KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2024
- Esas no
- 2022/116 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/300
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/11/2021
- Esas-karar no
- 2020/13 E 2021/865 K
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 24/04/2024
Karar Metni
982 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Ankara 17. İcra Müdürlüğü’nün 2017/7005 E. sayılı dosyası ile faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, takibe dayanak faturanın gerçek olmadığını, faturanın tarafların ticari defterlerine işlenmediğini, müvekkilinin davalıdan iddia olunan belgeye dayalı bir mal alımı olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile iddia olunan alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, takibe konu 09.04.2007 tarihli, Seri A 029946 no’lu 177.111,90 TL bedelli faturanın ve 26.01.2007 tarihli, Seri A 004276 no’lu irsaliyenin gerçek olduğunu, davacıya 46.855 adet Penye Bady (Genç Bayan)'nin 325 adet torba içerisinde davacı şirketin ortağı ... ... adresine gönderildiğini, taşımanın ... Firmasına ait ... plaka sayılı araç ile yapıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın takibinin faturaya dayalı olduğu, davalı yanca faturalara konu satım sözleşmesinin, malın teslim edildiğinin usulüne uygun delillerle ispat edilemediği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edildiği, her ne kadar ceza dosyası kapsamında KYOK kararı verilmiş ise de bu karara itiraz edildiği, kararın henüz kesinleşmediği, Bakırköy 3. ATM’nin 2017/864 E. sayılı dosyasının da istinaf aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediği, müvekkili tarafından davacıya mal teslim edildiği, bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibinin başlatıldığı, fatura tarihinden sonra ...’un davacının sigortalısı olduğunun dosya kapsamı ile tespit edildiği, sevk tarihinde de sigortasız çalışmış olmasının muhtemel olduğu, yine ambar fişinde isim ve imzası bulunan ... ile ... dinlenmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği, mahkemece yemin usulüne aykırı hareket edildiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2015/7706 Esas sayılı dosyasının tetkikinde davalı tarafından davacı aleyhine 09/04/2007 tarih Seri A 029946 nolu 177.11,90 TL bedelli faturaya dayalı 177.11.90 TL asıl alacak, 240,992,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 418.104,52 TL alacağın genel haciz yoluyla tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Yenimahalle Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 03.11.2020 tarih yazısına göre; Davalının 2007 yılında işletme hesabına göre defter tuttuğu, 31.10.2007 tarihi itibariyle faaliyetine son verdiği, Ba-Bs bildirim zorunluluğunun bulunmadığının belirtilmiştir.
SGK kayıtlarına göre 24.01.2007 tarihli sevk irsaliyesinde imzası olan ...'un 01.09.2009-10.02.2011 tarihleri arasında davacı şirkette sigortalı olarak çalıştığı anlaşılmıştır.
Dava konusu fatura ile ilgili sevk irsaliyesindeki bilgiler ''..., ...'' olarak yazılmıştır. Sevk adresi de ... ... olarak düzenlenmiştir.
Davacı şirketin ünvanı '' ...'' dir. Sicil adresi ... olup ... ve ... den oluşan iki ortaklı bir şirkettir. Fatura ''... '''adına düzenlenmiş fatura üzerinde adres olarak ... olarak yazılmıştır.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2020/217264 Soruşturma sayılı dosyasında uyuşmazlık hukuki mahiyette olduğundan KYOK kararı verilmiş, karar itiraz üzerine kesinleşmiştir.
Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin : 2017/864 Esas sayılı (Birleşen Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/ 329 esas) dosyasının incelenmesinden, ... tarafından ... aleyhine açılan davada davalı yan tarafından iş bu davadaki davacı yana benzer savunmalarda bulunulmuş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Somut olayda davalı yanca icra takibine konu faturaların düzenlenmiş olması yeterli olmayıp faturalara konu satım sözleşmesinin varlığı, sözleşme konusu malın teslim edildiği hususunun ispat edilmesi gerekmektedir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup, davalı yanca akdi ilişkinin ve teslim hususunun irsaliye ve ambar fişi ile ispat edildiği savunulmuştur.
Somut olayda, dava konusu fatura ve sevk irsaliyesindeki adres davacı şirketin adresi değildir. Sevk irsaliyesinde adı geçen ... irsaliyenin düzenlendiği tarih olan 26.01.2007 tarihinde davacının işçisi değildir.
Kesinleşen soruşturma dosyası kapsamında ifadesi alınan ... beyanında anılan tarihte davacı şirket çalışanı olmadığını, kendisine ait iş yeri bulunduğunu, anılan tarihte nakliyecinin imza olmadan çıkış yapmam demesi nedeniyle yardımcı olmak için belgeyi imzaladığını beyan ettiği anlaşılmış olup, mahkemece anılan kişinin yeniden dinlenmemesinin usuli bir eksiklik olmadığı anlaşılmıştır. İrsaliye üzerindeki notta ''... adına teslim edildi'' ibaresi yer almaktadır.
Ambar fişinde adı yazan ... 'in de davacı ile ilgisinin ne olduğu hususunun mahkemece araştırılmaması ise doğru değildir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekillinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/116, K. 2024/300, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama