KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/17 ( KABUL KALDIRMA YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/406 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/10/2021
- Esas no
- 2019/460 E 2021/633 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 25/04/2024
Karar Metni
1.465 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin ... Tıp Merkezi’nin devrini konu alan sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili amacıyla Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6020 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacının müvekkiline 08.06.2018 tarihli protokolün 3. maddesinde düzenlenen 100.000,00 TL bedelli kapora mahiyetindeki senedi vermediğini, tıp merkezlerinin devrine ilişkin Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile davacıya yüklenen yükümlülüklerin de davacı tarafından yerine getirilmediğini, davacının müvekkiline ticaret sicil gazetesi aslı, şirket ortaklarının tabip olduklarına dair diplomaları veya uzmanlık belgelerini vermediğini, bu nedenlerle tıp merkezinin devrinin yapılamadığını,
sözleşmenin geçerlilik kazanması ve ifası için yasal zorunluluk olan şirketin %51 'ine sahip ortağının tabip veya diş tabibi olması şartını sağlamadığını, dolayısıyla sözleşmenin ifa edilememesinde davacının tamamen kusurlu olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, devir protokolü kapsamına göre davalı satıcı tarafın yükümlülüğünde olduğu açıkça anlaşılan işlemlerden Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlüğü'ne başvuru yapılması, yetkili şirket organlarından karar alınması gibi işlerin hiçbirinin davalı satıcı tarafından yapılmadığının açık olduğu,
davalı tarafça bu işlemler yapılmış olsaydı Sağlık Bakanlığı tarafından herhangi bir nedenle onay verilmemesi halinde zaten devrin gerçekleşmeyeceğinin protokol kapsamına göre açık olup, bu halde protokolün 4. maddesi uyarınca cezai şartın söz konusu olamayacağı, davalının protokol hükümlerinin 5. maddesi gereğince yükümlülüklerini yerine öncelikle getirmesi gerektiği, bu yükümlülükleri yerine getirmeden davacı alıcının %51 ortağının doktor vs. olmadığı savunmasını getiremeyeceği, zira hukuken nakledilebilir hale gelinip,
noter devir işlemleri yapılma aşamasına kadar davacının ileri sürülen bu yükümlülüğü yerine getirebilme imkanının bulunduğu açıkça değerlendirildiğinden protokol hükümleri kapsamına göre öncelikle davalının üzerine düşen yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Mahkemece dilekçeler teatisi aşaması tamamlanmadan ön inceleme duruşması yapıldığı, tensip tutanağında yazılı yargılama usulünün uygulanacağının belirtildiği, bildirilen delillerin toplanmadığı, teminat senedinin verildiği hususunun taraflar arasında ihtilaflı olduğu, davacı yanca senedin müvekkiline verildiğine dair soyut iddiaları dışında bir belgesinin olmadığı, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacı yanca yükümlülüklerinin yerine getirilmediği, davalının kusurlu olması nedeniyle müvekkilinden cezai şart talep edemeyeceği, hükmedilen cezai şartın fahiş olduğu ve müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinin de doğru olmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki işletme devrine dair protokol kapsamında davacı yanın cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki işletme devrine ilişkin protokol kapsamında cezai şarta dair alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6020 E. sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafından davalı aleyhine taraflar arasındaki 08/06/2018 tarihli sözleşme kapsamında cezai şart alacağının tahsili talebi ile 300.000,00 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yoluyla icra takibi yapıldığı, takibe davalı yanın süresi içerisinde itirazı ile iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 08/06/2018 tarihli "dal merkezi devir taahhüt protokolü" başlıklı protokol kapsamı ve içerdiği hükümler incelenmiş, protokolün konusunun 2.maddede; davalı satıcının sahibi bulunduğu ve işletmesini gerçekleştirdiği "... Tıp Merkezi'nin.
Tıp Merkezi Uygunluk belgesi, Faaliyet İzin Belgesi'ni ve Faaliyet İzin Belgesinde bulunan bütün kadrolarının (branşlarını) alıcıya devredilmesinin, bu devre ilişkin yapılması gereken her türlü hukuki ve idari işlemlerin yapılması ve sonuçlandırılması iş ve işlemlerin düzenlenmesini konu almaktadır." hükmünün yer aldığı, 3.maddede; sözleşme bedelinin 2.100.000,00 TL olarak belirlenip, ödemelerin ne şekilde yapılacağının düzenlendiği, alıcı davacı tarafından satıcı davalıya teminat niteliğinde 100.000,00 TL'lik senet verileceğinin belirtildiği, 4.maddede; "...
Tıp Merkezi'nin Tıp Merkezi Uygunluk Belgesini, faaliyet izin belgesini ve faaliyet izin belgesinde bulunan bütün kadrolarının (branşlarının) devrinin Sağlık Bakanlığı tarafından uygun olmadığı şeklinde karar verilmesi halinde taraflar birbirinden aldıklarını iade edecek olup, cezai şart söz konusu olmayacaktır." düzenlemesinin yer aldığı, 5.maddede;
"satıcı yetkilisi, işbu sözleşmenin konusunu oluşturan devir işlemi ile ilgili olarak şirketin gerekli organlarından gerekli izinleri aldığını, işbu protokol hükümlerini teşkil eden hususların şirketçe de bilindiği ve tarafının bu konuda yetkili olduğunu kabul beyan ve taahhüt etmekle birlikte devir konusunun hukuken nakledilebilir hale gelebileceği tarihe kadar da şirketin genel kurulundan, yönetim kurulundan ve ana sözleşme veya mevzuat gereği alınması gereken tüm merci, kurul ve yerlerden devir/taşımaya ilişkin her türlü kararın alınacağını taahhüt eder." düzenlemesinin yer aldığı, 6.maddede; "ayrıca ...
Tıp Merkezi'nin Tıp Merkezi Uygunluk Belgesini, faaliyet izin belgesini ve faaliyet izin belgesinde bulunan bütün kadrolarının (branşlarının) devir işlemine İl Sağlık Müdürlüğü veya Sağlık Bakanlığı tarafından uygundur onayı çıkmaması durumu hariç satıcının anlaşmadan herhangi bir nedenle cayması halinde satıcı sözleşme esnasında kapora olarak aldığı senedi iade edecek ve 300.000,00 TL cezai şartı 5 iş günü içerisinde alıcıya ihtara veya ihbara, protestoya gerek kalmaksızın ödeyecektir.
Ayın şekilde sözleşme konusu anılan devre onay verilmiş ve devre herhangi bir hukuki engel kalmamasına rağmen alıcı da alımdan vazgeçerse 300.000,00 TL cezai şartı ihtara veya ihbara, protestoya gerek kalmaksızın 5 iş günü içerisinde satıcıya ödeyecektir." düzenlemesinin yer aldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, Sağlık Bakanlığı'na yazı yazılarak 08/06/2018 - 27/08/2019 tarih aralığını kapsayacak şekilde davalı şirket tarafından tıp merkezi uygunluk belgesi, Sağlık Bakanlığı planlama istihdam komisyonu kararı ile Bursa İline taşınma işleminin onaylanması için davalı şirketin bakanlığa başvuruda bulunup bulunmadığı hususları sorulmuş, Sağlık Bakanlığı'ndan gelen 03/12/2020 tarihli yazı cevabı kapsamından belirtilen tarih aralığında düzenlenen tıp merkezi uygunluk belgelerinin ekte gönderildiğinin bildirilip, ekte gönderildiği,
yapılan tetkik sonucu davalının söz konusu tıp merkezinin Bursa İline taşınması için Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne yaptığı herhangi bir başvurusuna rastlanmadığının bildirildiği, yazı ekinde gönderilen uygunluk belgesinde ... Tıp Merkezi için 23/07/2019 tarihinde düzenlenen belge olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında mali müşavir tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda protokolde kapora mahiyetinde satıcıya verileceği belirlenen 100.000,00 TL senedin satıcıya verilip verilmediği hususunun taraflar arasında ihtilaflı olduğu, davacı Subay Grup defterlerine göre davalı/satıcıya 100.000,00 TL bedelli senedin teminat olarak verildiği, davalı defterlerinde ise senede dair bir kaydın olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Her ne kadar dosya kapsamına bir adet 100.000,00 TL bono fotokopisi sunulmuş ise de anılan fotokopi belge üzerinde davalının protokol kapsamında davacı tarafından verileceği taahhüt edilen 100.000,00 TL bedelli teminat bonosunun davalıya verildiğini ispata elverişli davalıdan sadır bir imzanın bulunmadığı, davalı yanca aşamalarda söz konusu teminat bonosunun verildiği hususunun kabul edilmediği, ticari kayıtlarında da bu yönde bir kaydın bulunmadığı gözetildiğinde, fotokopisi sunulan bononun davacı yanca her zaman düzenlenebilecek nitelikte olması nedeniyle davacı yanca protokolde bahsi geçen teminat bonosunun verildiği hususunun ispat edilemediği anlaşılmıştır.
Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin 34. Maddesi uyarınca devir için gerekli belgelerin Ek’de belirtildiği, anılan belgeler arasında bahsi geçen belgelerin davacı tarafından temin edilerek davalıya verildiği hususu da davacı yanca ispat edilemediğinden mahkemece davacının protokol kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğinden cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/17, K. 2024/406, 15 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama