KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi ... T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi .... Hakkında Karar Verilmesi)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2018/3032
- Karar No
- 2021/1742
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2021
Karar Metni
1.056 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2018
ESAS NO .....
KARAR TARİHİ : 02/11/2021
YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2021
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince kira bedellerinin süresinde ödenmemesi üzerine davalıya ihtarname keşide edildiğini, ancak davalının borcun ödenmediğini, kira konusu malların da müvekkiline teslim edilmediğini beyanla sözleşmeye konu malların iadesini, aynen iadenin mümkün olmaması halinde dava tarihindeki değerlerinin ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davanın reddi isteminde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacı tarafından kira bedelinin ödenmemesi nedeni ile davalıya ihtarname keşide edildiği ve 60 gün içerisinde kira bedelinin ödenmesi ödenmemesi halinde sürenin bitiminden itibaren 5 gün içerisinde malların bankaya aynen iadesinin bildirildiği, ancak davacı yanca ihtarnamede belirtilen 60 günlük sürenin bitiminden önce dava açıldığı, bu durumda sözleşmenin fesih edildiğinin kabul edilemeyeceği, davacının ödenmeyen kira bedelleri ile malların iadesini isteyemeyeceği, ancak ödenmemiş kira bedelini kar payı ile birlikte talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, sözleşmenin tamamen reddi gerektiğini, dava tarihi itibariyle davacının müvekkilinden ödenmemiş kira bedellerinin tahsilini isteminde bulunmasının yasal olmadığını, mahkemece dava değeri davacı tarafından belirtilen dava dilekçesinde belirtilen değerin esas alınmasının hatalı olduğunu, 22.03.2017 tarihli dilekçesinde 599.435,00.-TL olarak dava değerini bildirdiklerini, bu tutar üzerinden vekalet ücretinin hesaplanması gerekirken eksik hesaplandığını, yine yargılama gideri için yapılan oranlamada da bu tutarın esas alınması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21. maddesinin 12. bendinde kira bedelinin ödenmemesi halinin derhal fesih hali olarak düzenlendiğini, bu bakımdan dava tarihinde sözleşmenin zaten feshedilmiş olduğunu, yine sözleşme hükmü uyarınca tüm alacağın fesih ile muaccel hale geldiğini, vadesi gelmeyen tüm kira bedellerinin de davalı şirketten tahsil edilerek temlik alan müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, 6361 sayılı Kanun’un 33. Maddesinde malların iadesi ile birlikte vadesi gelmemiş kira bedellerinin de talep edilemeyeceği yönünde her hangi bir hüküm bulunmadığını, taraflar arasında bu yönde sözleşme akdedildiğini,
kanun düzenlemesinin emredici olmadığını, süresinden önce dava açıldığının kabul edilmesi halinde dahi yargılama sırasında da malların teslim edilmediğini, ayrıca kira bedellerinin de ödenmediğini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, finansal kiralama sözleşmesinin fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, ödenmeye kira alacaklarının talep edilip edilemeyeceği, vekalet ücreti ve yargılama giderleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, finansal kiralama sözleşmesi nedeni ile davalıya kiralanan araçların iadesi mümkün olmazsa bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
I-Mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle 6361 sayılı Kanun'un 31. maddesinde öngörülen 60 günlük ödeme süresinin bitiminden önce dava açılmış olması nedeni ile sözleşmenin feshinin gerçekleşmediğinin kabulü ile ödenmeyen kira bedellerine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Davalı vekilinin red kapsamı dışında kalan istinaf itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece davalı lehine reddedilen tutar üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiş ise de, dava değerinin yanılgılı değerlendirme ile ıslah edilen tutar olan 599.935,00.-TL olarak değil dava dilekçesinde gösterilen miktar esas alındığının anlaşılması karşısında davalı yanın vekalet ücretine ve yargılama giderlerine yönelik istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerekmiş, ancak bu yanılgının yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmemesi nedeni ile HMK m. 353/1-b-2 hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/3032, K. 2021/1742, 2 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama