KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/1270 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/401
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/05/2022
- Esas-karar no
- 2019/629 E 2022/426 K
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazıldığı tarih
- 09/05/2025
Karar Metni
2.041 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; temizlik ürünü satışı ile iştigal eden müvekkili ile davalı şirket arasında 01/11/2017 tarihli 24 ay süreli distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalının üreteceği temizlik solüsyonlarının tanıtımı ve satımı konusunda müvekkilinin tek satıcı olarak belirlendiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra konsept hazırlıkları ve lansmanın yapıldığını, davalı şirketten 05/02/2018 tarihli fatura ile 1.913,84 TL ve 12/02/2018 tarihli fatura ile 70.606,43 TL bedelli mal alındığını, davalı şirketin hazırlayıp getirdiği temizlik dolu şişelerin paketlenerek kargoya verildiğini,
ancak şişelerdeki sorun nedeniyle müşterilere ulaşan kutularda taşma ve ciddi deformelerin olması nedeniyle tüm ürünlerin geri çağrılarak satışların durdurulduğunu, durumun davalı şirkete iletildiğini, yeniden gönderilen ürünlerde de aynı sorunların yaşanması üzerine davalı şirketin satışların durdurulmasını istediğini, ancak sorunu çözmeyerek sözleşmeyi eylemli olarak haksız feshettiğini, müvekkilinin ayıplı ürünler nedeniyle satış iptalinden dolayı işlerine devam edemeyerek büyük zarara uğradığını, 22/01/2019 tarihli noter ihtarı ile haksız fesih nedeniyle zararın talep edildiğini,
ancak ödeme yapılmadığını belirterek şimdilik sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 5.0000,00 TL fiili zarar, 5.000,00 TL kar mahrumiyeti zararı, 5.000,00 TL portföy tazminatı, 5.000,00 TL cezai şart ve 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 70.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Temizlik şirketinin eski yöneticisi ... ile davacı şirketin yöneticisi ...’ın sonradan ve sahte olarak oluşturdukları distribütörlük sözleşmesi ve karşılıklı muvazaalı yazışmalara dayanarak davanın açıldığını, müvekkili ... Temizlik şirketinin 03/04/2002 tarihinde ... ve ... ortaklığında kurulduğunu, distribütörlük sözleşmesinde imzası bulunan ...’ın müvekkili ...
Temizlik şirketinin %65'ini 08/06/2017 tarihinde devir alarak şirket yetkilisi olduğunu, şirket yetkilisi 2017 yılında ... olarak gözükmekte ise de şirketin gerçek ve gizli sahibinin davacı ... şirketinin yetkilisi ... olduğunu, ...’ın şirketin gölge sahibi olarak tüm şirket iş ve işlemlerini ... adına yaptığını, bu iki ismin yakın arkadaş olarak kurdukları saadet zincirinde işbirlikçi olduklarını, ...’ın davacı ... şirketini ...’ın ...
Temizlik şirketindeki hisseleri devralmasından bir ay önce 09/05/2017 tarihinde kurduğunu, bu iki kişinin gerçek amacının aslında bir temizlik solüsyonunu piyasaya tanıtma ve satışını gerçekleştirmek değil çiftlikbank örneğindeki gibi bir görüntü yaratarak insanlardan para toplayarak piyasayı dolandırmak olduğunu, bu amaç için öncelikle söz konusu solüsyonu üretir gibi görünmek için müvekkili ...
Temizlik şirketi adına bir fabrika kurarak burada üretilen solüsyonları da davacı ... üzerinden internet yoluyla pazarlayarak şirketi parlak ve gösterişli gibi göstermek suretiyle şirkete ortak adı altında insanları çekerek onlardan para toplamak olduğunu, 10/02/2018 tarihinde yapılan lansman ile 150 kişiyi şirkete çekerek para topladıklarını, saadet zinciri kurulmak için görünürde oluşturulan fabrikadan o tarihte haberi olmayan ...'in müvekkili ...
Temizlik şirketi ile imzaladığı distrübütörlük sözleşmesinin gereklerini yerine getirmeye çalıştığını, davacı ... şirketinin içinde bulunduğu durum nedeniyle müvekkili ... Temizlik şirketinin finansal krize girmesi nedeniyle ...'in, ...'ın ...
Temizlik şirketindeki hisselerini 18/09/2018 tarihinde satın aldığını, hisse devrinden bir kaç ay sonra ... ve ...'ın ...'in yanına gelerek işbu kurgu davayı anlattıklarını, biz sana dava açalım sen de imalatçı Unison firmasına dava aç, yolumuzu bulalım dediklerini, ...'in teklifi kabul etmediğini, bunun üzerine hileye/muvazaya/sahte ve üretilmiş belgelere dayalı olarak işbu davanın açıldığını, distribütörlük sözleşmesinin davalı şirket kayıtlarında yer almadığını, sunulan yazışmaların noter, iadeli taahhütlü mektup veya e-posta ile yapılmadığını, davayı açmak için kurgulandığını ve sonradan oluşturulan adi belgeler olduğunu,
taraflar arasındaki sözleşmenin Gümrük ve Ticaret Bakanlığının davacı şirketin çiftlikbank benzeri saadet zinciri olduğunu açıklaması ve başlayan cezai soruşturmalar nedeni ile bozulduğunu, şu andaki ... şirketi eski ortak olan ...’dan sonra yeni ortaklık yapısıyla 3. Kişi konumunda olduğundan iki taraf arasındaki muvazaayı her tür delil ile ispat edebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı kayıtlarında iddia olunan sözleşmeye ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, müdürler kurulu defterinde sözleşmeye ilişkin alınmış bir kararın bulunmadığı, davacı kayıtlarında da sözleşmeye ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı, müdürler kurulu defterinin kesin süre içerisinde sunulmadığından buna ilişkin tespit ve değerlendirme yapılamadığı,
davacının davalıdan 2017 yılında 4 adet fatura ile 61.912,46TL bedelinde, 2018 yılında 5 adet fatura ile 94.323,03TL bedelinde olmak üzere toplam 156.235,49TL değerinde mal satın aldığı, 2018 yılına ait 2 adet iade faturasıyla toplam 6.244,06TL tutarında malı iade ettiği, bilirkişi incelemesiyle tarafların defter ve kayıtlarında sözleşmeye ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmaması,
taraflar arasındaki uyuşmazlık konusuna ilişkin yazışmaların TTK'nın 18. maddesinde belirtilen noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle kayıtlı posta sistemi ile yapılmayarak adi yazılı belge ile yapılması, dinlenen tanıklar ... ve ...'ın beyanlarından anlaşılacağı üzere davacı şirket ile davalı şirket arasında fiili ve organik bağ bulunması, yapılan lansman ile ürün satımının değil yatırımcı edinilmesinin amaçlanması, satın alınan ürünlerdeki ayıbın açık ayıp olması, ancak yalnızca cüzi bir kısmının iadeye konu edilmesi,
geriye kalan ürünlere ilişkin TTK 18.maddesinde sayılan şekilde yapılmış herhangi bir ihbara/ihtara rastlanılmaması hususları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında akdedilen distribütörlük sözleşmesinin muvazaalı olarak düzenlendiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tarafların ticari defterlerinde sözleşme ilişkisine dair faturaların bulunduğunu, ıslak imzalı sözleşme ve faturaların bulunmasının hukuki ilişkinin kurulduğuna yeterli olduğunu, TTK 18.maddesindeki prosedürün temerrüt ve feshe ilişkin olduğunu, tanık beyanlarından sözleşmenin muvazaalı olduğuna sonucuna varılamayacağını, müvekkili şirket temsilcisi ile davalı şirketin önceki temsilcisinin ticari yaşam gereği zaman zaman bir araya geldiğini, tanık ...'in davalı çalışanı olduğunu, müvekkilinin lansman ile tanıtım yapmasının sözleşmenin muvazaalı olduğunu göstermeyeceğini,
ürünlerdeki ayıbın açık ayıp olmadığını, ayıbın sadece 400 ml kutuların kapaklarında meydana geldiğini, ürünlerin müşterilere gönderilmek üzere kargoya verilmesi aşamasında ayıbın ortaya çıktığını ve hemen durumun davalıya bildirildiğini, cüzi iadenin sadece 400 ml ürünlerin kapaklarındaki sızıntıdan kaynaklandığını, diğer ebatlardaki ürünlerin kapaklarında böyle bir ayıbın bulunmadığını, davalının ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına dair itirazda bulunmadığını, taleplerin çoğunun ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre değil haksız feshe dayandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olmadığını, tanık dinlenemeyeceğini,
sunulan uzman raporunda alacağın tespit edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, taraflarlar arasında organik bağ olup olmadığı, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin muvazaalı olup olmadığı, davacının maddi ve manevi zarar talebinde bulunup bulunamayacağı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fesih iddiasına dayalı maddi ve manevi zararın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasında 01/11/2017 tarihli 24 ay süreli distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davalı ... Temizlik şirketinin üretimini yaptığı ve/veya diğer üretici ve satıcılardan temin ettiği ürünlerin Türkiye ve yurt dışında satmak ve tanıtmak için münhasıran tek yetkili satıcı olarak davacının tayin edildiği görülmüştür.
Davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen 22/02/2018 tarihli yazı ile davalıdan alınan ürünlerin solüsyon kutularında kilit tutmama ve sızıntı yapma durumunun olduğu belirtilerek sorunun çözülmesinin talep edildiği, 22/03/2018 tarihli yazıda, 22/02/2018 tarihli raporla belirtilen sıkıntıların artış gösterdiği, müşteri şikayetlerinin artması nedeniyle gönderilerin durdurulduğu belirtilerek sorunun çözülmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı şirket tarafından davacıya hitaben düzenlenen 28/03/2018 tarihli yazıda, ürünlerin tüplerinde meydana gelen sızdırmalar nedeniyle tüplerin imalatçısı ile görüşmelerin devam ettiği, sızdırma sorununun ortadan kaldırılmasına kadar sevkiyat yapılmayacağı, o zamana kadar sipariş verilmemesi husunun bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen 22/01/2019 tarihli noter ihtarında, sözleşmenin eylemli olarak davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle zararın talep edildiği görülmüştür.
Tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda, davacının davalıdan 2017 yılında 4 fatura ile toplam 61.912,46 TL ve 2018 yılında 7 fatura ile toplam 94.323,03 TL bedelinde ürün aldığı, davalının 2018 yılında 2 adet iade faturası ile toplam 6.244,06 TL bedelinde ürünü iade ettiği tespit edilmiştir.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığının 16/04/2018 tarihli soruşturma raporunda özetle; davacı ... Teknoloji Sanal Market Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile dava dışı ...
Bilişim Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ....com internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen market ve yatırım toplama faaliyeti şeklinde oluşturulan sistemin, mal veya hizmetlerin tüketicilere satışını esas almaktan ziyade sisteme yeni kişiler kazandırmayı esas aldığı, sisteme kayıt olmak için başka bir katılımcının referansının zorunlu olduğu, online market kazanç sistemine dahil olmak için 300,00 TL başlangıç paketi alınması ve ilgili ayda belirli miktarda ürün alınması koşulunun bulunduğu,
yatırım sistemine dahil olmak için en az 3.000,00 TL yatırılması gerektiği, sistemdeki katılımcılara vaad edilen kazacın ağırlıklı olarak sisteme yeni kişiler kazandırılması ve bu sayede oluşan bonus, prim ve benzeri isimler altında nitelendirilen menfaatlerin dağıtılması üzerine kurulu olduğu, katılımcılara hızlı zengin olma fırsatı ve gerçekçi olmayan veya gerçekleşmesi çok güç olan kazançların vaad edildiği belirtilerek ilgili şirketler tarafından gerçekleştirilen online market ve yatırım toplama faaliyetinin Tüketici Kanunu 80.maddesine temas ettiği, yani üye genişletilmesine dayalı piramit bir yapının oluşturulduğu,
Tüketici Kanunu 77.maddesinde, aynı kanunun 80. maddesine aykırı olarak piramit satış sistemini başlatan, düzenleyen veya toplantı, elektronik posta veya diğer birçok kimsenin de katılımını sağlamaya elverişli yöntemlerle yayan veya böyle bir sistemin diğer şekilde yayılmasını ticari amaçlarla destekleyenler hakkında TCK'nın ilgili hükümlerinin uygulanacağına dair hüküm gereğince değerlendirme yapılması için raporun savcılığa gönderilmesine karar verildiği görülmüştür.
Ankara C.Başsavcılığının 08/06/2018 Tarih, 2018/92546 Soruşturma, 2018/65394 Karar sayılı dosyasında, Tüketici Kanununda yasaklanan piramit satış yöntemi ile ilgili aynı yasada adli yada idari herhangi bir ceza düzenlemesi bulunmadığı, eylemin TCK kapsamında suç oluşturan eylemlerle karşılaştırıldığında dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği, sisteme dahil olan kişi ile şüpheli şirketler arasında üyelik sözleşmesi bulunduğu, üyelik sözleşmesinin sistemin çalışmasına ilişkin tüm halleri kapsadığı, dolayısıyla sisteme dahil olan kişinin sistemin çalışmasından ve kendisinin nasıl bir yarar elde edeceğinden başlangıçta haberdar olduğu,
şüphelilerini üyelerin zararına olacak şekilde en azından bu aşamada kendilerine yarar sağladıklarına yönelik iddia ve kanıt bulunmadığı, bu haliyle iddianın suç oluşturan ve soruşturulması gereken bir yönünün bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Bu aşamada organik bağ kavramından bahsetmekte yarar görülmektedir. Organik bağ kaynağını TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağından almaktadır. Organik bağ, iki tüzel kişi (veya bunların ortakları arasındaki ilişki) olarak nitelendirilebilir. Şirketlerin kuruluş tarihlerinin aynı olması, hissedarların aynı soyadını taşımaları organik bağın varlığını göstermez. Şirketlerin aynı kişi tarafından yönetilmesi, aynı ortaklara sahip olması ya da benzer iş kolunda faaliyet göstermeleri somut olayın niteliğine göre başka delillerle desteklendiğinde organik bağın varlığı için yeterlidir. Organik bağ şirketlerin adreslerinin, faaliyet alanlarının, ortaklarının veya temsilcilerinin aynı olmasından ve aradaki hukuki ilişkiden tespit edilebilir.
Somut olayda, taraflar arasında sözleşme imzalanmış, davalı tarafından davacı adına satım faturaları düzenlenmiş olup davacı şirket hakkında yapılan savcılık soruşturmasında takipsizlik kararı verilmiştir. Her nekadar mahkemece sözleşmenin taraf ticari defterlerinde yer almaması, yazışmaların adi yazılı belge ile yapılması ve tanık beyanlarına dayanılarak davacı ve davalı şirket arasında fiili ve organik bağ bulunduğu kabul edilmiş ise de;
taraf şirketlerin sözleşme tarihindeki yetkilileri tarafından imzalanan sözleşmenin tarafların ticari defter kayıtlarında yer almamasının sözleşmenin geçerli olmadığı sonucunu doğurmayacağı, taraflar arasındaki yazışmaların adi yazılı şekilde yapılmasının aleyhe yorumlanamayacağı, tanık beyanlarının içeriği de dikkate alındığında belirtilen sebeplerin organik bağın varlığını kabule yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Yine satım için değil yatırımcı edinilmesi için lansman yapılması, açık ayıplar nedeniyle ayıp ihbarının yapılmamış olması ve davacı tarafından davalı tarafa cüzi miktarda mal iadesinin yapılması gerekçeleri de sözleşmenin muvazaalı olarak düzenlendiğini ispata yeterli değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilerek davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı hususunda tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1270, K. 2025/401, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama