KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2022
- Esas no
- 2020/809 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2022/1742
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/11/2019
- Esas-karar no
- 2014/255 E 2019/1203 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 19/01/2023
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı, aleyhine davalı tarafından Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2013/10773 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bono altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, senetteki ... yazısının ve imzanın davacıya ait olduğu belirtilerek davanın reddine, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Senetteki imzaların ve yazının müvekkiline ait olmadığını, dosya kapsamında alınan ilk raporda açıkça imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, mahkemece ikinci rapordaki müvekkiline ait ismin müvekkilinin eli ürünü olduğuna ilişkin görüş nedeniyle davanın kabulüne karar verildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve definin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2013/10773 Esas sayılı dosyasının tetkikinde, davalı tarafından davacı aleyhine 14.04.2013 tanzim tarihli 7.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan 02.10.2017 kök ve 04.07.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda senetteki imzalar ile davacının mukayese imzaları arasında şekil yönünden belirgin farklılıklar olduğu, senetteki imzanın belirgin harf karakteri içermediği, mukayese imzalarının belirgin harf karakteri içerdiği, taklit açısından kolay algılanabilecek yapılar ihtiva etmedikleri, istikrar unsurları içerdikleri, gelişmiş imzalar olduğu, bu sebeple senetteki imzanın davacıya ait olmadığı, senetteki ... yazısının davacının eli ürünü olduğu, muhtevadaki diğer yazı ve rakamların ... elinden çıkmadığı belirtilmiştir
Dosya kapsamında alınan 27/05/2019 tarihli 2019/ 3682 sayılı ATK raporunda, senetteki ... isim yazısının davacının eli ürünü olduğu, senette ... adına atılı basit tersimli imzalar ile ... 'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların isim yazısı ile birlikte değerlendirildiğinde kuvvetle muhtemel ...'nın eli ürünü olduğu, senetteki diğer yazıların ... eli ürünü olmadığı mütalaa edilmiştir.
Senedin keşideci imzası bölümünde yer alan davacı keşideciye ait isim ve soyisme dair yazının davacının eli ürünü olduğu hususunda raporlar arasında bir çelişki bulunmadığı, ATK raporunda dava konusu senet altındaki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğu hususunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2020/809, K. 2022/1742, 15 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama