KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/466 - 2024/414
- Esas no
- 2022/466 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/414
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/11/2021
- Esas-karar no
- 2019/257 E 2021/694 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 24/04/2024
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında "Satım Sözleşmesi" yapıldığını, Uşak Kamu Hastahaneleri Birliği Genel Sekreterliğinin ihtiyacı olan malzemelerin davalıdan satın alındığını, aradaki sözleşme gereğince malzemelerin garantili olduğunu, garanti kapsamında bulunan sedyelerin arıza yaptığını, davalıya bu konunun 29/12/2016 tarihinde bildirildiğini ama cevap alınamadığını, davalı firmaya 27/04/2017 tarihinde de bildirimde bulunulduğu ancak bir cevap alınamadığını, bunun üzerine söz konusu arızaların başka bir şirket aracılığı ile tamir ettirildiğini, dava dışı şirkete 15.794,10 TL ödeme yapıldığını, yapılan tüm masraflar nedeniyle 17.865,10 TL'nin ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı vekilinin 30/05/2019 tarihli dilekçesi ile talep edilen tazminat miktarını 16.390,00 TL olarak belirttikleri, fazlaya ilişkin kısmı takipten vazgeçtiklerini bildirmiş olduğu görülmüştür.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı tarafından arızaların giderimi konusunda müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, talep edilen arıza giderimlerinin satılan ürünler için yapıldığını ve arızaların gerçekleşmiş olduğunun ispatı gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davaya konu edilen sedyelerin davalıdan temin edilen sedyeler olduğu, alınan rapora göre sedyelerde meydana gelen arızalara ilişkin tutulan tutanaklar ile arızaların giderimine ilişkin 3. şahıslarca düzenlenen fatura içeriklerinin uyumlu olduğu, arızaların giderimi konusunda yapılan masrafın yapıldığı dönem piyasa koşullarına göre uygun olduğu, fatura miktarı olan 16.390,00 TL yönünden davanın haklı olduğu, davacı vekili tarafından talebin daraltılması istenilmiş ise de davalı tarafından muvafakat edilmediğinden fazlaya ilişkin kısım yönünden davanın reddi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu, davacı yanca müvekkiline garanti süresi içerisinde imalattan kaynaklanan bir ayıp olduğu hususunun bildirildiğinin ispat edilmesi gerektiği gibi imalattan kaynaklanan ayıp olgusunun da ispatlanamadığı, İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gibi faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihinden itibaren kabul edilmesi gerektiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında garanti süresi içerisinde 3. kişiye yaptırılan tamir masraflarının davalıdan tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle 3. kişiye yaptırılan tamir masraflarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı tarafından garanti süresi içerisinde satım sözleşmesi kapsamında teslim edilen sedyelerin ayıplarının giderilmediği gerekçesiyle sedyelerin 3. kişilere tamir ettirilmesine ilişkin fatura bedellerinin tahsili talebi ile iş bu dava açılmıştır.
Mahkemece dosya kapsamında alınan 02/12/2020 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden meydana gelen arızaların garanti süresi içerisinde meydana geldiği, ancak dosyada arıza detayı olmadığı, arızanın işletme hatasından mı yoksa malzeme ya da imalat hatasından mı kaynaklandığına yönelik belge bulunmadığı, arızanın somut olarak garanti kapsamında olduğunun söylenemeyeceği bildirilmiştir.
Dosya kapsamında itirazlar üzerine alınan 22/09/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda ise sedyelerde meydana gelen arızalara ilişkin tutulan tutanaklar ile arızaların giderimine ilişkin 3. Şahıslarca düzenlenen fatura içeriklerinin uyumlu olduğu, arızaların giderimi konusunda yapılan masrafın yapıldığı dönem piyasa koşullarına göre uygun olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece ek rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de yukarıda bahsedilen kök ve ek raporlar arasında çelişki bulunduğu, bu çelişki giderilmeksizin ve arızaların garanti kapsamında olup olmadığı belirlenmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. Kaldırma sebebine göre davacı yanın istinaf itirazları şimdilik incelenmemiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/466, K. 2024/414, 15 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama