KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/1475 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2022/1685 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2022
- Esas no
- 2021/330 E. 2022/10 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- .
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 23/12/2022
Karar Metni
1.031 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20/09/2018 tarihinde davalıya ait işletmenin davacıya devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, ancak davacının sözleşme gereği belirlenen bedeli ödemesine rağmen işletmedeki malların hacizli çıktığını, bu nedenle davalıdan kendisine ödenen 210.000,00TL'nin iadesi istendiğini, davalının kalan 130.000,00TL'yi ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili ön inceleme duruşmasında davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı borçlu vekili ödeme yaptıklarını belirtip icra takibinin ortadan kaldırılmasını istediği, davacı alacaklı vekilinin de alacaklarını haricen tahsil ettiklerini bildirdiği, bu hali ile itirazın iptali davasının konusunu oluşturan icra takibindeki borç ödendiği için davanın konusunun kalmadığı, davalının borcunu kabul edip ödeme yapması karşısında davacının icra takibi yapmakta ve dava açmakta haklı olduğu, haksız itiraz nedeni ile alacağına geç ulaşan davacının icra inkar tazminatı ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerinin davalı tarafından ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle mahkeme kararı ile birlikte hükmedilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa ödendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; mahkeme kararında davalı aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı ve yargılama giderlerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, işyeri devri için ödenen paranın işyeri devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle geri iadesine ilişkin başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın yapılan incelemesine göre, davacının ilk olarak davayı Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı, Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda 09/07/2019 Tarih, 2018/620 Esas, 2019/361 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ile 130.000,00 TL üzerinden takibin devamına ve davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizce 27/10/2020 Tarih, 2020/1145 Esas, 2020/1277 Karar sayılı kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsiz olduğu, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle kararın kaldırıldığı,
kaldırma kararı sonrasında Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, yargılama sırasında borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davanın kabulüne ilişkin 09/07/2019 tarihinde karar verildikten sonra 31/07/2019 tarihinde davacı alacaklının mahkeme kararını icra dosyasına ibraz ederek davalı aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağı için icra emri düzenlenmesini talep ettiği, talebin kabul edilerek davalı borçlu adına 21/08/2019 tarihli icra emri düzenlendiği, icra emri içeriğinde icra inkar tazminatı, ilam harcı, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile bu kalemlere ait işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.931,31 TL alacak hesaplandığı,
icra emrinin davalı borçlu vekiline tebliğ edildiği, icra müdürlüğü tarafından 16/11/20201 tarihinde düzenlenen kapak hesabında takipte talep edilen alacak ve icra emri ile talep edilen alacak miktarı toplamı üzerinden borç miktarının hesaplandığı, 01/12/2021 tarihinde davacı alacaklı vekilinin icra takip dosyasına borcun haricen tahsil edildiğini beyan ettiği, harcın davalı borçlu tarafından yatırıldığı ve dosyanın infazen işlemden kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan tespitler sonucunda, davacının icra takibine itiraz üzerine açtığı itirazın iptali davasında görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne dair verdiği karar uyarınca icra emri ile icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretini davalı borçludan talep ettiği, mahkeme kararında hükmedilen kalemlerin icra emri ile icra dosyasına dahil edildikten sonra davacı alacaklının alacağın haricen tahsil edildiği yönünde beyanda bulunduğu dikkate alındığında mahkemece tekrar icra inkar tazminatı,
yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin mükerrer tahsilata neden olacağı anlaşıldığından davalının istinaf itirazlarının kabulüne, yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararda hükmedilen icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti tahsil edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına dair yeniden hüküm kurulmak suretiyle HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1475, K. 2022/1685, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama