KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2018/1639
- Karar No
- 2021/1621
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2021
Karar Metni
980 kelime·5 dk okuma·19 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/11/2017
ESAS-KARAR NO ...
KARAR TARİHİ : 19/10/2021
YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2021
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalı yana her hangi bir borcunun bulunmadığını, dava konusu edilen çekleri kaybettiğini, kanunen keşidecinin çek iptali davası açamayacağını da dikkate alarak çekin kim tarafından ibraz edileceğini bilemediği için beklediğini, çekin davalı yanca bankaya ibrazı üzerine muhatap bankaca keşideci imzasının yetkiliye ait olmaması nedeni ile kendisine iade edildiğini, sözkonusu çek altındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını beyanla dava konusu edilen çekten ötürü borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davaya konu edilen çekin davacı şirket yetkilisi olduğunu beyan eden ... ... tarafından borcuna karşılık olarak keşide edildiğini, ... ...’ın ticari piyasada kardeşi ... ile birlikte şirketin sahibi olarak bilindiğini, bu nedenle müvekkilinin ... ...’ın şirketi temsile yetkili olduğu konusunda şüphe duymamasına sebep olduğunu, dava konusu çekin ibrazı üzerine çekin yetkili tarafından keşide edilmediğinin banka tarafından bildirilmesi üzerine davacıya bu hususta ihtarname keşide edildiğini, ancak davacının her hangi bir cevap vermediğini,
cevap verilmemesi üzerine müvekkil tarafından çekte imzası bulunan ... ... aleyhine takibe girişildiğini, davacının çekin ... ... tarafından imza edildiğinden bilgi sahibi olduğunu, kötüniyetli olarak çeki yetkisiz kişiye imza ettirerek müvekkili aldattığını, kötüniyet tazminatı talebinin kabul edilebilir olmadığını ileri sürerek davanın reddi isteminde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, asıl ve birleşen davalar yönünden ticari sicil kayıtlarına göre dava konu edilen çeklerin keşide tarihlerinde şirketi temsile yetkili kişi tarafından keşide edilmediği, dosya içeriği ve cevap dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde dava konusu edilen çeklerin şirketi temsile yetkili kişinin kardeşi tarafından imza edildiği, bu kişi hakkında davalı tarafından takibe girişildiği, temel ilişki yönünden her hangi bir iddia ileri sürülmediği, yine davalı yanca çekler üzerindeki imzanın şirketi temsile yetkili kişiye ait olmadığının belirtilmesi nedeni ile bilirkişi incelemesi yapılmadığı gerekçesi ile davaların kabulüne, dava konusu edilen çekler nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 20 kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalıı vekili, davacı yanın dava konusu ettiği çekleri kaybettiğini iddia etmesine karşın bu hususta her hangi bir işlem gerçekleştirmemiş olduğunu, çeklerin şirket yetkilisi olduğunu iddia eden ... ... tarafından borca karşılık olarak verildiğini, ... ...’ın ticari piyasada kardeşi ... ile birlikte şirketin sahibi olarak bilindiğini, bu nedenle müvekkilinin ... ...’ın şirketi temsile yetkili olduğu konusunda şüphe duymamasına sebep olduğunu, dava konusu çekin ibrazı üzerine çekin yetkili tarafından keşide edilmediğinin banka tarafından bildirilmesi üzerine davacıya bu hususta ihtarname keşide edildiğini,
ancak davacının her hangi bir cevap vermediğini, cevap verilmemesi üzerine müvekkil tarafından çekte imzası bulunan ... ... aleyhine takibe girişildiğini, davacının çekin ... ... tarafından imza edildiğinden bilgi sahibi olduğunu, kötüniyetli olarak çeki yetkisiz kişiye imza ettirerek müvekkili aldattığını, her ne kadar çeki imza ederek teslim eden kişinin kendisini ... ... olarak tanıtmış olması,
sözkonusu imzanın şirket yetkilisi tarafından atılmadığına tam kanaat etmeye ve bu yönde imza incelemesi yapılmadan kanaatle karar etmeye yeterli olmadığını, mahkemece imza incelemesi gerçekleştirmeyerek yetersiz delil ile karar tesis edildiğini, ayrıca birleşen davalardan...... esas sayılı dava konusu çek yönünden müvekkil ...’ın tahsil cirosu sahibi olmadığını, çekin ... tarafından diğer davalı ...’e ciro edildiğini, bu nedenle bu dava yönünden davanın müvekkil yönünden reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davaya konu edilen kambiyo senetlerinden ötürü davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen davalar, kambiyo senedi/çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle düzenleme tarihi itibariyle keşide edenin davacı şirketi temsile yetkili olmamasına, yine davalı yanın cevap dilekçesi içeriğinde (3, 7 ve 8. paragraflar) açıkça keşide edenin düzenleme tarihinde davacı şirketi temsile yetkili kişi dışında bir başka şahıs olduğunun beyan edilmiş olmasına,
bu anlamda imza incelemesi yapılmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/1639, K. 2021/1621, 19 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama