KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/620
- Karar No
- 2021/1867
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2021
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·20 bölüm
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ....... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2018
ESAS-KARAR NO ....
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 16/11/2021
YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2021
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari satım ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin almış olduğu mal bedelinin teminatı olarak davalıya 13.000,00.-TL tutarlı malen kayıtlı bono verildiğini, satın alınan malların bedelinin nakden ödendiğini, ayrıca bir kısım malın davalıya iade edildiğini, müvekkili tarafından fazla ödenen tutarın ve teminat olarak verilen bononun iadesi istenilmesine karşın davalı yanca iade edilmediği gibi bono üzerinde tahrifat yapılarak aleyhine takibe girişildiğini beyanla davacının borçlu olmadığının tespitini ve % 20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili için takibe geçtiklerini, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının iadeye ilişkin faturasının müvekkili kayıtlarına işlendiğini, ancak iade faturası akabinde davacının mal aldığını ileri sürerek davanın reddi isteminde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporuna göre tarafların defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının 11.677,15.-TL alacaklı olduğu, ancak davacının ticari defterinde kayıtlı olmayan 1.000,00.-TL vade farkı ve 3.281,01.-TL dava dışı şirket alacağının takibe konu bono kapsamında talep edilebileceği hususunda sözleşme yapılmış olması gerektiği, bu alacaklara ilişkin davalının yazılı delille alacağı ispat edemediği, 542,00.-TL tutarlı faturanın ise davacı yanca kabul edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 10.000,00.-TL bononun 2.603,86.-TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödemeler, iade faturası ve davalı şirket tarafından düzenlenen ve müvekkili tarafından kabul edilmeyen faturalar dikkate alındığında toplam 6.901,87.-TL alacalı olduklarını, bilirkişinin ödemeleri dikkate almadığını, yine davalının icra takibine konu alacak talebi ile mahkeme kararında kabul edilen miktarın örtüşmediğini, davacının alacak talebi içerisinde 1.000,00.-TL’lik vade farkı, 3.281,01.-TL’lik dava dışı şirket alacağı ile müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyen 4 adet fatura tutarı karşılığı toplam 2.248,01.-TL neticesinde 5.987,02.-TL’lik kısım yerine 2.603,86.-TL miktarlık kısmından borçlu olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davacının davalıya borçlu olup olmadığı ve miktarı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bonoya dayalı takip nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle ispat yükü kendi üzerinde olan davacının takibe konu bononun teminat olarak düzenlediği ve borçlu olmadıklarını ispat edememiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2019/620, K. 2021/1867, 16 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama