KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/511 - 2024/1676
- Esas no
- 2022/511 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1676
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/11/2021
- Esas-karar no
- 2020/300 E - 2021/743 K
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Birleşen dava
- Menfi Tespit
- Birleşen dava tarihi
- 17/07/2020
- Karar tarihi
- 11/11/2021
- Dairemiz karar tarihi
- 16/12/2024
- Yazıldığı tarih
- 13/01/2025
Karar Metni
1.622 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
ASIL DAVADA
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili hakkında Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2018/5954 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkilinin iş bu icra takibinden dolayı davalı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, nitekim Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/412 Esas sayılı dosyası ile de senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin bu icra takibi nedeni ile mağdur edildiğini, davalı bankanın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek müvekkilinin icra takibinden dolayı görmüş olduğu zarardan dolayı 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA
Davacı vekili, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2018/5954 esas sayılı dosyası ile 3.000.000,00TL bedelli bono nedeniyle icra takibi başlatıldığını, ancak bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve kötü niyetli olarak takip yapıldığını belirterek Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2018/5954 Esas sayılı dosyasında 907.540,00TL ana paradan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, 26.07.2013 keşide tarihli, 08.05.2018 ödeme tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli senedin, lehdar ... Otomotiv Pet Tur ve İnş Tic Ltd Şti tarafından yapılan temlik cirosu ile müvekkil banka ... Şubesine intikal ettiğini, lehtar firmanın ünvan değişikliği ile ... Oto. Pet. İnş. Tic.
Ltd.Şti. olduğunu, dava konusu işbu senede istinaden, Ankara 6. İcra Müdürlüğü 2018/5954 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, davacı ... tarafından borca ve imzaya karşı itirazda bulunulması üzerine Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/412 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde imzanın ...’a ait çıkmadığını, müvekkil banka ... Şubesi ile ... Oto Pet.
İnş Tic Ltd Şti arasında akdedilen 26.07.2013 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinde, davacı ...’ın müteselsil borçlu sıfatı ile imzasının bulunduğunu, bu kredi borcuna istinaden, hesap kat ihtarnamesinin borçlulara tebliğ edildiğini, iş bu ihtarnameye herhangi bir itiraz olmadığını, davacı ...'ın, ödenmeyen kredi borcundan sorumlu bulunduğunu, sözleşmenin bizzat şube yetkilileri önünde ... tarafından imzalandığını, takibe konu senedin lehdarının ...
Otomotiv Ltd. Şti. olduğunu, müvekkili bankanın, senedin tedavüle çıktığı ve kendisine temlik cirosu ile devredildiği ana kadar 3. kişi durumunda olduğunu, bu devrin tahsil veya teminat amacıyla yapıldığını gösterir hiçbir iz, ifade, ibare veya başkaca bir yazılı sözleşme vs. kanıt bulunmadığını, senetteki diğer keşidecilerden birinin, ... Isı ..Ltd.
Şti. ve ...’ın da, şirketi temsile yetkili ortak olduğunu, senetteki imzanın ...’a ait olup olmadığını müvekkili bankanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkil bankanın kötüniyetle hareket ettiğinin iddia edilemeyeceğini, davacıların maddi ve manevi zararlarının bulunmadığını, amaçlarının menfaat elde etmek olduğunu, olayda manevi tazminat unsurlarının yerine gelmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili,26.07.2013 keşide tarihli, 08.05.2018 ödeme tarihli 3.000.000,00 TL bedelli senedin, lehdar ... Otomotiv Pet Tur ve İnş Tic Ltd Şti tarafından temlik cirosu ile müvekkil banka ... Şubesine intikal ettiğini, lehtar firmanın ünvan değişikliği ile ... Oto. Pet. İnş. Tic.
Ltd.Şti. olduğunu, dava konusu işbu senetlere istinaden, Ankara 6. İcra Müdürlüğü 2018/5954 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, davacı ... tarafından borca ve imzaya karşı itirazda bulunulması üzerine Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/412 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde imzanın ...’a ait çıkmadığını, müvekkilİ banka ... Şubesi ile ... Oto Pet.
İnş Tic Ltd Şti arasında akdedilen 26.07.2013 tarihli 3.000.000,00TL bedelli genel kredi sözleşmesinde, davacı ...’ın müteselsil borçlu sıfatı ile imzasının bulunduğunu, bu kredi borcuna istinaden, hesap kat ihtarnamesinin borçlulara tebliğ edildiğini, iş bu ihtarnameye herhangi bir itiraz olmadığını, davacı ...'ın, ödenmeyen kredi borcundan sorumlu bulunduğunu, sözleşmenin bizzat şube yetkilileri önünde ... tarafından imzalandığını, kaldı ki, şirket sahibinin de davacının oğlu ... olduğunu, her ne kadar senetteki imza davacıya ait çıkmamış ise de davacının genel kredi sözleşmelerindeki imzaları sebebiyle müvekkil bankaya borcu bulunduğunu,
senetteki imzanın ...’a ait olup olmadığını müvekkili bankanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili bankanın kötüniyetle hareket ettiğinin iddia edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, Ankara 6. İcra Dairesinin 2018/5954 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davalı alacaklı Banka tarafından, davacının da aralarında bulunduğu borçlular hakkında 17.05.2018 tarihinde, 26.07.2013 keşide tarihli, 08.05.2018 ödeme tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak 907.540,00 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, borçlular tarafından, Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/412 Esas sayılı "Takibin İptali" davası açıldığı,
yapılan yargılama sırasında, grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda takibe konu bonodaki imzanın davacı borçlu ...'a ait olmadığının belirlendiği ve ... yönünden imzaya itirazın kabulü ile icra takibinin ... yönünden durdurulmasına karar verildiği, davalı Banka vekilinin istinaf talebinden vazgeçmesi sonucu kararın kesinleştiğinin görüldüğü, uyuşmazlık konusu 26.07.2013 düzenleme tarihli, 08.05.2018 vade tarihli ve 3.000.000,00 TL bedelli bono incelendiğinde; davacı borçlu ile birlikte oğlu olduğu anlaşılan ...'ın ve ortağı oldukları şirketlerin borçlu ve lehtar olarak yer aldıkları, davacı borçlu ... dışında imzaların inkar edilmediği,
bononun, genel kredi sözleşmesi gereği kullandırılan krediler nedeniyle ciro ile davalı alacaklı bankaya temlik edildiği, uyuşmazlık konusu bononun, kullandırılan krediler nedeniyle davalı alacaklı bankaya temliken ciro edildiği,
borçlular ve lehtar ile davacı borçlu ... arasında organik bağ bulunması nedeniyle, davalı alacaklı bankanın yazı ve imza teyidi yapmamış olmasının kusurlu ve kötü niyetli bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varıldığından asıl davanın reddine, bono altındaki imzanın davacı borçluya ait olmadığının grafoloji bilirkişi raporuyla tespit edilmesi nedeniyle herhangi bir işleme esas alınamayacağından bu bono sebebiyle birleşen davada davacı ... hakkında bono nedeniyle başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş,
davalı alacaklı Banka kötü niyetli olarak değerlendirilmediğinden davacının tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği bildirilerek. Asıl davanın reddine,
-Birleşen Davanın kabulü ile, Ankara 5. İcra Dairesinin 2018/5954 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak bono nedeniyle davacı ...'ın davalı bankaya 907.540,00 TL borçlu olmadığının tespitine, Davalı banka kötü niyetli olmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Manevi tazminata ve lehlerine kötüniyet tazminatı verilmesi gerektiği bildirilmiştir.
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; Menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde imzanın ...’a ait çıkmadığı, mahkeme davanın kabulüne takibin durdurulmasına karar verildiği, istinaftan feragat etmek suretiyle kararın kesinleştirildiği, davacı tarafça 07.07.2020 tarihinde iş bu davanın açıldığı, ...'ın müvekkili bankaya borcu olup olmadığı hususunda inceleme yapılmadığı, müvekkili bankanın senedi temlik cirosu ile teslim aldığı, kötüniyetli olmasından söz edilemeyeceği, davanın reddine karar vermesi gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davaya konu senetten dolayı davacının sorumluluğunun değerlendirilmesi, manevi tazminat koşullarının bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava manevi tazminat, birleşen dava menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 6. İcra Dairesinin 2018/5954 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davalı alacaklı banka tarafından, davacının da aralarında bulunduğu borçlular hakkında 17.05.2018 tarihinde, 26.07.2013 keşide tarihli, 08.05.2018 ödeme tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak 907.540,00 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık konusu 26.07.2013 düzenleme tarihli, 08.05.2018 vade tarihli ve 3.000.000,00 TL bedelli bono incelendiğinde; keşideci ... Otomotiv Ltd Şti, ... Isı Ltd. Şti., ... ve ..., ... Mad.Ltd Şti olduğu, Lehdar ... Oto ...Ltd Şti davacı borçlu ile birlikte oğlu olduğu anlaşılan ...'ın ve ortağı oldukları şirketlerin borçlu ve lehtar olarak yer aldıkları, davacı borçlu ... dışında imzaların inkar edilmediği, bononun, genel kredi sözleşmesi gereği kullandırılan krediler nedeniyle ciro ile davalı alacaklı bankaya temlik edildiği anlaşılmıştır.
Borçlular tarafından, Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/412 Esas, 2019/648K sayılı 11.07.2019 tarihli kararında "Takibin İptali" davası açıldığı, yapılan yargılama sırasında, grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda ve Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinde düzenlenen raporda da ... adına atılı imzaların eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.
Buna göre mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davaya konu senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, manevi tazminat ve davacı lehine kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/511, K. 2024/1676, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama