KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi .... T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi .... Hakkında Karar Verilmesi )
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1408
- Karar No
- 2021/2085
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2021
Karar Metni
1.627 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2017
ESAS NO ......
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile birleşen dosya davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili asıl davada, 13.08.2011 tarihinde müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı, sürücüsü ... olan ... plaka sayılı yolcu münibüsünün, ... ilçesi istikametinden Mardin ili istikametine seyir halinde iken aynı istikamette seyir halinde olan sürücü... yönetimindeki ... plaka sayılı yolcu münibüsünün sol arka tampon bölümüne çarparak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını belirterek şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25.05.2017 harç tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 19.952,35 TL'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili birleşen davada, asıl davada belirtilen olay kapsamında kazaya karışan araçların yolcu taşımacılığı işi yaptığını ve bu nedenle her iki aracında kaza tarihinde zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yaptırması gerektiği halde bu sigortayı yaptırmadıklarından dolayı ilgili yasa gereğince ... Hesabının bu poliçe limiti kadar zarardan sorumlu olduğunu bildirerek şimdilik 4.124,64 TL geçici işgöremezlik ve 139.053,35 TL sürekli işgöremezlik zararı olmak üzere toplam 143.177,99 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Hesabından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25.05.2017 harç tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 200.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Asıl davada davalı vekili, davalı aracın münibüs olduğunu ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının bulunması ve bu sigortanın araçta yolcu olarak bulunan davacının zararlarını karşılaması gerektiğini, kazada birçok şahsın yaralandığını garameten poliçe limitinin paylaşılacağını, kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin de yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, dava konusu taşımanın 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunun 17. Maddesi kapsamında Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğuna bağlanan bir faaliyet niteliğini taşımadığını, bu nedenle müvekkilinin olayda sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, kazaya karışan ve olayın gerçekleşmesinde % 100 kusurlu bulunan ... plakalı minibüsün yolculuk-taşımacılık işi yaptığı, kaza tarihi itibariyle Karayolu Zorunlu Taşımacılık Sigortasının bulunmadığı, daha sonraki tarihleri kapsayan sigortalarının bulunduğu, bu nedenle söz konusu aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Kanunu kapsamında bu sigortayı yaptırmasının zorunlu olduğu, ancak kaza tarihi itibariyle yaptırılmadığından, davacının oluşan maluliyet zararlarında öncelikle sigorta poliçesi limitine kadar ...
Hesabının, poliçe limitini aşan kısım yönünde ise sıralı sorumluluk ilkesi gereğince söz konusu aracın ZMSS ( trafik ) poliçesinin yaptıran davalı ... Sigortanın sorumlu olduğu belirtilerek asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-birleşen dosya davalı vekili tarafından; Dava konusu taşımanın Karayolu Taşıma Kanunu’nun 17. maddesi kapsamında bir şehirlerarası taşıma olmadığı ve bu nedenle zorunlu taşımacılık sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunmadığı, sıralı sorumluluk ilkesinin her iki sigorta branşında da poliçenin var olması halinde uygulanmasının mümkün olduğu, Katılma yoluyla istinaf eden- davacı vekili tarafından; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, asıl davada yönünden mahkemece hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğu bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık zorunlu taşımacılık sigortası bulunmayan kazaya karışan araçlar nedeniyle ... hesabının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, asıl davada hükmedilen tazminatın kapsamı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemenin gerekçeli kararı davacı vekiline 07.11.2017 tarihinde birleşen dosya davalısı ... Hesabına ise 15.11.2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Birleşen dosya davalısı ... Hesabı tarafından birleşen dosya 20.11.2017 tarihinde istinaf edilmiş olup, 12.12.2017 tarihinde davacı vekiline bu dilekçe tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından 26.12.2017 tarihinde asıl dava katılma yoluyla istinaf edilmiştir. Birleşen davalar bağımsızlıklarını korurlar.
Somut olayda birleşen davalı vekilinin birleşen davayı istinaf ettiği anlaşılmış olup, katılma yoluyla davacı vekili tarafından bu dilekçenin tebliğinden itibaren asıl davanın istinaf edilebilmesi mümkün değildir. Davacı vekili istinaf itirazlarını gerekçeli kararın kendisine tebliğinden itibaren istinaf süresi içerisinde vermesi halinde anılan dilekçesinin katılma yoluyla değil, normal istinaf dilekçesi olarak kabul edilebilmesi mümkün olacaktır.
Ancak somut olayda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmadığından 6100 sayılı HMK 352.madde uyarınca davacının istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dosya davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava konusu olayın, 13.08.2011 tarihinde sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı yolcu minibüsünün, ... ilçesi istikametinden Mardin ili istikametine seyir halinde olduğu sırada, aynı istimakemette seyir halinde olan sürücüsü... yönetimindeki ... plaka sayılı yolcu minibüsüne arkadan çarparak, kendi aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın takla atması ve araç içinde yolcu olarak bulunan davacının yaralanması şeklinde meydana geldiği, kazaya karışan her iki aracın da Midyat Mardin arasında çalıştığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan 26.08.2016 tarihli rapora da kazanın meydana gelmesinde davalı ... Sigorta AŞ nezdinde ZMSS poliçesi olan ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacının..... Başkanlığından alınan 20.05.2014 tarihli raporunda; genel çalışma gücünün %32.3'ünü kaybettiği, 6 ay süre ile işgöremezlik halinde kaldığı ve bir başkasının devamı suretle bakımına muhtaç olmadığı belirtilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi rapor ve ek raporlarında; hesap tarihi itibariyle 2017 yılı asgari ücret verileri, davacının maluliyet oranı, yaşı, PMF yaşam tablosona göre yaşayacağı baki ömrü nazara alınarak yapılan hesaplamaya göre geçici işgöremezlik ve sürekli işgöremezlik tazminatının toplam 219.952,35 TL olduğu tespit edilmiştir.
Dava; taşıma esnasında meydana gelen kazayı yapan aracın, karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması sebebiyle davalı ... Hesabı'ndan maddi tazminat istemine ilişkindir.
... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi; "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı'na başvurulabilir" düzenlemesini yapmıştır.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun "Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı bölümünde düzenlenmiş olup; Kanunun 17. maddesinde "Şehirlerarası ve Uluslararası yolcu taşımacıları, duraklamalar dahil olmak üzere kalkış noktasından, varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyanın zarara uğramasından dolayı sorumludurlar" düzenlemesi yapıldıktan sonra, 18. maddesinde "Taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun'un 17. maddesinden doğan sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar" düzenlemesine yer verilmiştir.
... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta AŞ nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde ZMSS poliçesinin bulunduğu ve poliçe limitinin kişi başına 200.000,00 TL olduğu, kazaya karışan her iki münibüsün de kaza tarihini kapsar şekilde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin bulunmadığı dosya kapsamı ile sabittir.
Yine; 4925 Sayılı Taşımacılık Kanunu kapsamında kalan taşımalar için Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılmasının zorunlu olduğu düzenlenmiş, aynı Yasanın 2.maddesinde İl ve ilçe trafik komisyonlarına taşımaların düzenlenmesi konusunda yetki verilmiştir.
Dosya kapsamında Mardin İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazılan müzekkereye verilen cevapta 13.08.2011 tarihini kapsayan dönemde ... ilçesi Mardin ili güzergahına yönelik olarak zorunlu taşımacılık mali sorumluluk sigortası yaptırılması konusunda karar alınmadığı bildirilmiştir.
Kazaya karışan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma mecburiyeti bulunmadığı anlaşıldığından somut olayda sıralı sorumluluk ilkesi gereği aracın meydana gelen zarardan öncelikle aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının bulunmaması nedeniyle ... hesabının sorumlu olacağına ilişkin mahkemenin kabulü yerinde olmadığından birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya yönelik katılma yoluyla istinaf itirazlarının birleşen davalar bağımsızlıklarını korurduklarından, süresinden sonra istinaf itirazları ileri sürdüğünden süreden reddine birleşen davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2020/1408, K. 2021/2085, 20 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama