaçlı yapıldığından yargılama gideri olarak karara derç edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı /sigortalının 16.05.2022 tarihinde Ankara İli Çankaya İlçesinde seyir halinde bulunduğu esnada maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili sigorta şirketine sigortalı tarafından herhangi bir hasar ihbarı yapılmadığını ve kazadan sonra 08/06/2022 tarihinde vekili aracılığı ile hasar ihbarı dahi yapılmadan hasar tazmininde bulunulduğunu ve rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde sigortacıya bildirimde bulunmak yükümlülüğünü yerine getirmediğini,
sigortalının hiçbir şekilde müvekkili sigorta şirketinin her türlü bilgi ve belgeyi istemesine rağmen araç üzerinde inceleme yapmasına izin vermediğini ve kendisinden beklenen uygun önlemleri almadığını, davacı vekili tarafı ile göndermiş olduğu fotoğraflar ile yapılan inceleme de davacının ekspertiz raporu olarak sunulu belgede eksperin fiziki inceleme yapmadığı tespit edilmiş olup, müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan inceleme ile tespit edilen hasar miktarının muafiyet ve klozlar düştükten sonra 26.10.2022 tarihinde davacı vekiline 41.087,13- TL olarak ödendiğini, davacı sigortalının,
genel şartlara aykırı olarak hasar tarihi olan 08.11.2021 tarihinden tam 4,5 ay sonra vekili aracılığı ile hasar ihbarı ve tazmin talebinde bulunduğunu, kazanın gerçekleştiği kazaya ilişkin hiçbir fotoğraf, tanık ve kaydın sigorta şirketine sunulmadığını ve müvekkili sigorta şirketinin haklarını engellediğini, bu nedenler ile geç hasar ihbarında bulunan ve sigortacısına bilgi belge ve araştırma izni vermeyen sigortalının hasarının reddi yada hasar miktarında indirim yapılması gerektiğini, davacının, kasko sigorta sözleşmelerinin vazgeçilmez ilkesi olan iyi niyet ilkesine aykırı davranmış olduğundan iş bu davanın reddi gerektiğini,
araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını, davacının davasını kabul etmemekle beraber, gerçek zarar hesaplandığından mevcut poliçede bulunan muafiyet ve klozlar gereğince zararın hesaplanması gerektiğini, parça fiyatlarının taraflarca belirlenen şekilde hesaplanması ve tedarikin müvekkili sigorta şirketinin anlaştığı tedarikçi firmalardan sağlanması gerektiğinin poliçe şartı gereğince açık olduğunu, bu durumda kloz gereğince davacı sigortalıya ödeme yapıldığını, davacı tarafça onarım yapılmış ve davacı taraf parçaları kendileri tedarik etmiş olup, parçanın orijinal olup olmadığının tespiti yapılmadığını,
sigorta şirketinin her koşulda zararın tespiti maksadıyla eksper incelemesi yaptıracağını, şayet sigortalının, sigortacı tarafından yaptırılan eksper incelemesi sonrasında ikna olmamışsa itiraz edebileceğini ve bu nedenle prosedürlere uyulmaksızın gereksiz masraflar yapılarak talep edilen eksper ücretinin makul gider olarak kabulünün mümkün olmadığını ve reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, dava tarihi itibari ile yasal faiz talebinde bulunmaları gerekir iken kaza tarihi itibari ile faiz başlangıcı talebini kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, çift taraflı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, olay tarihi olan 16/05/2022 günü davacıya ait ... plakalı araç ile dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın maddi hasarlı ve çift taraflı trafik kazası yaptığı ve araçların hasarlandığı, ... plakalı aracın işleteninin davacı olduğu, aracın 11.05.2022-11.05.2023 tarihleri arası Otobüs Ticari Genişletilmiş KASKO sigorta poliçesinin davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığı, taraflar arasında hasarın teminat dışı olduğuna dair bir ihtilaf bulunmadığı,
davalı tarafça dava açıldıktan sonra davalı vekiline 26.10.2022 tarihinde 41.087,13-TL ödeme yapıldığı, araçta oluşan hasar miktarının KDV dahil 71.685,00- TL olduğu, sigorta poliçesindeki %40 parça muafiyetine dair klozun geçerli olduğu değerlendirilmekle bakiye hasar bedelinin 1.923,87 TL olacağının bilirkişi raporu ile belirlendiği, davacı tarafından, davalı sigorta şirketine 08/06/2022 tarihinde ( başvurunun tebliğ edildiği tarih ) ön başvuru yapıldığı görülmekle, iş bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrası olan 21/06/2022 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü ve sigortalı davacı aracın ticari olduğu gözetilerek,
temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle alacağın tahsili gerektiği gerekçeleriyle dava açıldıktan sonra davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığından davanın kısmen kabulü ile. 1.923,87-TL hasar bedelinin 21/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 1.000,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiğini, davacının kötü niyetli olarak hasar ihbarında bulunmayıp, tespit yaptıktan sonra aracını müvekkiline gösterdiğini, bu durumda usulsüz başvuru nedeniyle davanın reddi gerektiğini bildirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2. fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır.
01/01/2022 tarihinden itibaren ise bu sınır 8.000,00 TL olup, Anayasa Mahkemesinin 6100 sayılı yasanın Ek 1. maddesindeki parasal sınırların karar tarihindeki artırılmış tutarlara göre belirlenmesinin hak ihlali saydığı ve 6100 Sayılı Yasa'nın "Parasal Sınırların Artırılması" başlıklı EK 1.maddesinde "200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların;
o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır.
Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz" hükmü ile yapılan değişiklikle dava tarihi esas alındığında, davalının istinafa konu ettiği miktar 1.923,87 TL'ye yönelik olması nedeniyle 2022 yılında açılan davada verilen 29/04/2025 tarihli karar kesin niteliktedir.
Kesin olan kararlara karşı HMK'nun 346/1 madde hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır. (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 176)
Tüm bu nedenlerle HMK'nun 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı miktar gözetildiğinde temyiz yolu açık değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih ve 2017/3597 Esas 2018/5 Karar sayılı ilamı).
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/920, K. 2025/812, 11 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama