KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2023
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1498 - 2023/1738
- Esas no
- 2021/1498 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2023/1738 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/06/2021
- Esas no
- 2020/61 E 2021/407 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 16/01/2024
Karar Metni
1.217 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal satarak teslim ettiğini cari hesaba dayanak bakiye fatura bedelinin ödenmediğini alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına , %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; ... Tic. ve San. Ltd.
Şti. ismiyle faaliyet gösteren şirketten, 29.07.2019 tarihinde, davacı şirkette sigortalı çalışan olan ... tarafından, davalı şirket adına, davalı şirketin bilgisi ve haberi olmaksızın 16.200,00.-TL'lik yedek parça satın alındığını, davalının davacıya Bakırköy 40. Noterliği' nden 25.09.2019 tarihli, 26691 Yevmiye Nolu ihtarname göndererek davacı şirket tarafından gönderilen mutabakat formu üzerine davacı şirket çalışanı ...'ın yolsuzluk yaptığının anlaşıldığını, ... tarafından yolsuzluğun kabul edilerek buna karşılık kendilerine 16.200,00.-TL'lik senet verildiğini, bu nedenle borçtan sorumlu olmadıklarını" davacı şirkete bildirdiklerini,
bunun üzerine göndermiş oldukları ihtarnameye cevaben ihtarnamede ver alan hususları kabul etmediklerini belirtmekle beraber, davacı tarafın Ankara 22. İcra Dairesi 2019/15487 Esas sayılı dosvasıyla icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu ve borcu bulunmadığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: Davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 14.616,75 TL tutarında alacaklı olduğu anlaşılmakla birlikte, davalı şirket defter ve kayıtlarına göre; davacının 14.229,75.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, 387,00 TL'lik tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, davalının defter ve kayıtları esas alınmak suretiyle hükmüm tesisi yoluna gidildiği,
gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2019/15487 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 14.229,75 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın likit olduğu anlaşılmakla 14.229,75 TL’nin %20’si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; davanın kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 387,00-TL tutarlı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı bulunmadığını gösterdiğini, talepleri gibi karar verilmesi gerektiğini, davanın reddedilen miktarı 387,00-TL iken ve bu miktar üzerinden davalı yararın vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yere mahkemenin davalı lehine 2053,68-TL vekalet ücretine hükmetmesi yasaya aykırı olduğunu, belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Davalı vekili; müvekkili çalışanının habersiz davacıdan mal satın aldığını, davacı şirket çalışanın yapmış olduğu usulsüz işlem ile müvekkilnin borçlandırıldığını, müvekkilinin yapılan usulsüz işlemi cari hesap kontrolü esnasında fark eder fark etmez hemen davacı şirkete durumun ihbar edildiğini, müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; takibe ve davaya konu fatura bedelinden kaynaklanan alacak miktarı kadar davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, muhtelif tarih ve bedelli mal satımına ilişkin düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
I-Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, takibe konu faturalara konu malın teslim edildiğinin yanlar arasında çekişmesiz olmasına, davalının savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış olmasına ve takibin dayanağının faturalar olması nedeniyle alacağın likit "belirlenebilir, bilinebilir" olduğu gözetilerek,
icra inkar tazminatına hükmedilmesine bir isabetsizlik bulunmamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığından aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II- Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları değerlendirildiğinde ise
Dava itirazın iptali davasıdır.
Davacı davanın dayanağı olan takipte 14.616,75 TL asıl alacak ve 296,74 TL işlemiş faiz talep etmiş, toplam 14.913,49 TL üzerinden takibe girişmiştir. davalının itirazı üzerine açtığı itirazın iptali dava dilekçesinde açıkça davanın konusunun itirazın iptali olarak belirtilmiş, mahkemece davanın asıl alacak yönünden14.229,75 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 387,00 TL asıl alacak ve işlemiş faiz olan 296,74 yönünden reddine toplamda 683,74 TL üzerinden ret kararı verildiği anlaşılmıştır.
Reddedilen tutar üzerinden ise davacı aleyhine 2.053,68.-TL vekalet ücreti taktirine karar verilmiş ise de, AAÜT’nin 13/2.maddesi uyarınca hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği yönündeki düzenlemeye aykırılık oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin aleyhine hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile sözkonusu hatanın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeni ile HMK’nin 353/1-b-2.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin hükmünün düzeltilerek aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/1498, K. 2023/1738, 18 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama