KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Esas no
- 2021/1579 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/90
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/06/2020
- Esas-karar no
- 2018/19 E - 2020/315 K
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 14/03/2024
Karar Metni
1.305 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, dava dışı ... tarafından Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2010/8140 ve 2010/7132 E. sayılı dosyalarıyla takibe konulan 08/04/2010 tarihli 25.000,00 TL, 06/04/2010 tarihli 30.000,00 TL, 30/04/2010 tarihli 45.000,00 TL bedelli senetler yönünden hamil ...’a karşı Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/297 E. ve 2010/298 E. sayılı dosyalarıyla menfi tespit davasının açıldığını, bu çeklerden dolayı davacının lehtar gözüken ... ve ...’a borçlu olmadığını, çek keşidecisi olarak gözüken davacının yetkilileri olan ... ve ...’ün çeki keşide ettikleri tarihte şirket yetkilisi bulunmadıklarını,
davacının ... matbaasına herhangi bir borcunun olmadığını, çeki yetkisi olmadığı halde keşide eden kişilerin bu çekten dolayı bizzat sorumlu bulunduklarını belirterek toplam değeri 100.000,00 TL olan çeklerden dolayı davacının davalılar ... ve ...’a borçlu olmadığının tespiti ile Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2010/8140 ve 2010/7132 E. sayılı takiplerin iptalini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ..., ilgili çeklerin davacının 2009 yılı yevmiye defterine kayıtlı olduğunu, yetkili kişilerce imza edildiğini, çeklerin davacının borcuna karşılık olarak ... Matbaasına ciro edildiğini, taraflarınca da araç satımı nedeni ile ...'a ciro edildiğini, taraflar arasında ibraname düzenlendiği hali ile ticari ilişki bulunduğunu, çeklerin yetkili kişilerce ciro edildiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davacı yanın iddialarının doğru olmadığını, dava konusu çeklerin verilmesi ile tarafların birbirlerini ibra ettiklerini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 10.01.2009 tarihinde davacı adına çek imza eden ... şirket ortaklığından ayrılmış ve yöneticilik yetkisi kaldırılmış ise de bu durum henüz ticaret sicili gazetesi vasıtası ile ilan edilmediği, adı geçenin daha evvel yetkili olduğu ilan edildiğinden iyi niyetli 3. kişiler açısından yapacağı işlemler davacı şirketi bağlayacağı, davacı şirketin dava konusu çekleri, ...'ın şirket ortaklığından ayrılmasından sonra kabul ederek ticari defterine kaydetmiş olması nedeni ile davalıların keşide eden danışıklı ve kötü niyetli olduğuna dair iddialarına değer verilmediği,
keza basiretli davranmakla yükümlü olan davacının, kendi yetkilisi olmadığını bildiği ... tarafından imzalı çekleri alarak ... yönetiminde bulunan dönemde şirket ticari defterlerine kaydetmiş olması çeklerin ve ticari ilişkinin kabul edildiği anlamını taşımadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından;
Ana dosyanın halen derdest olduğunu, çeklerde imzası bulunan ...’ın keşide tarihinde müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, icra hukuk mahkemesinde açılan davanın sonuçlarının müvekkili lehine Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, anılan dosyalar kapsamında keşide tarihine göre inceleme yapılması gerektiği hususunun kesinleştiğini, davalı yanca ticari defterlerinin sunulmadığını, zira çeklerin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, ayrıca son alacaklı hamilin davalılar hakkında icra dosyasında herhangi bir işlem yapmadığını, iddia edildiği gibi bir araç satışının bulunmadığını, ayrıca yine davalılar lehine ticari defterlerde fazladan alacak kaydı oluşturulduğunu, davalılarının iyiniyetli olmadıklarını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve definin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2010/8140 ve 2010/7132 E. sayılı dosyalarıyla takibe konulan 3 adet çek fotokopisinin incelenmesinden;
1-... Şubesine ait, davacının ticari unvanı adı altında keşideci tarafından imzalı, lehtarı ... (...), keşide yeri Ankara, keşide tarihi 08/04/2010 olan 25.000,00 TL bedelli çek olduğu, çekin arkasının sırası ile ..., ... ve ... tarafından beyaz ciro yolu ile imza edildiği, çekin 14.04.2010 tarihinde ibraz edildiği, karşılıksızdır şerhi yazıldığı,
2-... Şubesine ait, davacının ticari unvanı adı altında keşideci tarafından imzalı, lehtarı ... (...), keşide yeri Ankara, keşide tarihi 06/04/2010 olan 30.000,00 TL bedelli çek olduğu, çekin arkasının sırası ile ..., ... ve ... tarafından beyaz ciro yolu ile imza edildiği, çekin 14.04.2010 tarihinde ibraz edildiği, karşılıksızdır şerhi yazıldığı,
3-... Şubesine ait, davacının ticari unvanı adı altında keşideci tarafından imzalı, lehtarı ... (...), keşide yeri Ankara, keşide tarihi 30/04/2010 olan 45.000,00 TL bedelli çek olduğu, çekin arkasının sırası ile ..., ... ve ... tarafından beyaz ciro yolu ile imza edildiği, çekin 14.04.2010 tarihinde ibraz edildiği, karşılıksızdır şerhi yazıldığı anlaşılmıştır.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2010/48384 soruşturma numaralı dosyasının bir örneğinin incelenmesinden; bu dosyanın müşteki ....Ltd. Şti tarafından yapılan şikayet üzerine açıldığı, sonuç olarak bu dosyada uyuşmazlığın hukuki nitelik taşıdığı belirtilerek 10/07/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür. Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın 2010/53361 sayılı soruşturma numaralı dosyasında da çekler ile ilgili yapılan soruşturma sonucunda 02/02/2011 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır. Bu kararlara yapılan itirazlar da red edilmiştir.
2011/66 Esas sayılı dosyada bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda; asıl dava yönünden 06/04/2010 tarihli 150.000,00 TL’lik çekin bedelsiz olduğunun tespit edilmediği, söz konusu çekin davacının ticari kayıtlarında yer almadığı, birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/297 E. sayılı dosyasına konu 30/04/2010 keşide tarihli 45.000,00 TL’lik çek ve aynı Mahkeme'nin 2010/298 sayılı dosyasına konu 06/04/2010 tarihli 30.000,00 TL’lik çek ve 08/04/2010 tarihli 25.000,00 TL’lik çek yönünden bu çeklerin davacı kayıtlarına göre ...’a verilen çekler olduğu ve davacı kayıtlarında bulunduğu,
10.01.2009 tarihinde 2009 yılı yevmiye defterine kaydedildiği, çeklerin keşide tarihi olan 06/04/2010 ve 08/04/2010 tarihlerinde ...’ın şirkete yetkili bulunmadığı, ancak çeklerin davacı kayıtlarında yer aldığı, bu nedenle bu çeklerden dolayı davacının sorumlu bulunduğu, birleşen 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/97 sayılı dosyasında taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin tam olarak belirlenmediği, davalının defterlerinin sunulmadığı, davacı defterlerine göre üzerinde 6.817,21 TL miktarında fazla ödeme görüldüğü, bir kısım çeklerin henüz ödenmediği, talebin 1.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
Yukarıda ayrıntısı yazılı uyuşmazlık konusu çeklerin her birinin davacının unvan adı altında ... tarafından imza edildiği, davalı ...'ın lehtar olduğu, davalı ...'ın ciranta olduğu, keşide tarihlerinin sırası ile 06/04/2010, 08/04/2010, 30/04/2010 olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın ticari defterlerinin incelenmesinde 06/04/2010, 08/04/2010, 30/04/2010 keşide tarihli çeklerin tamamının 10.01.2009 tarihinde davacıya ait 2009 yılı yevmiye defterine ... hesabı olarak kaydedildiği anlaşılmaktadır.
2011/66 Esas sayılı dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden 27.11.2007 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan ilan ile ...'ın yetkili olarak atandığı, ...'ın 08/01/2009 tarihinde şirketteki ortaklığından ayrıldığı, 19.01.2009 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan ilan ile ...'ın yetkisine son verildiği, ...'un yetkili olarak atandığının duyurulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava konusu çeklerin ileri tarihli olarak düzenlendiğine yönelik iddiaların ispat yükü üzerinde olan davalı yanca ispat edilmesine,
keşide tarihinde çeklerde imzası olan ...'ın yetkisinin iptal edildiği hususunun henüz Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmemiş olması nedeniyle iyiniyetli 3. kişiler yönünden imzanın inkarının geçerli olmamasına, davalıların iyiniyetli 3. kişi olmadıklarına yönelik davacı iddialarının ispat edilememiş olmasına göre davacı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/1579, K. 2024/90, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama