KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2023
- Esas no
- 2021/738 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2023/1410
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/04/2021
- Esas-karar no
- 2019/592 E - 2021/327 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 27/10/2023
Karar Metni
1.151 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; tarafların kardeş olduklarını, Müvekkilinin 2017 Ekim ayında dava dışı babası ...'in kendisine genel vekalet vermesinden dolayı babasının inşaat işleriyle ve diğer işleriyle de ilgilenmekte olduğu için abisi olan davalıdan Mayıs 2018 ve Temmuz 2018'de 30.000,00 USD tutarında 2 defa borç para aldığını, borç karşılığında davalı tarafından zorla faiz uygulaması sonucunda tarafların 39.000,00 USD tutarında iki senet düzenlediklerini, daha sonrasında davalının bu senetlere de zorla faiz işleterek müvekkilden 50.000,00 USD tutarında 2 senet aldığını ve önceden almış olduğu senetleri iade ettiğini,
davacının söz konusu senetlerin karşılığını menkul ve gayrimenkuller ile ödediğini, davalının daha sonra gayrimenkulleri zarara uğradığını belirterek geri vermek istediğini, bunun karşısında güvence olması adına, müvekkilini manevi olarak kandırarak 150.000,00 USD teminat senedi aldığını, söz konusu senedin teminat senedi olduğunun ispatı için de davalının WhatsApp hesabı üzerinden senedin teminat olarak verildiğini, herhangi bir işleme verilmeyeceğine dair yazmış olduğu kağıdın fotoğrafını müvekkile gönderdiğini,
ancak davalı zor durumda ve faiz getirisinden zararda olduğu iddiasıyla 75.000.00 TL daha alarak teminat senedini vereceğini ve bütün bu işlerin biteceğini belirtmesi üzerine, müvekkilinin babası aracılığı ile 75.000,00 TL tutarı davalıya ödeyerek teminat senedini geri aldığını daha sonra müvekkili aleyhine 150.000,00 USD tutarında Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2019/7473 E. Sayılı dosyası icra işlemi başlatılması üzerine kendisine teslim edilen teminat senedinin Ankara 16. İcra Mahkemesine 2019/631 E. Sayılı dosyasında kullanılan şikayet neticesinde ve Ankara CBS 2019/96584 Sor.
Dosyasında verilen senedin fotokopi olduğunun ortaya çıktığını, davacının davalıya borcu bulunmadığını, borcunu ödemiş olduğunu, müvekkilinin davalıya olan borcunu ödediğine dair tanıklar bulunduğunu belirterek Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2019/7473 E. Sayılı dosyası kapsamında borçlu olunmadığının tespitine, takibin iptaline, Alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkilinin, davacıya borç verdiğini ve karşılığında davacının düzenlediği senedi aldığını, alınan bilirkişi raporunda iki senet üzerindeki yazı ve imza örneklerinin davacının eli ürünü olduğunun belirlendiğini, davacının tanık dinletmesine hiçbir şekilde muvafakatleri olmadığını, üzerinde 150.000,00- usd 'lık senedin ödendiğine ilişkin kayıt bulunmayan evrakların davada delil olarak kullanılmasına onaylamadıklarını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davacı eldeki davada, davaya konu bononun teminat senedi olarak verildiğini ileri sürmekte olup, menfi tespit davalarında kural olarak davalı alacaklı alacağını ispatla yükümlü ise de, takibe konu bono kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğu,
bu durumda bonodan dolayı borçlu olunmadığına dair ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı borçlunun, takip ve dava konusu edilen bononun teminat olarak verildiğini yazılı delille kanıtlaması gerektiği, teminat iddiasının senet metninden anlaşılamadığı gibi davacının ileri sürdüğü ''teminat senedi iddiasını'' dosya kapsamına göre ispatlayamadığı davacı vekilince tarafların kardeş oldukları belirtilerek tanık deliline dayanıldığı anlaşılmış ise de; yerleşik yargısal kararlarda vurgulandığı üzere, tarafların kardeş olmakla birlikte aralarındaki ilişkinin senede bağlanmış olduğu,
senede bağlanan hususlarda ileri sürülen iddianın ise senetle ispatı gerektiği, davalı tarafça da tanık deliline muvafakat edilmediği, davacının bu yöndeki talebine itibar etmenin olanaklı bulunmadığı, bununla birlikte, davacı-borçlu aleyhine davalı-alacaklı tarafından başlatılan Ankara 14.İcra Müdürlüğünün 2019/7473 E. Sayılı takip dosyasında.
10.07.2019 Tarihinde yapılan fiili haciz işlemi esnasında davacı borçlunun ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin alacaklıya ödeme yapacağını belirttiği gibi, icra takip dosyasına sunulan 19.07.2019 tarihli dilekçesi ile de ödeme taahhüdünde bulunduğu, eldeki davanın ise bu tarihten sonra 25.10.2019 tarihinde açılmış olduğu, buna göre davacı tarafça kabul edilen bir borca ilişkin olarak menfi tespit davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalının whatsapp hesabından, takibe konu senet dışında başka bir senet bulunmadığını, yazışmaların delil başlangıcı hükmünde olduğunu, delil başlangıcı senetle ispat kuralının bir istisnası olduğundan karşı tarafın muvafakati olmadan tanık dinletme talebinin kabulü gerektiğini, davayı aydınlatmada önemli sayılacak bir delilin araştırılması yapılmadan karar verilemeyeceğini eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilin icra takibi aşamasında manevi cebir ile taahhütnameyi imzaladığını, tek nedeninin ticari işletmesinin müvekkilinin aleyhine olan bu haksız takipten etkilenerek işlerinin kötüye gitmesini engellemek olduğunu, belirterek ilk derece mahkemesinin kararını kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; senedin teminat senedi olarak verildiği anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığı, hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; takibe ve davaya konu senedin teminat olarak imzalandığı ve bedelsiz olan senet nedeniyle borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı yanca emre yazılı 150.000 USD bedelli bonoda yer alan imzayı inkâr etmediği, senedin sebepten mücerret olduğu,
6100 sayılı HMK’nun 201.maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın senetle ispatı gerektiği, somut olayda davacının, dava konusu senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiğine göre ispat külfeti davacıda olup, bu yöndeki iddialarını yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğu, davacı tarafından imzalanan bononun teminat olarak düzenlendiği iddiasının yazılı delille ispat edilmesi zorunlu olduğundan, dava konusu senet üzerinde teminat kaydının bulunmadığı, davacı senedin ödendiğine ya da bedelsiz kaldığına dair yazılı delil sunmadığı,
iddialarının usulüne uygun delillerle ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2021/738, K. 2023/1410, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama