KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2024
- Esas no
- 2021/1395 (KABUL- DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/28 HAKKINDA HÜKÜM KURULMASI
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/07/2021
- Esas no
- 2017/307 E 2021/530 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 23/02/2024
Karar Metni
1.093 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı ... tarafından Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2017/4716 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bononun müvekkili tarafından davalı ...’e teminat amacıyla imzalı ve boş olarak verilen bir bono olduğunu, bedelsiz olduğu halde sonradan doldurularak müvekkilinin ilişkisinin bulunmadığı davalı ...’nin ismi yazılarak icra takibine konu edildiği belirterek müvekkilinin icra takibi ve bono nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili, dava konusu senedin teminat senedi olduğu hususunun usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olmadığı belirtilerek davanın kabulüne, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı ... vekili tarafından;
Mahkemece davacı yanın dava dilekçesindeki talepleri aşılarak hüküm tesis edildiğini, dava konusu senedin teminat senedi olduğu hususunun usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerektiğini, lehdar olarak müvekkilinin isminin yer aldığını, senedin nakden kaydı ile düzenlendiğini, mahkemenin gerekçesine konu ettiği kişi ya da ilişkilerle müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu senedi ...’den beyaz ciro ile devraldığını,
İstinaf eden diğer davalılar vekili tarafından;
Müvekkillerinin senet üzerinde imzalarının bulunmadığını, takipte de taraf olmadıklarını, davacının iddialarını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bono nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedinin teminat olarak boş olarak verildiği ve sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve bedelsiz olduğu iddialarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2017/4716 Esas sayılı dosyasının fotokopisinin incelenmesinden, davalı ... tarafından davacı aleyhine asıl alacak ve ferileri ile birlikte toplam 116.575,17 TL alacağın tahsili talebi ile kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.
Takibe dayanak bono fotokopisinin incelenmesinden 01/02/2016 tanzim 18/02/2016 vade tarihli ... tarafından nakden kaydı ile 105.000,00 TL bedelli senedin ... lehine tanzim edildiği, unsurlarının tam ve eksiksiz olduğu, senedin arka yüzünde ... isminin sonrasında ise ... isim ve imzasının yer aldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bir örneği bulunan Ankara CBS’nin 2017/73891 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden davacının şikayeti üzerine davalılar hakkında iş bu dava konusu bono ile ilgili resmi belgede sahtecilik, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması ve bedelsiz senedi kullanma suçları ile ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında KYOK kararı verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu dosya kapsamında alınan ATK raporunda keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğu, ... yazısının ise ... eli ürünü olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan protokol fotokopisinin incelenmesinden dava konusu bonodan bahsedilmediği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan yukarıdaki delillerin incelenmesinden sonra davacı yanca dava konusu senedin davalılara teminat maksadıyla boş olarak verildiği ve sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve icra takibine konu edildiği, davalıların iş ve eylem birliği içerisinde olduğu iddia edilerek menfi tespit davası açılmıştır. Davalılar ise dava konusu senedin nakden kaydı ile düzenlendiği ve davacı yanın iddialarının yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca senet üzerinde bir kısım davalıların imzasının bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar davacı yanın iddialarını ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de takip ve dava konusu bononun incelenmesinden davalılardan ...’nin isim ve imzasının yer almadığı, diğer davalı ...’nin ismi yer alsa dahi bu yazının ona ait olmadığı soruşturma dosyası kapsamı itibariyle belirlenmiş olup, icra takibinde de bu davalıların sıfatlarının bulunmadığı gözetildiğinde davacı yanca bu davalılara karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.
Diğer davalı ... yönünden ise, davalının senette lehdar, davacının ise keşideci olduğu, senedin lehdar tarafından keşideci aleyhine icra takibine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla konu edildiği, senet üzerinde nakden kaydının yer aldığı, senedin teminat senedi olduğu, boş olarak verildiği ve sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının usulüne uygun delillerle ispat edilemediği gözetildiğinde mahkemce bu davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının iş bu davada haksız ise de mahkemece tedbir talebinin reddine karar verildiğinden alacaklının alacağını geç ulaştığından söz edilemeyeceğinden davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davalı yanın istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/1395, K. 2024/28, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama