KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/1596 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/1148 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/05/2022
- Esas no
- 2020/154 E 2022/382 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 05/11/2024
Karar Metni
1.060 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinden aldığı malların bedelini ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın defter ve kayıtları ile BA-BS formlarına göre davalının davacıya borcunun bulunmadığının tespit edildiği, davacının alacağını usulüne uygun delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; faturalarda yer alan kaşe ve imzaların davalıya ait olup olmadığı hakkında açıklama yapılmadığını, faturaların kasıtlı olarak davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirilmediğini, süresinden sonra davalının ticari defterlerini sunduğunu, yetersiz ve eksik bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, davanın ispatı için yemin deliline dayanıldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, takibe konu faturalardan dolayı davacının alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2019/16818 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 20/12/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 7 adet faturaya dayalı olarak 10.901,67 TL asıl alacak, 128,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.029,67 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takibe dayanak davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların 08/11/2019 tarihli 7.801,20 TL bedelli, 23/11/2019 tarihli, 641,52 TL bedelli, 28/11/2019 tarihli, 494,62 TL bedelli, 02/11/2019 tarihli 204,16 TL bedelli, 05/12/2019 tarihli, 1.012,82 TL bedelli, 12/12/2019 tarihli, 124,22 TL bedelli, 30/11/2019 tarihli 620,13 TL bedelli açık fatura olduğu, sadece 08/11/2019 tarihli faturaya ait sevk irsaliyesinin sunulduğu ve ilgili sevk irsaliyesinde de teslim alan isim ve imzasının bulunmadığı görülmüştür.
Tarafların ticari defterleri incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından davalı adına toplam 8 adet fatura düzenlendiği, faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 11.018,74 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre, davacının 8 faturasından 5 faturasının davalı defterlerinde kapalı olarak kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya borcunun bulunmadığı, faturaların BA-BS formu ile vergi dairesine bildirilmediği tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporundaki açıklamalar ve tespitlere göre davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 23/11/2019 tarihli, 641,52 TL, 05/12/2019 tarihli, 1.012,82 TL, 12/12/2019 tarihli, 124,22 TL, 30/11/2019 tarihli 620,13 TL olmak üzere toplam 2.398,69 TL bedelli 4 faturanın davalı ticari defterlerinde kapalı kayıt olarak kayıtlı olduğu, davalı kayıtlarında kapalı kayıtlı olarak yer alan 07/11/2019 tarihli 120,09 TL bedelli faturanın takibe konu olmadığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmadığından davacının yemin deliline yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Ancak, mahkemece her nekadar davalının ticari defter kayıtlarına göre borcun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, fatura konusu malların teslim edildiğini davacının ispat etmesi gerektiği, faturaların teslimine yönelik imzaların faturaya konu malın teslimini ispatlamayacağı, takibe konu 7 faturadan 2.398,69 TL bedelli 4 faturanın davalının ticari defterlerinde kapalı olarak kayıtlı olduğu, bu faturaların ödendiğine ilişkin belgelerin dosyada bulunmadığı, bu kapsamda davalı ticari defterlerinde faturanın kayıtlı olmasının teslime karine olduğu,
temerrüde yönelik ihtar bulunmaması nedeniyle takipte talep edilen işlemiş faiz talebi yerinde olmadığı dikkate alınarak 2.398,69 TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne ve faturaya dayalı alacağın likid olması nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davacı tarafın istinaf itirazının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1596, K. 2024/1148, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama