KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- Esas no
- 2021/451 (KABUL- DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2023/602 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/12/2020
- Esas-karar no
- 2019/281 E - 2020/752 K
- Davacılar
- —
- Vekili
- Av. ... -[elektronik tebligat ]
- Davalı
- ... -TCKN: ...
Karar Metni
1.649 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
...
VEKİLİ
Av. ... -[elektronik tebligat ]
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 27/04/2023
YAZILDIĞI TARİH : 27/05/2023
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacılar vekili, davalı taraf ve müvekkilinin akraba olduğunu, tarafların 12.11.2018 tarihinde davalı tarafa ait ... plaka sayılı aracın satışı konusunda görüşmelere başladıklarını ve bu aracın 18.000,00TL karşılığında müvekkiline satışı konusunda anlaştıklarını, tarafların yakın akraba oldukları için sözleşme yapmadıklarını, tarafların aralarındaki alışverişe resmiyet kazandırmak için iki adet bono düzenlediklerini, müvekkilinin aracı teslim aldıktan sonra kullanmaya başladığını ancak çok kısa bir süre geçmesine rağmen aracın arıza yaptığını,
müvekkilinin aracı tamire götürdüğünü ve tamircinin aracı muayene ettikten sonra müvekkiline aracın motorunun çöktüğünü, ayıplı mal satın aldığını beyan ettiğini, müvekkilinin bunun üzerine keşide ettiği iki tane bononun kendisine iade edilmesini söylediğini, daha sonra aracın davalı tarafça başkasına satıldığını, her iki bononun da geçerliliğinin kalmadığını belirterek,
müvekkili tarafından keşide edilen 11.12.2018 keşide tarihli ve 01.01.2019 ödeme tarihli 11.000 TLlik ve 7.000 TLlik bonoların iptaline, Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/1944 E sayılı dosyasında açılan icra takibinde müvekkili ve müvekkili şirketin borçlu olmadıklarının tespitine ve bu icra takibinin iptaline, davalı taraf açıkça kötü niyetli olduğundan müvekkili lehine alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacının dilekçesinde belirttiği iddiaların doğru olmadığını, davacının müvekkilinden ... plakalı aracı ileride satın alma opsiyonlu olarak teslim aldığını, müvekkilinin de aracın ihtimal dahilinde satın alınıncaya ve tescili yapılıncaya kadar geçecek zamanda aracın davacı tarafça kullanıldığı sürece davacıdan kaynaklı herhangi bir zarar gelmesi ve ödenecek kiraya istinaden müvekkilini temin edecek 01.01.2019 vadeli 11.000,00 TLlik bono verdiğini,
aracın yaklaşık 4-5 ay davacı tarafından kullanıldığı süre boyunca müvekkiline herhangi bir kira ödemesi olmadığı gibi aracın motor bloğunu kırarak müvekkiline iade etmek istediğini, davacının bahsettiği gibi sadece aracın bedeli olarak verilmiş bir bononun söz konusu olmadığını, satış sözleşmesinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin yaşanılan bu olumsuzluklardan sonra aracı ağır hasarlı haliyle talip olan başka birine sattığını, bonodaki malen ibaresini zorlama bir yorumla araç bedeli olarak gösterilmesini kabul etmediklerini belirterek,
haksız ve mesnetsiz davanın reddini, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıya yükletilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davacılar ile davalı arasında ... plakalı aracın satımı konusunda tarafların haricen anlaştığı bunun karşılığında davalı alacaklı tarafından biri takibe konulan bono olmak üzere iki adet senet alındığı, senetlerin vadesi gelmesine rağmen ödenmeyince haricen satılan aracın tekrar davacıdan alınarak davalının uhdesine döndüğünü, 2918 sayılı KTK 20/d maddesi uyarınca trafikte tescilli araçların noter dışında satış ve devirlerinin geçersiz olduğu, geçersiz satışlarda herkesin aldığını aynen iade ile yükümlü olduğu,
dava konusu aracın tamir için bırakıldığı yerden davalı tarafından alınarak dava dışı 3. kişiye satılmak suretiyle iade edildiğine göre bu aracın satış bedeline karşılık verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan dava konusu bonoların da davacıya iadesi gerektiği, ancak, davalı davaya konu olan aracın, davacıya teslim edildiği andaki durumuyla iade edilmediğini, başka bir ifadeyle davacıların elindeyken hasarlandığını savunduğu, davacının harici alım satım sırasında dava konusu aracı ne şekilde teslim almış ise de iade ederken de aynı şekilde teslim etmekle mükellef olduğu,
(Yargıtay 19. HD 2005/7593 E - 2006/2107 K sayılı 03/03/2006 tarihli kararı), davaya konu senetlerin malen kaydı ile düzenlendiği, yargılamaya ve kabullere göre senetlerin mal karşılığı düzenlendiği tartışmasız hale gelmekle birlikte davalının senetlerin aracın davacıda kaldığı zaman diliminde hasarlanması ve kira bedeli karşılığı elinde kaldığını savunduğundan ispat külfetinin davalıda olduğu (Yargıtay 19. HD 2013/435 E - 2013/3283 K sayılı 21/02/2013), davacı satışa konu aracın arızalı çıktığını, satın alındıktan sonra yolda kaldığını, tamir için sanayiye bırakıldığını ileri sürerken davalı yan aracın sağlam olarak teslim edildiğini,
aracın davacıların elindeyken bozulduğunu savunduğu, ispat külfeti davalıda olduğundan aracın ayıpsız ve hasarsız olarak davacılara teslim edildiğini ispat etmek zorunda olduğu, satışa konu aracın tamir için bırakıldığı sanayiden davalı tarafından alındığı ve 3. kişiye satıldığı, aracın hangi tarih aralığında hasarlandığının tespiti bakımından maddi delilleri gösterir bir tespit yaptırılmadığından tek başına tanık beyanlarının aracın sağlam olarak teslim edildiği ve davacıların elindeyken hasarlandığı olgusunu ispata elverişli olmadığından,
bu iddia (yemin deliline de açık biçimde dayanılmadığından) ispat edilemediğinden davanın kabulüne, davalı noter satışı yapmadığı aracı geri alarak başkasına satmasına rağmen bonoyu takibe koyarak haksız ve kötü niyetli takip yaptığından davalı aleyhine tazminata hükmolunduğu gerekçesi ile Davanın Kabulüne, Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/1944 E sayılı dosyasında takibe konu 12.11.2018 keşide tarihli, 1.1.2019 ödeme tarihli 11000 TLlik bono nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Borçlusu davacılar olan 12.11.2018 keşide tarihli, 1.1.2019 ödeme tarihli 11000 TLlik ve 7000 TLlik iki adet toplam 18000 TL bedelli bonoların iptaline, 11000 TLlik asıl alacağın %20 sine karşılık gelen 2200 TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından.
İcra takibine konu olan bononun 12.11.2018 düzenleme 01.01.2019 vade tarihli 11.000,00 TL bedelli bono olduğu, bunun haricinde ellerinde herhangi bir bono olmayıp davacı tarafından da herhangi bir sureti sunulan bir bono da olmadığı için ve taraflarınca da böyle bir bono kabul edilmediğinden yerel mahkeme 7.000,00 TL bedelli hayali bir bono üzerinden de karar verdiği, davacının müvekkilinden ... plakalı aracı satın alma opsiyonlu olarak teslim aldığı, aracın satışını ve devrini noter kurumundan adına tescil ettirdiği, aracın davacının iddiasında belirttiği gibi sadece satım olgusu üzerine verilmiş bir bono söz konusu olmadığı,
satış olmuş olsaydı devir ve tescilin noterden yapılması gerekeceği, bononun veriliş amacının, aracın davacının kullanımında kaldığı sürece satın alma kararını verinceye kadar araca vereceği zararlar ve kullanımında kaldığı sürece ödeyeceği kiraya istinaden olduğu, aracın sağlam teslim edilip edilmemesinin davanın konusu olmadığı, davacı tarafın 18.000,00 TL' lik dava konusunu yazılı belge ile ispat etmesi gerekirken tanık beyanına dayanması ve bu doğrultuda hüküm kurulmasının hatalı olduğu, yokluğumuzda davacının tanığını dinlenmesinin usulü bir hata olduğu bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davaya konu edilen senetlerden dolayı davacının sorumluluğunun kapsamı uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2019/1944 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı- ... tarafından davacı- borçlular aleyhine, 12/11/2018 tanzim ve 01/01/2019 vade tarihli 11.000,00 TL'lik bonoya istinaden (bono bedeli ,işlemiş faiz, ihtiyati haciz gideri vs toplam 12.029,61TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile 22.02.2019 tarihinde kambiyo takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davacı borçluya tebliğ edildiği, itiraz olmaması üzerine takibe devam edilerek haciz işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
12/11/2018 tanzim ve 01/01/2019 vade tarihli 11.000,00 TL'lik bononun, keşidecisi ..., avalist....Şti. malen ihdas edilen lehdarı ... olan senet olduğu görülmektedir.
... plaka sayılı aracın Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğünden tescil kaydı istenmiş gelen yazı cevabında aracın davacılar adına hiçbir zaman tescilinin yapılmadığı anlaşılmıştır.
Davacı dava konusu iki senedin araç bedeline karşılık davalıya verildiğini, aracın ayıplı çıkması nedeniyle iade edilmesine rağmen senetlerin iade edilmediğini bildirmiş; davalı yan ise senedin aracın kullanılması ve bu sırada hasarlanması halinde zararın karşılanması için verildiğini satım bedeli ile ilgisinin olmadığını bildirmiştir.
Senetlerden takibe konulan 12/11/2018 tanzim ve 01/01/2019 vade tarihli 11.000,00 TL'lik bononun malen ihdas nedenli olduğu; aracın davalı tarafa iade edildiği ve dava dışı kişiye satıldığı, davalı tarafın aracın hasarını kanıtlayamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince bu senede yönelik verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olup, davalının bu senede yönelik istinaf itirazı yerinde değildir.
Ne var ki 7.000,00TL olduğu bildirilen senedin icra takibine konu edilmediği, dosyaya sunulmadığı, davalının da bu senedin varlığını kabul etmediği anlaşılmakla davacı yanın bu senet yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu senet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin buna yönelik istinaf itirazı yerinde olup, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/451, K. 2023/602, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama