İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1599 K.2025/182

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2022/1599Karar2025/182Tarih24 Şubat 2025Okuma14 dk · 2.774 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
24 Şubat 2025
Esas no
2022/1599 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
Karar no
2025/182 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
Başkan
... (...
Üye
DR. ... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/06/2022
Esas no
2014/370 E 2022/492 K
Davanın konusu
İtirazın İptali
Yazıldığı tarih
24/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.774 kelime·14 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 05/05/2008 tarihli protokol ve 10/05/2008 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme, protokol ve ekleri gereğince davalı şirkete 700.000,00 USD bayilik hizmet bedeli ödendiğini, 15/06/210 tarihli noter ihtarı ile müvekkili tarafından bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, fesihten önce gönderilen ön ihtarda davalının 185 gün boyunca mal alımı yapılmadığı,

karşılıksız çekler nedeni ile icra takibine rağmen ödemelerin yapılmadığı ve istasyonun standartlara uygun bulundurulmadığı belirtilerek ihtar tebliğden itibaren 5 gün içinde borcun ödenmesi ve de sözleşme ihlallerinin giderilmesi,

aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, davalı tarafından ihtar gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı nedenle fesh edildiğini, sözleşmenin 20.maddesi ve protokolün 9.maddesi hükmü gereği fesih sonunda bayinin ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden 200.000,00 USD karşılığı TL cezai şart ödemeyi, yine bayilik hizmet bedelinin TP'den aldığı günden itibaren ödeme tarihine kadar olan sürede, belirlenen faiz oranı üzerinden TP'ye derhal nakden ve defaten ödeyeceğini kabul ettiğini,

ihtarlara rağmen takibe konu ve fesih ihtarında belirtilen borçların ödenmemesi üzerine alacakların tahsili amacıyla Gemlik İcra Müdürlüğünün 2009/2328 esas sayılı ipotekli takibi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Ankara 3.İcra Müdürlüğü'nün 2010/20483 esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini, bayilik bedelinin ipotekli takip dosyasında, faizinin iş bu itirazın iptaline konu Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2010/20483 esas sayılı dosyasında talep edildiğini,

protokolün 9.1.3 maddesinde bayilik hizmet bedeli tutarının TP'den alındığı günden itibaren ödeme tarihine kadar olan sürede belirlenen faiz oranı üzerinden TP'ye derhal nakden ve defaeten ödeneceğinin kararlaştırıldığını, mahrum kalınan kar cezasının protokolün 4.1.4 maddesi uyarınca, istasyonun tüm izin ve ruhsatlarının alınarak protokolün imza tarihinden itibaren azami 4 ay içinde istasyonda fiili akaryakıt satışına başlanması gerekirken bayinin 52 gün gecikme ile istasyonu faal hale getirebildiğini,

bayinin protokol imza tarihinin 4 ay sonrasına tekabül eden 10/09/2008 tarihinden EPDK bayilik lisansının çıktığı tarihe kadar geçen sürede TP'nin mahrum kaldığı karı cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini,

yine cezai şartın protokolün 9.1.1 ve sözleşmenin 14.maddesi gereğince sözleşmenin TP tarafından feshi halinde bayinin ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden 200.000 USD karşılığı TL cezai şart olarak ödemeyi kabul ve beyan ettiğini belirterek davalının Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2010/20483 esas sayılı dosyaya yaptığı itirazının iptaline ve davalı aleyhinde %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin davacı şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacakların teminatı olması bakımından ...'a ait taşınmaz üzerine üst derece ipoteği olarak 1.200.000,00 TL bedelle ipotek konulduğunu, davacının cari alacakların tahsili için Gemlik İcra Müdürlüğünün 2010/2328 esas sayılı dosyası üzerinden ipotekli takip başlattığını,

2010 yılı içerisinde EPDK'nın haksız rekabeti önlemek için uzun süreli intifaları 5 yıl ile sınırlandırması sonucu alacaklı şirketin tek taraflı bir dayatma ile şirketleri ile yeniden tek taraflı intifa tesis sürecine girdiğini, yeni sözleşme imzalatma yoluna gittiğini, şirketlerinin bu tek taraflı aleyhe ağır hükümler taşıyan sözleşmeyi imzalamaktan imtina ettiğini, takipte talep edilen alacağın tartışmalı olduğunu, davacının gönderdiği ihtarnameye itiraz edildiğini, bunun üzerine davacının sözleşmeyi haksız ve tek taraflı olarak feshettiğini, aynı alacak için mükerrer takip yapıldığını,

ipotekli takip dosyasına itiraz üzerine davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığını, müvekkili tarafından da intifanın kaldırılması ve sözleşmeden doğan zararlar için açılan davanın devam ettiğini, intifa ve ipotek senedinin sadece cari hesap borçlarını kapsadığını, paraya çevrilmesi istenen taşınmaz için düzenlenen ipotek senedi incelendiğinde sadece cari hesaptan doğan alacaklara teminat olması bakımından verildiğinin kesin olduğunu, bu sebeple icra takibindeki bayilik hizmet bedeli olarak belirtilen miktarın sınırları ve kapsamının tam olarak belli olmadığını,

likit olmayan alacak miktarı için 474.155,00 TL işlemiş faiz talebinin haksız olduğunu, davacının henüz bayilik hizmet bedeli konusunda açmış olduğu dava devam ederken sınırları tartışmalı bedel için faiz talebinin izahtan vareste olduğunu, alacaklının bayiliği haksız feshettiği için cezai şart talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin matbu ve zorunlu olarak imzaladığını ve gerçek iradesini yansıtamadığını, mahrum kalınan karın afaki hesaplandığını, sözleşmenin haksız feshedildiğinden bu talebin haksız olduğunu, asıl alacak miktarları net olmadığı için talep edilen faizlerin hukuka aykırı olduğunu,

Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/330 esas sayılı ve Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/444 esas sayılı dosyanın bekletici mesele sayılmasını, davanın reddine ve müvekkili lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, icra müdürlüğünün ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazların reddiyle, taraflar arasında yapılan akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalının sözleşme hükümlerini ihlali ve davacının ihtarına rağmen ihlali durumları düzeltmemesi nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle fesih ettiği, sözleşme ve eki protokol hükümlerine göre davacı tarafından bayiye ödenen ve Gemlik İcra Müdürlüğü dosyasında tahsil edilen bayilik hizmet bedeli faizi, sözleşmeye uygun olarak bilirkişilerce tespit edilen 509.392,83 TL'nin ancak davacının takipte daha azı olan 474.155,00 TL'yi talep ettiğinden bu miktara,

yine sözleşme ve protokolde kararlaştırılan sözleşmenin feshi nedeniyle talep edilebilecek 200.000,00 USD cezai şartın takip tarihindeki TL karşılığı olan 296.080,00 TL ile bu alacağın temerrüt tarihinden takip tarihine kadarki 3.229,35 USD faizinin TL karşılığı 4.789,73 TL olmak üzere toplam 775.015,73 TL yi talep edebileceği, takipte mahrum kalınan kar kaybı zararı ve bunun işlemiş faizini talep edilmiş ise de,

sözleşmenin feshinde ifaya eklenen cezai şart talebinin kural olarak mümkün olmadığı gibi taraflar arasındaki sözleşme ve protokol hükümlerinde fesih halinde mahrum kalınan karın cezai şart olarak istenebileceğine dair açık bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle bu kaleme ilişkin talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının bayilik hizmet bedeli ödemesi işlemiş faizinin 474.155,00 TL'sine, cezai şartın 296.080,00 TL'sine ve cezai şart işlemiş faizinin 4.780,73 TL'sine olmak üzere toplam 775.015,73 TL'ye yaptığı itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; red edilen kısımların doğru olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 200.000,00 USD cezai şartın TL karşılığı ve işlemiş faiz tutarının hatalı hesaplandığını, zira mahkemece haklı bulunan 200.000,00 USD cezai şartın TL'ye çevrilme zamanının TP tarafından yapılan fesihte belirtilen atıfet süresinin dolduğu 28/06/2010 tarihi olduğunu, bu tarihin aynı zamanda temerrüt tarihi olduğunu, takipte USD cinsinden olan alacakların vade tarihindeki TCMB kurundan TL'ye çevrildiği yönünde açıklama bulunduğunu, müvekkilinin bu tarihi ödeme tarihi olarak seçtiğini,

temerrüt tarihinde cezai şartın TL'ye çevrilerek bu tarihten takip tarihine kadar TL üzerinden yıllık %16 oranında faiz uygulanmak suretiyle işlemiş faiz talep edildiğini, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar USD cinsinden faiz hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, rapora yapılan itirazların karşılanmadığını, kar mahrumiyetine yönelik talebin red edildiğini, sözleşmede haklı fesih halinde kar mahrumiyeti alacağının korunduğunu, mahkemece bu yönde açık düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle talebi haksız olarak red ettiğini,

talep edilen 200.000 USD'nin seçimlik cezai şart olduğuna ve tercihte bulunup bu miktarı istedikten sonra artık kar mahrumiyeti talep edilemeyeceğine dair görüşün yerinde olmadığını, sözleşmenin 14.maddesinde 200.000,00 USD cezai şartın yanında diğer zarar ve ziyanı talep etme hakkının saklı tutulduğunu, sözleşmenin 20/c/3 ve d maddelerinde fesih halinde kar mahrumiyetinin talep edilebileceğinin düzenlendiğini, protokolün 4.1.4 ve 9.1.6 maddeleri hükmüne göre de fesih halinde kar mahrumiyeti talep edilebileceğini, davanın fazlaya dair haklar saklı tutularak açıldığını,

mahkemenin rapordan hareketle bayilik hizmet bedeli için işlemiş faizin 509.392,83 TL hesaplandığı ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince 474.155,00 TL'ye hükmettiğini, fazlaya dair hakların saklı tutulmasına dair talebin hüküm fıkrasında karşılanmadığını, işlemiş faize yönelik taleplerde ihtarnamenin tebliğ ve atıfet süresi tarihleri, temerrüt ve takip tarihleri ile yabancı para cinsinden alacakların TL cinsinden talep tarihleri bakımından hataya düşüldüğünü, eksik tutarda işlemiş faize hükmedildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, davacının icra takibi nedeniyle ne kadar alacaklı olduğu noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2010/20483 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 06/12/2010 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 474.155,00 TL bayilik hizmet bedeli işlemiş faizi, 314.360,00 TL cezai şart (200.000,00 USD), 22.323,87 TL işlemiş faiz, 54.489,00 TL mahrum kalınan kar (34.667 USD), 3.869,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 869.197,34 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Taraflar arasında 05/05/2008 tarihli 5 yıllık akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığı,

Sözleşmenin 2/2 maddesinde ; “Bayi mahalli piyasa ihtiyaçlarını karşılamak için satış yerinde mutat satışı, olağanüstü halleri ve tatil günlerini dikkate alarak 24 saat kesintisiz bir şekilde mal satışını sürdürecek düzeyde yeterli mal ve stok bulundurmakla yükümlü olacaktır. Bayi TP'nin stok bulundurma ve satış tarzı hususunda öneri ve talimatlarına riayet edecektir. Mevcut halin muhafazasından bizzat bayi sorumlu olacaktır.”

Sözleşmenin 3.maddesinde; “Bayi TP'den çekmeyi taahhüt ettiği akaryakıt miktarı için ayrıca taahhütname verecektir.”,

Sözleşmenin 4/5. maddesinde; “Bayi tarafından akaryakıt bedelinin çek ile ödenmesi ve verilen çeklerin karşılıksız çıkması halinde çek bedeli ile birlikte gecikilen süre boyunca TP tarafından yasal mevzuat uyarınca TC Merkez Bankası reeskont faiz oranı üzerinden hesaplanacak gecikme faizi ve diğer yasal alacak kalemleri esas alınarak bayiden tahsil edilecektir. Ayrıca TP bu hallerde akaryakıt bedelini tahsil edinceye kadar bayiye akaryakıt verip vermemekte veya kontratını fesih edip etmemekte serbesttir.”

Sözleşmenin 14. maddesinde; “Bayi iş bu sözleşmenin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal etmesi durumunda hiçbir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın TP'ye 200.000USD Amerikan Doları veya ödeme tarihindeki YTL karşılığını cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder. TP'nin diğer zarar ve ziyanı talep hakları saklıdır. İhlal keyfiyetinin gerçekleşmesi ile TP tek taraflı olarak iş bu sözleşmeyi feshetmekte serbesttir.” ,

Sözleşmenin 20.maddesinde; “Bayinin iş bu sözleşmede yer alan hususlara aykırı davranması halinde TP bayiye sözleşme şartlarına uymasını yazılı olarak ihtar ederek; Akaryakıt teslimatını geçici bir süre için durdurabilir. TP'ye tevdi ettiği bayilik teminatını cezai şart olarak irad kaydedebilir. Mahrum kalınan kar dahil doğmuş ve doğacak zarar ve ziyanını talep edebilir. Sözleşmeyi derhal ve süresinden önce fesh edebilir.'' hükümlerinin bulunduğu görülmüştür.

Taraflar arasında 10/05/2008 tarihli protokolün imzalandığı ve protokolün bayilik sözleşmesinin ayrılmaz parçası olduğunun belirtildiği,

Protokolün 1.2.1. bendinde; bayinin belirlenen taşınmaz üzerinde bulunan istasyonda TP yerine 15 yıl süre ile intifa hakkı tesis etmek üzere kabul ettiği,

4.1.3.2. bendinde; bayinin TP lehine 1.200.000,00TL bedelli ipotek vereceği,

4.1.4. bendinde; bayinin fiilen belirlenen akaryakıt satış tarihinde satışa başlamayı kabul ettiği bu tarihte akaryakıt satışına başlanmaması halinde EPDK bayilik lisansının çıktığı tarihe kadar geçen süre içinde TP'nin mahrum kaldığı karı, cezai şart olarak ödemeyi kabul ettiği,

4.1.6.3. maddesinde; bayilik sözleşmesi ve iş bu protokole dahil tüm sözleşme hükümlerinin bayi tarafından ihlal edilmesi halinde bayinin TP'ye 200.000 ABD doları tutarında cezai şart ödemeyi kabul ettiği, iş bu cezai şart tutarının TP'nin bayiye ilk yazılı talebinden herhangi bir mahkeme kararı alınması, TP'nin herhangi bir ihbar yada ihtarına gerek kalmaksızın bayi tarafından derhal ödeneceği, cezai şartın ödenmesinde TP'nin bayiden cezai şartı yazılı olarak talep ettiği tarihteki TCMB satış kurunun esas alınacağı,

Feshin sonuçları başlıklı 9. bölümün 1.1. bendinde; iş bu protokolün ve buna uygun olarak akdedilen bayilik sözleşmesinin TP tarafından tek taraflı ve haklı sebeplerle feshi halinde 9.1.1. bayinin ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinde 200.000 ABD doları karşılığının yeni Türk lirasını cezai şart olarak TP'ye ödeyeceği,

9.1.3. bendinde; bayilik hizmet bedeli tutarının TP'den alındığı günden itibaren ödeme tarihi olan sürede belirlenen faiz oranı üzerinden TP'ye derhal nakden ve defahaten ödeyeceği,

9.1.6. Maddesinde; TP'nin uğrayacağı kar mahrumiyeti dahi sair zarar ve ziyanın tazminini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğine dair mahkeme kabulünün davalı tarafından istinaf edilmemesi üzerine davacı tarafından yapılan feshin haklı olduğunun taraflar arasında kesinleşmesine,

davanın itirazın iptali davası olup takibe sıkı sıkıya bağlı olması nedeniyle kararda davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasının sonuca etkisinin bulunmamasına, takipte talep edilen mahrum kalınan kar ile ilgili talep yönünden davacı vekili bu talebin istasyonun belirlenen süre içerisinde açılmamış olmasından kaynaklı oluşan kar mahrumiyetine yönelik protokolün 4.1.4 maddesinden kaynaklı olduğunu bildirmesine,

bu madde uyarınca bayinin satış yerinin TP standartlarına uygun haline getirilerek yapı ve tesislerin kullanılmasıyla akaryakıt satışı için alınması zorunlu izin, ruhsat ve lisansların temin edilerek protokolün imza tarihinden itibaren 4 ay içerisinde 10/09/2008 tarihinde fiilen akaryakıt satışına başlamayı taahhüt etmesine, bu tarih itibariyle başlanılmaması halinde bu tarihten EPDK bayilik lisansının çıktığı tarihe kadar geçen süre için mahrum kalınan kâr ve fiili zararın cezai şart olarak ödenmesinin kararlaştırılmasına,

protokol hükmüne göre davalının en geç 10/09/2008 tarihine kadar bayilik linansı alarak istasyonu faaliyete geçirmesi gerekli olup aksi halde bu tarihten bayilik lisansının alınacağı tarihe kadar ceza ödeyeceği kararlaştırılmış olup somut olayda EPDK cevabi yazısından davalının bayilik lisansını sözleşmede öngörülen tarihten önce 21/03/2005 tarihinde elde ettiğinin tespit edilmesine (Aynı yönde Yargıtay kapatılan 19. Hukuk Dairesinin06/11/2019 Tarih, 2018/2360 Esas, 2019/5001 Karar sayılı kararı),

kaldı ki protokolün 4.1.4 maddesindeki hükmün cezai şarta ilişkin olup fesih halinde cezai şartın istenebileceğine dair sözleşmede de açık hüküm bulunmamasına göre davacı tarafın aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Sözleşmenin 14. maddesindeki “Bayi iş bu sözleşmenin herhangi bir hükmünü kısmen veya tamamen ihlal etmesi durumunda hiçbir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın TP'ye 200.000USD Amerikan Doları veya ödeme tarihindeki YTL karşılığını cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmü gereğince mahkemece davacının 200.000 USD cezai şart talep edebileceğine ilişkin kabul yerinde olmakla birlikte bilirkişi raporunda işbu 200.000 USD cezai şartın TL'ye çevrilme zamanı bakımından takip tarihindeki kur üzerinden 296.080,00 TL cezai şart ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar USD cinsinden faiz işletilerek takip tarihindeki kur üzerinden TL

cinsinden 4.780,73 TL işlemiş faiz hesabı esas alınarak kabul kararı verilmiştir.

Oysa ki sözleşmedeki hüküm gereğince ödeme tarihindeki (temerrüt tarihindeki) kur üzerinden 200.000 USD cezai şartın TL karşılığı olarak 314.360,00 TL cezai şart ile bu miktarın takibe kadar işlemiş faizi 22.323,87 TL işlemiş faiz talebi yerinde olmakla davacının bu yöne değinin istinaf itirazlarının kabulüne, yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından kabul edilen miktarlar üzerinden HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2022 tarih ve 2014/370 esas, 2022/492 karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,

3-a)Davanın KISMEN KABULÜ İLE;

Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2010/20483 esas sayılı dosyasında davalının bayilik hizmet bedeli ödemesi işlemiş faizinin 474.155,00-TL'sine, cezai şartın 314.360,00-TL'sine ve cezai şart işlemiş faizinin 22.323,87-TL'sine olmak üzere toplam 810,838,87-TL'ye yaptığı itirazın iptaline, 314.360,000-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren (%16 oranını aşmayacak şekilde) değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, takibin bu şekilde devamına, fazla istemin reddine,

b)Kabul edilen miktarın %40 ı oranında hesap edilen 324.335,55TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c)

Alınması gereken 55.388,40TL harçtan, peşin alınan 8.561,70-TL harcının mahsubu ile bakiye 46.826,70-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

d)

Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 18,40-TL başvuru harcı, 8.561,70-TL peşin harç, 2,90-TL vekalet harcı toplamı 8.583,00-TL ile davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 710,80-TL posta masrafı, 4.150,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.860,80-TL'nin, davanın kabul red oranı dikkate alınarak 4.534,44TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

e)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesap edilen 125.517,44TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

f)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesap edilen 12.897,25TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

g)HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden

4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

5-Davacı tarafından yapılan 129,00TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

9-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 24/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1599, K. 2025/182, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1599
Karar No
2025/182
Tarih
24 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1638 K.2025/130
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1638 K.2025/98
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1649 K.2025/66
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1650 K.2025/351
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/1651 K.2025/144
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1653 K.2025/185

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.