KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili Davalılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/1082 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/1047
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/03/2022
- Esas-karar no
- 2018/389 E 2022/232 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 26/10/2024
Karar Metni
1.344 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili ; müvekkili, distribütör ve davalılar arasında 01/10/2013 tarihinden geçerli olmak üzere Açık Satış Noktası Sözleşmesi (Standart Sözleşme-Miktar Taahhütlü) bağıtlandığını, Sözleşmenin 2. maddesinde “...” adresindeki işyerinde, müvekkil şirketin yetkilendirmiş olduğu bayi veya distribütör vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini, tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı, sözleşmenin 3. maddesinde işletilmekte olunan işyerinde müvekkil şirketin pazarlama,
dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerinden 245.000 Litre miktarındaki ürünü müşterilerine satmayı, sözleşmenin 9. maddesinde işyerinde 01.10.2013 tarihinde faal olarak işletmeye açmak ve bira satışını sağlamayı, sözleşmenin 10/b maddesinde, bira satışına ilişkin faaliyetleri kısmamayı, bira satışını azaltacak davranış ve eylem içine girmemeyi, sözleşmenin10/j maddesinde marka bilinirliğine ve imajına katkı amacı ile tüketici faydasına yönelik olarak,
müvekkil şirket veya bayi veya distribütörün kendilerine sağladığı veya onlardan satın aldığı bardaklar, fıçı tesis ve benzeri bira sunumu ile ilgili malzemeler ile sadece yine müvekkil şirketin satış ve dağıtımını yaptığı ilgili ürünlerin servisini yapmayı, sözleşmenin 10/0 maddesinde, sözleşme konusu ürünleri TAPDK Toptan Satış Belgesi sahibi yetkili Bölge Distribütöründen almayı kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili tarafından davalılara 279.000,00 TL katkı sağlandığını, sözleşme devam etmesine ve tüm uyarılara rağmen ticari faaliyetlerini sonlandırdıklarını, işletmeyi kapattıklarını,
Nisan 2014 tarihinde sözleşme konusu ürünleri almadıklarını, sözleşmenin 20. ve 21. maddelerinin uygulama koşullarının oluşması karşısında ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin 21.maddesi gereği cezai şart ve katkı tutarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, ihtarnamenin semeresiz kalması karşısında icra takibine girişildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların itirazlarının iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla devamına ve davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir. Davalı ... adına vekaleten duruşmaya katılan avukatı 23/05/2019 tarihli duruşmada; sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olduğunu ancak sözleşme tarihinden önce davalı şirketi temsil yetkisinin sona erdiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davalı şirketin sözleşme süresi boyunca iş yerini açık tutmadığı, faaliyetinin devamı için gerekli olan içki ruhsatı ve iş yeri ruhsatının iptaline sebebiyet verdiği, bu durumda davacı tarafın sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, bu durumda davalının aldığı katkı payını iade etmesi ve sözleşmenin 21. maddesinde kararlaştırılan cezai şart tutarını ödemesi gerektiği, davalılardan ... hakkındaki davanın reddine, davalı şirket yönünden ise kısmen kabulüne, yine takipte istenen tutar sözleşme hükümleri çerçevesinde düzenlenen faturalara dayalı likit alacak olduğundan icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine,
Davalı ... Turizm Ticaret ve San. Ltd. Şti hakkındaki davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2018/261 E sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 409.613,19TL asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağın 1.482,49 TL'sine yasal faiz, 408.130,70 TL'sine avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, -fazlaya ilişkin istemin reddine, -hüküm altına alınan 409.613,19 TL'nin %20 oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalılardan ... ‘nın sözleşmeyi kendi adına da imzaladığını kefil sıfatıyla sorumlu bulunduğunu, katkı bedelinin de fiili ödeme tarihinden itibaren işleyecek faize hükmedilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesine dayalı cezai şart ve katkı bedeli talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı ile katkı payı alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 27. İcra Müdürlüğü’nün . 2018/261 Esas sayılı takip dosyasının tetkikinden; davacının, 279.000,00 TL cezai şart alacağı, altı adet katkı payı alacağı fatura bedeli 129.130,70-TL 70.238,52 TL işlemiş faiz, 1.134,55 delil tespiti masrafı 310,44 TL ,ihtarname masrafı, 37.50 ihtarname posta gideri olmak üzere toplamda 479.851,71 -TL üzerinden davalılar aleyhine ilamsız icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin davalılara ayrı ayrı tebliğ edildiği, davalıların süresi içerisinde takibe borcun esası yönünden itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği bu suretle davacının süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
I-)Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davalı adına vekaleten sözleşmenin yetkili temsilcisi tarafından imzalandığı, sözleşmeyi ihlal ettiği haklı olarak sözleşmenin feshiyle cezai şart ve katkı bedelinin iadesinin talep edilebileceğinin kanıtlanmış olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
II-)Somut olayda, davacı ile davalı ... Turizm Tic. Ve San. Ltd.Ş.. arasında 12/02/2014 tarihli "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşme ile belirlenen süre dolmadan davalı şirketin ticari faaliyetine son verdiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp, taraflar arasındaki ihtilafın, ticari faaliyetin sona erme sebebi, davacının cezai şart, yine davacının nakit/nakit bazlı katkı tutarı alacağının olup olmadığı, var ise miktarı, davalı ...’nın davaya dayanak olan sözleşme kapsamında davacıya karşı sorumlu olup olmadığı ve bu suretle takip tarihi itibari ile davacının alacak miktarı noktasında toplanmıştır.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 21. maddesi uyarınca sözleşmenin feshine sebebiyet verilmesi halinde “…almış olduğu nakit veya nakit bazlı mali katkılar ile kredi ve diğer her türlü sabit yatırım harcamalarının tümü ile kendisine uygulanan ıskonto tutarlarını verildiği tarihten itibaren işlemiş ticari faizi de dahil olmak üzere…..ödemeyi kabul ve taahhüt eder” şeklinde alınmış olan nakit mali katkıların verildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile iadesinin kararlaştırılmış olduğu, davacının da dava dilekçesinde mali katkıların verildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında davacı yanca davalıya yapılan katkı bedeli ödemelerine ilişkin fili ödeme tarihi tespit edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yanılgılı değerlendirme ile fili ödeme tarihinden itibaren katı bedeline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece ihtarname ve delil tespiti giderleri yönünden; HMK'nın 323. maddesine göre; ihtarname masrafları yargılama giderlerine dahil olup, HMK'nın 326/2. maddesinde davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması durumunda yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı düzenlendiğinden ihtarname ve delil tespiti masrafının yargılama giderlerine katılarak haklılık oranına göre taraflara paylaştırılması gerekirken, yargılama giderlerine katılmayarak ayrı bir alacak kalemi adı altında asıl alacak toplamına dahil edilerek hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacının diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmeden tarafların istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1082, K. 2024/1047, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama