KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2023
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1635 - 2023/1718
- Esas no
- 2021/1635 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2023/1718
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/10/2021
- Esas-karar no
- 2020/460 E 2021/749 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 12/01/2024
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturadan bakiye kalan alacağının tahsili amacıyla Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5977 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, sipariş formunda davacı şirketin yetkililerin el yazısı ile siparişin teşvikli olduğunun bildirildiğini, sipariş formunda davacı tarafın yetkililerin ıslak imzası bulunmadığını, müvekkili teşvik belgesini gönderdiğini, davacı şirket sipariş verilen kabloya kapsamayacağını dolasıyla yeni bir teşvik belgesi çıkarılmasını talep ettiğini, davacı şirketin yeni teşvik belgesi gönderilmeden faturayı kestiğini, müvekkili şirkete teşviki iade taahhütlü fatura ile kesilmesini kabul edeceklerini beyan ettiklerini,
müvekkili şirkette yıllardır beraber çalıştığı güvenerek durumu kabul ettiğini ve bu anlaşmaya göre iade taahhütlü fatura keserek davacı şirkete usulüne uygun şekilde gönderdiğini, faturanın davacı şirketin tebliğ olması gereken adresine ve usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıdan 2017/2018/2019 yıllarında 2.277.369,90 TL lık mal aldığı, satın alınan mallara karşılık 14/08/2018 tarih 4812 seri nolu 61.887,86 TL miktarlı iade faturası düzenlenerek davalının ticari defter kayıtlarına işlendiği, ancak anılan faturanın davacı kayıtlarında yer almadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edildiğini, taraflar arasındaki sipariş formu incelenmesinden teşvik belgesi ile satım sözleşmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından teşvik belgesi alındığını, ancak alınan siparişin çıkarılan teşvik belgesini kapsamayacağını öğrendiğini, davacı tarafından yeniden teşvik belgesi alınması önerisinde bulunulduğunu, müvekkili tarafından yeniden teşvik belgesine başvurulduğunu, fakat davacının yeni teşvik belgesi gönderilmeden sipariş formuna konu faturayı müvekkiline gönderdiğini,
müvekkili tarafından durumun davacı yana ifade edilmesi üzerine iade faturası düzenlenmesi önerildiğini, müvekkili tarafından gönderilen iade faturasının davacı yanca teslim alındığını, ancak herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacı yanın taraflar arasındaki satımın teşvikten yararlanması halinde davacının ödenmeyen bir KDV’sinin müvekkilinden tahsili ile sebepsiz zenginleşeceğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturadan bakiye kalan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2020/5977 E. sayılı dosyasının örneğinin incelenmesinden davacı tarafından davalı aleyhine faturadan bakiye kalan toplam 62.400,77 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, takibe süresi içerisinde itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece her iki yana ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi sonucunda davalının ticari defter kayıtlarına göre davacıya borcunun bulunmadığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 61.887,86 TL alacaklı olduğu, taraf defterleri arasında 61.887,86 TL takip miktarı kadar fark olduğu, farkın nedeninin ise davalı tarafından, davacıya düzenlenen 14/08/2018 tarih 4812 seri nolu 61.887,86 TL iade faturasından kaynaklandığı, iade faturasının davalının ticari defter kayıtlarında bulunduğu davacının ticari defter kayıtlarında bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan sipariş formunun incelenmesinden teşvikli alacak kaydının bulunduğu, davalı tarafından sunulan sipariş formuna davacı yanca herhangi bir itirazda bulunulmadığı, malların teslim edildiği hususunun ihtilafsız olduğu, teslim edilen mallara ait fatura ile iade faturasının karşılaştırılmasında iadenin içeriği açıkça belirgin değil ise de KDV’den kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davalı yanın iddiaları üzerinde durulmadığı, davalı tarafından söz konusu faturaya konu mallar ile ilgili olarak teşvik belgesi alınıp alınmadığı, davacı yanca iddia edildiği gibi alınmış ise bu teşvik belgesi kullanılarak KDV ödemesi yapılıp yapılmadığı araştırılıp, gerektiğinde konusunda uzman bir bilirkişiden görüş alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/1635, K. 2023/1718, 15 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama