KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2018/2925
- Karar No
- 2021/1363
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2021
Karar Metni
891 kelime·4 dk okuma·18 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/12/2017
ESAS-KARAR NO :.... DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 16/09/2021
YAZILDIĞI TARİH : 12/10/2021
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesinin öngörülen süreden önce ... Kurumu'nun kararları doğrultusunda sona erdiğini, bayilik sözleşmesinin intifa süresince devam edeceği inancıyla yapılan sabit yatırım bedelinin bakiye süreye isabet eden bedel ile intifa terkin bedelinin davalılardan tahsilinin talep edildiğini ancak ödenmediğini belirterek, 2.778,60TL intifa terkin bedelinin, sabit yatırım bedeli olan 9.387,20TL'nin de iktisap tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar vekili; sözleşmenin davalı şirket ile davacı arasında bağıtlandığını, sabit yatırım bedelinin ve intifa terkin bedelinin talep edilemeyeceğini, sabit yatırımlara davacının herhangi bir katkısının bulunmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı tarafından tapuda intifa hakkının terkin edildiği, davacının tapu malikinden bu bedeli talep edebileceği, ancak sabit yatırımların davacı tarafından inşa edildiğinin usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.748,60TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan ...'dan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı ayrı ayrı davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, sabit yatırım bedelinin reddi kararının hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile sabit yatırım bedelinin belirlendiğini, davalı şirket tarafından da müvekkili tarafından yapılan yatırımların inkar edilmediğini, ayrıca davalı ... ....... Ltd. Şti. vekilinin yargılama sırasında çekildiğini, vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmeye taraf olmadığını, intifa terkin masrafının diğer davalıdan tahsiline rağmen mükerrer tahsile çalışıldığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davacı tarafından yapıldığı iddia edilen sabit yatırım bedelinin bakiye süreye isabet eden karşılığı ile intifa terkin masraflarının davalılardan tahsilinin istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinin öngörülen süreden önce feshi nedeniyle intifa terkin masrafıyla bakiye süreye isabet eden sabit yatırım bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede;
HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
Buna göre 2017 yılı için Maliye Bakanlığınca istinaf kesinlik sınırı 3.110,00 TL olarak belirlenmiştir.
İlk derece mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.(HMK 341/1) Karar tarihi itibariyle, miktar ve değeri 3.110,00TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.(HMK 341/2) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda 3.110,00TL'lik kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.(HMK 341/3) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü 3.110,00TL'yi geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.(HMK 341/4)
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; istinaf kanun yoluna başvuran davalı aleyhine kabul edilen tutar 2.748,60TL olup, alacak miktarı olarak kesin olan bu karara karşı davalı istinaf yasa yoluna başvuramaz. HMK 346.maddesi gereğince, kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde, kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.
Bu durumda; HMK'nın 341/2.maddesinde açıklanan 3.110.00TL'yi aşmayan kararın istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, HMK'nın 352.maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda davalının istinaf isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede;
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, özellikle sözleşme kapsamında yapıldığı iddia edilen sabit yatırımların usulüne uygun delilerle davacı tarafından bayi adına işletmeye inşa edildiğinin kanıtlanamamış olmasına göre, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan... · e-imzalıdır Üye... · e-imzalıdır Üye... · e-imzalıdır Katip... · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/2925, K. 2021/1363, 16 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama