KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/1353 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/28
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/04/2022
- Esas-karar no
- 2021/92 E - 2022/310 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İstirdat
- Yazıldığı tarih
- 11/02/2025
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davacı tarafından müvekkili aleyhine Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16654 esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, kesinleşen icra takibi nedeniyle cebri icra tehdidi altında bulunan müvekkilinin borcu olmadığı halde 24.000,00 Euro tutarındaki takibe konu senede ilişkin olarak mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığını, ancak davalı tarafından müvekkili şirket hesabına 24/10/2017 tarihinde 23.867,44 Euro gönderildiğini, akabinde 22/05/2018 tarihinde müvekkili şirket hesabından davalının banka hesabına "borç iadesi" açıklaması ile 24.000,00 Euro gönderildiğini,
müvekkilinin Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2019/16654 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan 2 ayrı senede dayalı 374.000 Euro tutarlı takip konusu dosya borcunu 12/02/2020 tarihinde davalı tarafın hesabına banka kanalı ile ödediğini, müvekkili şirket hesapları ve ticari defterleri kontrol edildiğinde 24.000,00 Euro miktarlı borcun ödendiğinin anlaşılacağını, müvekkilinin diğer 350.000 Euro'luk borç yönünden itirazının bulunmadığını, istirdat davasının yasal koşulları olan borç olmayan bir paranın ödenmesi, paranın icra takibi sırasında ödenmesi,
paranın cebri icra tehdidi altında ödenmesi ve davanın ödemeden sonra bir yıl içinde açılmış olması şartları mevcut olduğunu belirterek 24.000,00 Euro'nun ödeme tarihi olan 12/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek TBB-mevduat Euro (kamu banka) değişen oranlarda faizi ile birlikte istirdadına, 22.763,04 TL'nin ödeme tarihi olan 14/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte istirdadına, davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2019/16654 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak nakden yazılı iki adet senet olduğunu, senetlerin düzenleme tarihinin ise 28/11/2019 olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere 22/05/2018 tarihinde 24.000,00 Euro gönderdiğini, senedin düzenleme tarihinden önce yapılan ödemelerin takibe konu senet ile bir ilgisinin bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile, açılan kötü niyetli dava nedeniyle davaya konu bedelin %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davaya konu icra takibinin ve uyuşmazlığın dayanağını, her biri 28/11/2019 tanzim tarihli, 350.000,00 Euro ve 24.000,00 Euro miktarlı senetler oluşturmakta olup davalı tarafından yapılan ödemeler ile ilgili uyuşmazlık bulunmamakta ise de davacı tarafından senetlerin kısmi ödemeler yapıldıktan sonra düzenlendiği, davacıya mükerrer olarak 24.000,00 Euro fazla ödeme yapıldığı iddia edilmekte, davacı tarafından ise fazla ödeme yapılmadığının savunulduğu,
senetlerin tanzim tarihi 28/11/2019 olmasına karşılık, davacı tarafından önceden yapıldığı belirtilen 24.000,00 Euro miktarlı ödeme, davacının kayıtlarına göre 01/06/2018 tarihini taşıdığı, ödemenin tarihi dikkate alındığında ödenmiş bir borç için senet düzenlenmesinin söz konusu olamayacağı, bir senedin düzenlenmeden önceki bir tarihte ödenmiş olduğunun kabul edilemeyeceği, davaya konu takibe dayanak alacağın bonoya dayanması da nazara alındığında davacının yapılan ödemelerin bonoya dair olduğu iddiasını ancak yazılı delille ispat edebileceği, bu konuda tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı,
davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; bilirkişi raporu ile müvekkilinin borçlu olmadığının ispat edildiğini, cebri icra tehdidi altında bulunan müvekkilin borcu olmadığı halde 4.000,00EURO tutarındaki takibe konu senede ilişkin mükerrer ödeme yapmak durumunda kaldığının sabit olduğunu, ispat yükünün davalıda olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldrıırlarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; icra takibine dayanak senetlere yönelik kısmi ödeme yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibine konu edilen senetlerin takip tarihinden önce banka kanalı ile kısmi olarak ödendiği, mükerrer amaçlı icra takibine konu edilen senet nedeniyle icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına ve özellikle icra takibine konu senet bedelinin ödendiğinin, davalı tarafça ödemeye rağmen mükerrer tahsilat amaçlı icra takibine senetlerin tamamının konu edildiğinin usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlanamadığı gibi davacının yemin deliline de dayanmadığının anlaşılmasına, göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1353, K. 2025/28, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama