KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2023
- Esas no
- 2021/1643 (KABUL- DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2023/1519 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/09/2021
- Esas-karar no
- 2019/717 E - 2021/577 K
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 27/11/2023
Karar Metni
1.367 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketle davalı şirket arasında takip öncesi devam eden ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketin ilaç deposu olarak faaliyet göstermekte olduğunu davalı taraf ile siparişi üzerine çeşitli tarihlerde çeşitli ilaç ve sağlık ürünleri satışının yapıldığını, ürünlerin satışı hususunda davalı tarafın bir itirazının bulunmadığını, müvekkilinin davalı firmaya çeşitli tarihlerde ve çeşitli miktarlarda faturalar tanzim ederek ve davalı yana gönderdiğini, davalı tarafın , söz konusu ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap ekstresi borcunu ödemediğini,
cari hesap ekstresinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara 29.İcra Müdürlüğü 2019/13091 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu bildirerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin mevcut olmadığı, davaya konu 38 adet faturanın işlendiği 2019 yılına ait ticari defterlerin, usulüne uygun tasdik ettirilip işlendiği, muhasebe kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, HMK ve TTK’ya uygun olduğu, davacı şirketin, ilgili vergi dairesine gerekli beyannameleri verdiği ve ticari defterlerde muhasebe kayıtlarının yapıldığı ve birbiri ile uyumlu olduğu, davalı tarafın; davaya konu 38 adet faturayı, ticari defterlerine işleyerek muhasebe kayıtlarını yapmasına rağmen, anılan faturalar ile ilgili olarak; ilgili vergi dairesine Form/ba beyannamesini vermediği,
davaya konu 38 adet fatura ve fatura içeriğine davalı tarafın 8 günlük yasal süresi içerisinde itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığı, yine davalı tarafça anılan faturalara “işlendi” kasesinin vurulduğu, davacı şirketin, davalı adına düzenlediği, 38 adet toplam 33.845,23 TL bedelli faturalar için davalı tarafça toplam 542,06 TL ödeme yapıldığı,
bakiye 33.303,17 TL için (kısmen veya tamamen) herhangi bir ödeme belgesi ibraz olunmadığından davanın kabulü ile davalının Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2019/13091 Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin 33.303,17 TL asıl alacak, 729,48 TL ticari temerrüt faizi olmak üzere toplam 34.032,65 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmesine, asıl alacağın %20'si oranında olan 6.660,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; Borçlu müvekkilinin itirazında borcun kendisine ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davaya konu ödeme emrinde faizin çok yüksek ve fahiş olduğu, mahkemede bu hususta bir karar verilmediği, alacaklı davacının ödeme emrinde talep ettiği faiz oranına yerel mahkemece karar verilmesi gerekirken göz ardı edilerek hesaplama yaptırıldığı, yasal faiz olan %9 üzerinden hesap yapmak gerektiği, belirtilen sebeple ve HMK m. 355 hükmü gereğince re’sen gözetilecek nedenlerle istinaf incelemesi yapılarak mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davaya konu alacağın kapsam ve miktarı hususu uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satıma dayalı fatura alacağının tahsili isteğine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2019/13091 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklının ....Ltd.Şti. Borçlunun ... olduğu; 33.303,17 TL cari hesap, 729,48 TL TL (%19,5) Değişen oranlarda ticari temerrüt faizi) olmak üzere 34.032,65 TL toplam alacak için 26/09/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.Takibin dayanağı cari hesap ekstresidir.Davalı-borçlu mükerrer takibe , borca ve faize itiraz etmiştir.Davacı tarafça gönderilen bir ihtara rastlanmamıştır.
Davalı şirketin Gelir İdaresi Başkanlığı Yenimahalle Vergi Dairesi Müdürlüğünün 12.02.2021 tarihli ve 53310 sayılı yazısı ve ekinde bulunan; davalıya ait 2018 ve 2019 dönemi Form/Ba beyannamelerinin gönderdiği anlaşılmıştır.
Davacı şirketin Gelir İdaresi Başkanlığı Ankara Vergi Dairesi Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğüne ba) Toplam 6 (altı) sayfalık davacı şirkete ait 2018 yılı Form Ba/Bs analiz ekranı çıktılarında, davalı tarafa yapılan mal ve hizmet satışına ait herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan Mali Müşavir bilirkişi 31/05/2021 tarihli raporunda.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin mevcut olmadığı, davaya konu 38 adet faturanın işlendiği 2019 yılına ait ticari defterlerin, usulüne uygun tasdik ettirilip işlendiği, muhasebe kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, HMK ve TTK’ya uygun olduğu, davacı şirketin, ilgili vergi dairesine gerekli beyannameleri verdiği ve ticari defterlerde muhasebe kayıtlarının yapıldığı ve birbiri ile uyumlu olduğu, davalı tarafın; davaya konu 38 adet faturayı, ticari defterlerine işleyerek muhasebe kayıtlarını yapmasına rağmen, anılan faturalar ile ilgili olarak; ilgili vergi dairesine Form/ba beyannamesini vermediği,
davaya konu 38 adet fatura ve fatura içeriğine davalı tarafın 8 günlük yasal süresi içerisinde itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığı, yine davalı tarafça anılan faturalara “İşlendi” kasesinin vurulduğu, davacı şirketin, davalı adına düzenlediği, 38 adet toplam 33.845,23 TL bedelli faturalar için davalı tarafça toplam 542,06 TL ödeme yapıldığı, bakiye 33.303,17 TL için (kısmen veya tamamen) herhangi bir ödeme belgesine dosyasında rastlanmadığından, işbu dava dosyasında bulunan cari hesap ekstresinde kayıtlı 33.303,17 TL’lik alacak tutarının.
Ankara 29. İcra Müdürlüğü 2019/13091 Esas sayılı dosyasındaki 26.09.2019 tarihli takipte ödeme emrinde yazılı 33.303,17 TL’lik faturaya bağlı borç miktarı ile uyumlu olduğunun ticari defter muhasebe kayıtları ile sabit olduğu, davacı şirketin; davalı taraftan, dava konusu 38 adet faturaya bağlı olarak 33.303,17 TL tutarında asıl alacağının oluştuğu ve ayrıca asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren fiili tahsil tarihi itibariyle hesaplanabilecek değişen oranlarda işleyecek faiz alacağının da oluşmuş olduğu bildirilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davalı vekilinin sair itirazları yerinde değilse de dava ve takibe konu alacak nedeniyle davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosyada bilgi belge olmamasına rağmen mahkemece 729,48TL işlemiş faiz alacağına hükmedilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü ile hükmün HMK'nin 353/1.b.2.maddesi gereğince işlemiş faiz kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/1643, K. 2023/1519, 14 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama