İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1270 K.2025/401

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2022/1270Karar2025/401Tarih11 Nisan 2025Okuma10 dk · 2.041 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
11 Nisan 2025
Esas no
2022/1270 ( KABUL KALDIRMA
Karar no
2025/401
Başkan
... (...
Üye
DR. ... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/05/2022
Esas-karar no
2019/629 E 2022/426 K
Davanın konusu
Tazminat
Yazıldığı tarih
09/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.041 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; temizlik ürünü satışı ile iştigal eden müvekkili ile davalı şirket arasında 01/11/2017 tarihli 24 ay süreli distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalının üreteceği temizlik solüsyonlarının tanıtımı ve satımı konusunda müvekkilinin tek satıcı olarak belirlendiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra konsept hazırlıkları ve lansmanın yapıldığını, davalı şirketten 05/02/2018 tarihli fatura ile 1.913,84 TL ve 12/02/2018 tarihli fatura ile 70.606,43 TL bedelli mal alındığını, davalı şirketin hazırlayıp getirdiği temizlik dolu şişelerin paketlenerek kargoya verildiğini,

ancak şişelerdeki sorun nedeniyle müşterilere ulaşan kutularda taşma ve ciddi deformelerin olması nedeniyle tüm ürünlerin geri çağrılarak satışların durdurulduğunu, durumun davalı şirkete iletildiğini, yeniden gönderilen ürünlerde de aynı sorunların yaşanması üzerine davalı şirketin satışların durdurulmasını istediğini, ancak sorunu çözmeyerek sözleşmeyi eylemli olarak haksız feshettiğini, müvekkilinin ayıplı ürünler nedeniyle satış iptalinden dolayı işlerine devam edemeyerek büyük zarara uğradığını, 22/01/2019 tarihli noter ihtarı ile haksız fesih nedeniyle zararın talep edildiğini,

ancak ödeme yapılmadığını belirterek şimdilik sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 5.0000,00 TL fiili zarar, 5.000,00 TL kar mahrumiyeti zararı, 5.000,00 TL portföy tazminatı, 5.000,00 TL cezai şart ve 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 70.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Temizlik şirketinin eski yöneticisi ... ile davacı şirketin yöneticisi ...’ın sonradan ve sahte olarak oluşturdukları distribütörlük sözleşmesi ve karşılıklı muvazaalı yazışmalara dayanarak davanın açıldığını, müvekkili ... Temizlik şirketinin 03/04/2002 tarihinde ... ve ... ortaklığında kurulduğunu, distribütörlük sözleşmesinde imzası bulunan ...’ın müvekkili ...

Temizlik şirketinin %65'ini 08/06/2017 tarihinde devir alarak şirket yetkilisi olduğunu, şirket yetkilisi 2017 yılında ... olarak gözükmekte ise de şirketin gerçek ve gizli sahibinin davacı ... şirketinin yetkilisi ... olduğunu, ...’ın şirketin gölge sahibi olarak tüm şirket iş ve işlemlerini ... adına yaptığını, bu iki ismin yakın arkadaş olarak kurdukları saadet zincirinde işbirlikçi olduklarını, ...’ın davacı ... şirketini ...’ın ...

Temizlik şirketindeki hisseleri devralmasından bir ay önce 09/05/2017 tarihinde kurduğunu, bu iki kişinin gerçek amacının aslında bir temizlik solüsyonunu piyasaya tanıtma ve satışını gerçekleştirmek değil çiftlikbank örneğindeki gibi bir görüntü yaratarak insanlardan para toplayarak piyasayı dolandırmak olduğunu, bu amaç için öncelikle söz konusu solüsyonu üretir gibi görünmek için müvekkili ...

Temizlik şirketi adına bir fabrika kurarak burada üretilen solüsyonları da davacı ... üzerinden internet yoluyla pazarlayarak şirketi parlak ve gösterişli gibi göstermek suretiyle şirkete ortak adı altında insanları çekerek onlardan para toplamak olduğunu, 10/02/2018 tarihinde yapılan lansman ile 150 kişiyi şirkete çekerek para topladıklarını, saadet zinciri kurulmak için görünürde oluşturulan fabrikadan o tarihte haberi olmayan ...'in müvekkili ...

Temizlik şirketi ile imzaladığı distrübütörlük sözleşmesinin gereklerini yerine getirmeye çalıştığını, davacı ... şirketinin içinde bulunduğu durum nedeniyle müvekkili ... Temizlik şirketinin finansal krize girmesi nedeniyle ...'in, ...'ın ...

Temizlik şirketindeki hisselerini 18/09/2018 tarihinde satın aldığını, hisse devrinden bir kaç ay sonra ... ve ...'ın ...'in yanına gelerek işbu kurgu davayı anlattıklarını, biz sana dava açalım sen de imalatçı Unison firmasına dava aç, yolumuzu bulalım dediklerini, ...'in teklifi kabul etmediğini, bunun üzerine hileye/muvazaya/sahte ve üretilmiş belgelere dayalı olarak işbu davanın açıldığını, distribütörlük sözleşmesinin davalı şirket kayıtlarında yer almadığını, sunulan yazışmaların noter, iadeli taahhütlü mektup veya e-posta ile yapılmadığını, davayı açmak için kurgulandığını ve sonradan oluşturulan adi belgeler olduğunu,

taraflar arasındaki sözleşmenin Gümrük ve Ticaret Bakanlığının davacı şirketin çiftlikbank benzeri saadet zinciri olduğunu açıklaması ve başlayan cezai soruşturmalar nedeni ile bozulduğunu, şu andaki ... şirketi eski ortak olan ...’dan sonra yeni ortaklık yapısıyla 3. Kişi konumunda olduğundan iki taraf arasındaki muvazaayı her tür delil ile ispat edebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı kayıtlarında iddia olunan sözleşmeye ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, müdürler kurulu defterinde sözleşmeye ilişkin alınmış bir kararın bulunmadığı, davacı kayıtlarında da sözleşmeye ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı, müdürler kurulu defterinin kesin süre içerisinde sunulmadığından buna ilişkin tespit ve değerlendirme yapılamadığı,

davacının davalıdan 2017 yılında 4 adet fatura ile 61.912,46TL bedelinde, 2018 yılında 5 adet fatura ile 94.323,03TL bedelinde olmak üzere toplam 156.235,49TL değerinde mal satın aldığı, 2018 yılına ait 2 adet iade faturasıyla toplam 6.244,06TL tutarında malı iade ettiği, bilirkişi incelemesiyle tarafların defter ve kayıtlarında sözleşmeye ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmaması,

taraflar arasındaki uyuşmazlık konusuna ilişkin yazışmaların TTK'nın 18. maddesinde belirtilen noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle kayıtlı posta sistemi ile yapılmayarak adi yazılı belge ile yapılması, dinlenen tanıklar ... ve ...'ın beyanlarından anlaşılacağı üzere davacı şirket ile davalı şirket arasında fiili ve organik bağ bulunması, yapılan lansman ile ürün satımının değil yatırımcı edinilmesinin amaçlanması, satın alınan ürünlerdeki ayıbın açık ayıp olması, ancak yalnızca cüzi bir kısmının iadeye konu edilmesi,

geriye kalan ürünlere ilişkin TTK 18.maddesinde sayılan şekilde yapılmış herhangi bir ihbara/ihtara rastlanılmaması hususları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında akdedilen distribütörlük sözleşmesinin muvazaalı olarak düzenlendiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tarafların ticari defterlerinde sözleşme ilişkisine dair faturaların bulunduğunu, ıslak imzalı sözleşme ve faturaların bulunmasının hukuki ilişkinin kurulduğuna yeterli olduğunu, TTK 18.maddesindeki prosedürün temerrüt ve feshe ilişkin olduğunu, tanık beyanlarından sözleşmenin muvazaalı olduğuna sonucuna varılamayacağını, müvekkili şirket temsilcisi ile davalı şirketin önceki temsilcisinin ticari yaşam gereği zaman zaman bir araya geldiğini, tanık ...'in davalı çalışanı olduğunu, müvekkilinin lansman ile tanıtım yapmasının sözleşmenin muvazaalı olduğunu göstermeyeceğini,

ürünlerdeki ayıbın açık ayıp olmadığını, ayıbın sadece 400 ml kutuların kapaklarında meydana geldiğini, ürünlerin müşterilere gönderilmek üzere kargoya verilmesi aşamasında ayıbın ortaya çıktığını ve hemen durumun davalıya bildirildiğini, cüzi iadenin sadece 400 ml ürünlerin kapaklarındaki sızıntıdan kaynaklandığını, diğer ebatlardaki ürünlerin kapaklarında böyle bir ayıbın bulunmadığını, davalının ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına dair itirazda bulunmadığını, taleplerin çoğunun ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre değil haksız feshe dayandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olmadığını, tanık dinlenemeyeceğini,

sunulan uzman raporunda alacağın tespit edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, taraflarlar arasında organik bağ olup olmadığı, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin muvazaalı olup olmadığı, davacının maddi ve manevi zarar talebinde bulunup bulunamayacağı noktalarında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, haksız fesih iddiasına dayalı maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Taraflar arasında 01/11/2017 tarihli 24 ay süreli distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davalı ... Temizlik şirketinin üretimini yaptığı ve/veya diğer üretici ve satıcılardan temin ettiği ürünlerin Türkiye ve yurt dışında satmak ve tanıtmak için münhasıran tek yetkili satıcı olarak davacının tayin edildiği görülmüştür.

Davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen 22/02/2018 tarihli yazı ile davalıdan alınan ürünlerin solüsyon kutularında kilit tutmama ve sızıntı yapma durumunun olduğu belirtilerek sorunun çözülmesinin talep edildiği, 22/03/2018 tarihli yazıda, 22/02/2018 tarihli raporla belirtilen sıkıntıların artış gösterdiği, müşteri şikayetlerinin artması nedeniyle gönderilerin durdurulduğu belirtilerek sorunun çözülmesinin talep edildiği görülmüştür.

Davalı şirket tarafından davacıya hitaben düzenlenen 28/03/2018 tarihli yazıda, ürünlerin tüplerinde meydana gelen sızdırmalar nedeniyle tüplerin imalatçısı ile görüşmelerin devam ettiği, sızdırma sorununun ortadan kaldırılmasına kadar sevkiyat yapılmayacağı, o zamana kadar sipariş verilmemesi husunun bildirildiği görülmüştür.

Davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen 22/01/2019 tarihli noter ihtarında, sözleşmenin eylemli olarak davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle zararın talep edildiği görülmüştür.

Tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda, davacının davalıdan 2017 yılında 4 fatura ile toplam 61.912,46 TL ve 2018 yılında 7 fatura ile toplam 94.323,03 TL bedelinde ürün aldığı, davalının 2018 yılında 2 adet iade faturası ile toplam 6.244,06 TL bedelinde ürünü iade ettiği tespit edilmiştir.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 16/04/2018 tarihli soruşturma raporunda özetle; davacı ... Teknoloji Sanal Market Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile dava dışı ...

Bilişim Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ....com internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen market ve yatırım toplama faaliyeti şeklinde oluşturulan sistemin, mal veya hizmetlerin tüketicilere satışını esas almaktan ziyade sisteme yeni kişiler kazandırmayı esas aldığı, sisteme kayıt olmak için başka bir katılımcının referansının zorunlu olduğu, online market kazanç sistemine dahil olmak için 300,00 TL başlangıç paketi alınması ve ilgili ayda belirli miktarda ürün alınması koşulunun bulunduğu,

yatırım sistemine dahil olmak için en az 3.000,00 TL yatırılması gerektiği, sistemdeki katılımcılara vaad edilen kazacın ağırlıklı olarak sisteme yeni kişiler kazandırılması ve bu sayede oluşan bonus, prim ve benzeri isimler altında nitelendirilen menfaatlerin dağıtılması üzerine kurulu olduğu, katılımcılara hızlı zengin olma fırsatı ve gerçekçi olmayan veya gerçekleşmesi çok güç olan kazançların vaad edildiği belirtilerek ilgili şirketler tarafından gerçekleştirilen online market ve yatırım toplama faaliyetinin Tüketici Kanunu 80.maddesine temas ettiği, yani üye genişletilmesine dayalı piramit bir yapının oluşturulduğu,

Tüketici Kanunu 77.maddesinde, aynı kanunun 80. maddesine aykırı olarak piramit satış sistemini başlatan, düzenleyen veya toplantı, elektronik posta veya diğer birçok kimsenin de katılımını sağlamaya elverişli yöntemlerle yayan veya böyle bir sistemin diğer şekilde yayılmasını ticari amaçlarla destekleyenler hakkında TCK'nın ilgili hükümlerinin uygulanacağına dair hüküm gereğince değerlendirme yapılması için raporun savcılığa gönderilmesine karar verildiği görülmüştür.

Ankara C.Başsavcılığının 08/06/2018 Tarih, 2018/92546 Soruşturma, 2018/65394 Karar sayılı dosyasında, Tüketici Kanununda yasaklanan piramit satış yöntemi ile ilgili aynı yasada adli yada idari herhangi bir ceza düzenlemesi bulunmadığı, eylemin TCK kapsamında suç oluşturan eylemlerle karşılaştırıldığında dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği, sisteme dahil olan kişi ile şüpheli şirketler arasında üyelik sözleşmesi bulunduğu, üyelik sözleşmesinin sistemin çalışmasına ilişkin tüm halleri kapsadığı, dolayısıyla sisteme dahil olan kişinin sistemin çalışmasından ve kendisinin nasıl bir yarar elde edeceğinden başlangıçta haberdar olduğu,

şüphelilerini üyelerin zararına olacak şekilde en azından bu aşamada kendilerine yarar sağladıklarına yönelik iddia ve kanıt bulunmadığı, bu haliyle iddianın suç oluşturan ve soruşturulması gereken bir yönünün bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.

Bu aşamada organik bağ kavramından bahsetmekte yarar görülmektedir. Organik bağ kaynağını TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağından almaktadır. Organik bağ, iki tüzel kişi (veya bunların ortakları arasındaki ilişki) olarak nitelendirilebilir. Şirketlerin kuruluş tarihlerinin aynı olması, hissedarların aynı soyadını taşımaları organik bağın varlığını göstermez. Şirketlerin aynı kişi tarafından yönetilmesi, aynı ortaklara sahip olması ya da benzer iş kolunda faaliyet göstermeleri somut olayın niteliğine göre başka delillerle desteklendiğinde organik bağın varlığı için yeterlidir. Organik bağ şirketlerin adreslerinin, faaliyet alanlarının, ortaklarının veya temsilcilerinin aynı olmasından ve aradaki hukuki ilişkiden tespit edilebilir.

Somut olayda, taraflar arasında sözleşme imzalanmış, davalı tarafından davacı adına satım faturaları düzenlenmiş olup davacı şirket hakkında yapılan savcılık soruşturmasında takipsizlik kararı verilmiştir. Her nekadar mahkemece sözleşmenin taraf ticari defterlerinde yer almaması, yazışmaların adi yazılı belge ile yapılması ve tanık beyanlarına dayanılarak davacı ve davalı şirket arasında fiili ve organik bağ bulunduğu kabul edilmiş ise de;

taraf şirketlerin sözleşme tarihindeki yetkilileri tarafından imzalanan sözleşmenin tarafların ticari defter kayıtlarında yer almamasının sözleşmenin geçerli olmadığı sonucunu doğurmayacağı, taraflar arasındaki yazışmaların adi yazılı şekilde yapılmasının aleyhe yorumlanamayacağı, tanık beyanlarının içeriği de dikkate alındığında belirtilen sebeplerin organik bağın varlığını kabule yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.

Yine satım için değil yatırımcı edinilmesi için lansman yapılması, açık ayıplar nedeniyle ayıp ihbarının yapılmamış olması ve davacı tarafından davalı tarafa cüzi miktarda mal iadesinin yapılması gerekçeleri de sözleşmenin muvazaalı olarak düzenlendiğini ispata yeterli değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilerek davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı hususunda tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/05/2022 tarih ve 2019/629 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 11/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1270, K. 2025/401, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1270
Karar No
2025/401
Tarih
11 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1272 K.2025/690
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1280 K.2025/596
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/1281 K.2025/626
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/1289 K.2025/646
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1292 K.2025/480
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1297 K.2025/559

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.