KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/1397 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/1274 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/06/2022
- Esas no
- 2021/634 E 2022/368 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 05/11/2024
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine 15/07/2015 keşide tarihli, 36 ay ödeme tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bonoya dayalı icra takibi başlattığını, müvekkilinin borcu taksitler halinde 28 ayda banka yoluyla davalıya ödediğini, borcun kalmadığını, kaybolduğundan bahisle senedin davalı tarafından iade edilmediğini, taraflar arasında başkaca borç ilişkisinin bulunmadığını, senedin kambiyo vasfı taşımadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında bir çok kez borç alıp verme işlemleri gerçekleştiğini, taraflar arasında akrabalık ilişkisi olduğundan verilen bazı borçlara karşılık senet alınmadığını, davacının müvekkiline olan borçlarını tam olarak ödemediğini, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu dekontların elden verilen ve karşılığında herhangi bir belge alınmayan borç ödemelerine ait olduğunu, ödemelerin hiçbirinde senede ilişkin olduğuna dair bir ibare bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, banka hesaplarının incelenmesinde davalıya "borç ödeme" açıklaması ile yapılan ödemelerin hangi nedenle veya hangi kambiyo senedine yönelik yapıldığının anlaşılmadığı, davacının yemin teklif etme hakkını kullandığı, davalının takibe konu senet nedeniyle ödeme yapılmadığını ve başkaca borçlara ilişkin ödeme yapıldığını beyan ettiği, davacının ödemeyi ispatlamayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin borcu taksitler halinde davalıya ödediğini, borcun bulunmadığını, taraflar arasında başkaca borcun olmadığını, senedin kaybolduğundan bahisle davalı tarafından iade edilmediğini, senedin kambiyo vasfının bulunmadığını, taleplerin çoğunun mahkemece değerlendirilmediğini, davalı tarafa ait banka kayıtlarının istenmediğini, hazır olan tanıkların dinlenmediğini, yemin metninin davalının talebi doğrultusunda değiştirildiğini, yeminin usulüne uygun yaptırılmadığını, itirazların dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının takibe konu senet nedeniyle ödeme yapıp yapmadığı, borcun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu senedin 15/07/2015 keşide tarihli, 36 ay vadeli, 20.000,00 TL bedelli olduğu, davacının keşideci, davalının lehtar, dava dışı ...'ın avalist olduğu, senedin kambiyo vasfında olduğu görülmüştür.
Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2021/2832 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 03/03/2021 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı olarak 20.000,00 TL asıl alacak, 4.734,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.734,25 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından ödemelere ilişkin banka hesap ekstrelerinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Davacı, takibe konu senedin banka yoluyla taksitler halinde davalıya ödendiğini, borcun bulunmadığını, buna rağmen senede dayalı takip başlatıldığını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuş, davalı ise ödemelerin belgesiz başka borçlara ilişkin olduğunu, takip ve davaya konu senede ilişkin olmadığını savunmuştur. Bu durumda ispat yükü davalı üzerinde olup davalının ödemenin başka borca ilişkin olduğunu usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerekir.
Davalının bu yönde bir delil sunmadığı, cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, ödemeye rağmen senedin tekrar icra takibine konulması nedeniyle davalının kötüniyetli olduğu kabul edilerek kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından davacı tarafın istinaf isteminin kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1397, K. 2024/1274, 25 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama