İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/563 K.2024/353

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2022/563Karar2024/353Tarih2 Nisan 2024Okuma10 dk · 1.942 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Otomotiv Tarım Temizlik Madencilik Pazarlama İthalat İhracat Ticaret Ltd. Şti.

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
2 Nisan 2024
Esas no
2022/563 (KABUL- DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
Karar no
2024/353 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/02/2021
Esas-karar no
2018/540 E - 2021/125 K
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Alacak
Yazıldığı tarih
02/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.942 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili, davalı şirket ile dava dışı ve müvekkili şirket yetkilisi adına 29.04.2015 tarihinde resmi şekilde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme gereğince davalı şirket ... parselde yer alan 259 ve 309 bağımsız bölüm numaralı 2 adet ofis niteliğindeki taşınmazı en geç 31.10.2017 tarihinde teslim edeceği taahhüdünde bulunduğunu, müvekkili ile davalı yan yapmış oldukları sözleşmede davalı yan KDV oranının %1'ni müvekkiline yansıtacağı doğrultusunda anlaşmış olmalarına rağmen,

davalı yan sözleşme sonrası müvekkili tarafından tapuda devir işlemlerinin gerçekleştirilmesi talep edildiğinde %18 oranında KDV'nin tamamının müvekkili tarafından ödenmesini aksi halde tapuda devir işlemlerini hiçbir zaman yapmayacaklarını belirttiğini, müvekkili şirketin taşınmazların tüm bedellerini ödediğini, müvekkilinin müzayaka halinde ödeme yaptığını, müvekkilinin söz konusu ek KDV bedelini ödediğine ilişkin çekin davalıya teslim tarihi (02.04.2018) ile taşınmazın tapuda devir işlemlerinin yapıldığı tarihin de aynı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte,

bir an için müvekkiline yükletilen KDV bedelinin ödeneceği kabul edilse dahi, müvekkiline kararlaştırılan tarihte fiilen teslim edilmeyen ve halen taşınmazların yapım aşamasında olması nedeniyle vergiyi doğuran olay gerçekleşmemiş olduğundan müvekkilinden usule ve yasaya aykırı şekilde tahsil edilen KDV bedelinin müvekkiline iadesi gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL davalı yanca haksız tahsil edilen KDV bedelinin müvekkili şirkete avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili 15.02.2021 tarihli ıslah dilekçesinde de taraflar arasında imzalanan 2015 yılındaki sözleşmenin 5.3 maddesinde, satış bedeline KDV'nin dahil olduğunun belirtildiği, faturanın yapı kullanım belgesi alınıp alıcıya teslim edilmesinden sonra kesileceğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından ödenen 400.000 TL'lik bedelinin yanmaması adına ve özellikle 1 ay sonra KDV oranlarının %8'e düşeceğinin bilinmesine rağmen %18 oranın KDV talep edilmesinin haksız ve müzayaka halindeki müvekkilin durumundan faydalandığını, taşınmaz fatura tarihi olan 02.04.2018 tarihinde teslim edilmemişken %18 üzerinden KDV alındığını,

oranın 18.05.2018 tarihinde %8 'e düşürüldüğünü, sözleşmede %1 KDV ödeyeceği taahhüt edilmişken fazla alındığını bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davaya konu olan ve müzayaka halinde fazla ödenen %7 lik KDV fark bedeli olan ve ıslah ile artırılan 27.844,67TL' nin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili,davalı firmanın imzalanan sözleşme ile KDV oranında sözleşme tarihinde uygulamadan kaynaklı durumu üstlenmediği bilakis idarenin talebi halinde tahsil edileceğini açıkça beyan ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca E Blok 259 ve 309 no’lu bağımsız bölümleri satın almak üzere anlaştıklarını, 3.2. maddesinde projenin, inşaatın, tapunun, ruhsatın, arazinin ve diğer hususların incelenerek, öğrenilerek ve kabul edilerek taşınmazın satın alındığının belirlendiğini, taşınmazın ofis niteliğinde olduğu davalı tarafça bilinerek satın alındığı, sözleşmenin 5. ve 7. maddelerinde açıkça KDV’nin % 1 olarak hesaplandığı,

bu oranda uygulanması durumunda sözleşme fiyatına dahil olduğu, şayet meri (uygulama) nedenleriyle KDV oranının değişmesi durumunda aradaki farkın davalı taraftan talep ve tahsil edileceğinin belirtildiğini, ofis nitelikli taşınmazın KDV oranının davalı tarafça da bilinmesine, tapu, ruhsat ve her türlü hususun incelemesine,

bilgi verilmesi sonucunda davalı tarafça kabul edilerek sözleşme imzalandığını, müvekkili firma da uygulamada olan, davalı tarafın lehine olan hususu uygulamış ancak ihtirazi kaydını da hem beyan etmiş hem de sözleşmeye yazdığını, müvekkili firmaca GİB’e başvuruda bulunduğunu, verilen cevapta bağımsız bölümler için uygulanacak KDV’nin % 18 olacağı belirtildiğini, burada KDV oranının %1 ya da %18 olarak uygulanmasını belirleyenin davalı firma değil Gelir İdaresi Başkanlığı olduğunu, aynı bölge için GİB ofis nitelikli taşınmazların teslim anındaki kullanım durumuna göre KDV oranının % 1 olarak uygulanacağını belirlediği ve uygulandığını,

iş bu dava tarihinde güncel mevzuat hükümleri değişmemesine rağmen (Ofis nitelikli taşınmazın KDV oranı %18 olarak kanunda belirtilmiştir.) idarenin, ofis nitelikli taşınmazlardaki KDV oranını % 8 olarak uyguladığını, davacı taraf da dava dilekçesinde KDV oranının ofis nitelikli taşınmazlarda % 18 olmasını bilmesine rağmen ve Kanun değişikliği olmamasına rağmen idarenin uygulaması nedeniyle ofis nitelikli taşınmazlarda KDV oranının %8 olarak uygulandığını ve bundan faydalanamadığını belirterek, uygulamanın idarelerce farklı olabildiğini kabul ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece, davacı vekilinin dava dilekçesi beyanları, davalı vekilinin cevap ve beyanları, dosya ibraz edilen satış vaadi sözleşmeleri, fatura ve hüküm vermeye ve denetime yeterli görülen bilirkişi raporu karşısında; davacı tarafından, davalıdan satın aldığı 259 ve 309 numaralı işyeri mahiyetindeki bağımsız bölümlerin 02/04/2018 tarihinde davacı adına tapuda tescil edildiği, aynı tarihte ve A/58729 seri ve sıra numaralı (199.779,30+ 200.001,30=) 397.780,90-TL tutarında faturanın düzenlendiği, faturada %18 oranında (397.780,90x%18=)71.600,56-TL KDV hesaplandığı,

tapu senedi ve fatura tarihi olan 02/04/2018 tarihi itibariyle işyeri teslimlerinde uygulanacak KDV oranının %18 olduğu ve 02/04/2018 tarihi A/58729 seri ve sıra numaralı iki adet ofis satışı ile ilgili faturada fazladan KDV hesaplamasının söz konusu olmadığı gerekçesi ile DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından.

Müvekkili ile davalı yanın yapmış oldukları sözleşmede davalı yan KDV oranının %1'ni müvekkiline yansıtacağı doğrultusunda anlaşmış olmalarına rağmen (Taraflar arasında imzalanan 2015 yılındaki sözleşmenin 5.3 maddesinde satış bedeline KDV'nin dahil olduğu belirtilmiştir.), davalı yan sözleşme sonrası müvekkili tarafından tapuda devir işlemlerinin gerçekleştirilmesi talep edildiğinde %18 oranında KDV'nin tamamının müvekkili tarafından ödenmesini aksi halde tapuda devir işlemlerini hiçbir zaman yapmayacaklarını belirttikleri, KDV Kanunu’nun 1/1. maddesi, ve 2. maddesi uyarınca KDV’de vergiyi doğuran olaydan söz edilebilmesi için,

verginin konusuna giren malın teslim edilmesi veya hizmetin ifa edilmesinin gerektiği, güncelde mevzuat hükümleri değişmemesine rağmen idarenin ofis nitelikli taşınmazlardaki KDV oranının %8 olarak uygulandığını, bu nedenle %7'lik fark bedelin ödenmesinin gerektiğini bildirmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık; gayrimenkul satış sözleşmesi kapsamında taşınmazlara ödenen KDV tutarının miktarı, iadesi gereken bir tutar bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında fazla ödenen KDV istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı tarafından, davalıdan satın aldığı 259 ve 309 numaralı işyeri mahiyetindeki bağımsız bölümlerin 02.04.2018 tarihinde davacı adına tapuda tescil edildiği, aynı tarihte ... Şirketi tarafından ... Şirketi adına A/58729 seri ve sıra numaralı 397.780,90-TL tutarında iki taşınmaz için fatura düzenlendiği, faturada %18 oranında (397.780,90 X%18=)71.600,56TL KDV hesaplandığı görülmüştür.

30.03.2018 tarihli ... ile ... Gıda Limited Şirketi arasında düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin incelenmesinde; satışa konu 259 nolu bağımsız bölümle ilgili olarak "Satış bedeli ve ödeme şartları" başlıklı 5. maddenin 5.1. bendinde. "Bilgileri ve adresi yazılı olan bağımsız bölümlerin KDV hariç (KDV oranı %1 olarak hesaplanmıştır) 197.779,30 TL bedelle satılması konusunda taraflar anlaşmıştır.

Satış bedeli kesin olup, satıcı alıcıdan herhangi bir fiyat farkı talep etmeyecektir..." denildiği. 5.2.maddesinde; alıcı KDV hariç (KDV oranı %1 olarak hesaplanmıştır.) 197.779,30TL tutarındaki satış bedelini ... Yapı Şirketi ile alıcı arasında düzenlenen ödeme planı sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olup ödemelerin ne şekilde ve nereye yapılacağı taraflarca anlaşılan ödeme planı dahilinde gerçekleşeceği belirtilerek.

5.3. maddede satış bedeline KDV'nin dahil olmadığı bildirilmiştir.

30.03.2018 tarihli 309 nolu bağımsız bölüm için düzenlenen sözleşmede de; "Satış bedeli ve ödeme şartları" başlıklı 5. maddesinin 5.1.bendinde bu husus; "Bilgileri ve adresi yazılı olan bağımsız bölüm/bölümlerin KDV hariç olarak hesaplanmıştır. 200.001,60TL bedelle satılması konusunda taraflar anlaşmıştır." denilerek;

5.2.maddesinde; alıcı KDV hariç 200.001,60 TL tutarındaki satış bedelini ... Yapı Şirketi ile alıcı arasında düzenlenen ödeme planı sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olup ödemelerin ne şekilde ve nereye yapılacağı taraflarca anlaşılan ödeme planı dahilinde gerçekleşecektir." ve 5.3. Maddesinde de satış bedeline KDV'nin dahil olmadığı, yapı kullanma izin belgesinin alınmasından itibaren 7 gün içerisinde alıcıya fatura düzenleneceği, KDV bedelinin en geç faturanın tanzim edildiği tarihte satıcıya nakten ve defaten ödeneceği bildirilmiştir..

Mahkemece her iki taşınmaz için de KDV oranı %18 olarak kabul edilerek iade edilmesi gereken bir tutar olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Somut olayda taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan husus yasal anlamda KDV oranının belirlenmesi değildir. Uyuşmazlık tarafların serbest iradeleri ile düzenlediği sözleşme uyarınca taşınmazların satış bedeli ve ödenecek KDV tutarının, hangi oranda kim tarafından ödeneceği noktasındadır.

Taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde davacı tarafça satın alınan 309 nolu bağımsız bölüm için 30.03.2018 tarihli sözleşmede satış bedeline oran belirtilmeksizin KDV'nin dahil olmadığı bildirilmiş olmakla ve davalı tarafça bu taşınmazla ilgili olarak 02.04.2018 tarihli faturada (200.001,60TL)satış bedeli üzerinden %18 KDV düzenlenmekle bu taşınmaz yönünden davacı yanın istinaf itirazı yerinde değildir, reddi gerekir.

Ne var ki davacı tarafça satın alınan 259 nolu bağımsız bölüm ile ilgili olarak taraflar arasında düzenlenen sözleşmede 5.2 ve 5.3.maddede taşınmaz bedeline KDV'nin dahil olmadığı belirtilmiş, ancak KDV oranı %1 yazılarak davacı tarafın ödemesi gereken KDV oranı belirtilmiştir.

02.04.2018 tarihinde düzenlenen fatura tarihinde resmi olarak ödenmesi gereken KDV oranı %18 olması, bu KDV oranına katlanma hususunda tarafların aralarında serbestçe düzenleme yapmalarına engel değildir. Nitekim tacir olan taraflarca serbest irade ile düzenlenen sözleşmede bu taşınmaz yönünden KDV oranının %1 olacağı belirtilmiş olmakla bu hüküm, sözleşmede irade fesadı ileri sürülmediğine göre tarafları bağlayacaktır.

Davacı taraf ıslah dilekçesinde taşınmazın tapu devir tarihi itibariyle KDV oranı %8 olduğu kendilerinden %18 alındığını belirterek fazla alınan 27.844,67TL tutarı her iki taşınmaz için talep etmiştir.

02.04.2018 tarihli faturada %18 olarak ödenen KDV tutarı dava konusu iki taşınmaz için 71.600,56TL olup, bu taşınmaz için 197.779,30TL satış bedeli üzerinden hesaplanan 35.600,27TL KDV tutarından, %1 KDV oranına denk gelen 1.977,79TL ödenmesi gerekirken, fazla olarak 33.622,48TL ödendiği; davacı yanın ıslah talebinde 27.844,67TL tutarı her iki taşınmaz için istemekle yapılan oranlama ile bu taşınmaz için ıslah edilen miktarın 13.844,55TL olduğu anlaşılmakla fazla ödenen bu tutarın iadesi gerektiği anlaşılmakla bu taşınmaz yönünden istinaf itirazı yerindedir.

Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 259 nolu bağımsız bölüm için 13.844,55TL fazla alınan KDV tutarının davacıya iadesi gerektiğinden HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile;

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/540 Esas 2021/125 Karar ve 22/02/2021 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,

2-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,

a-13.844,55TL fazla alınan KDV tutarındaki alacağın 100,00 TL'si yönünden dava tarihinden itibaren, 13.744,55 TL' si yönünden de ıslah tarihi olan 15/02/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

-Fazla istemin REDDİNE,

b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 945,73-TL harçtan peşin alınan 1.257,90-TL (ıslah harcı dahil) harçtan mahsubu ile artan 312,17-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

c-Davacı tarafça sarf edilen 35,90-TL başvurma harcı, 945,73TL (ıslah harcı dahil) peşin harcın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

ç-Davacı tarafından yapılan posta müzekkere tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.208,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranında hesap edilen 600,63-TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

d-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen A.A.Ü.T. uyarınca 13.844,55-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

e-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir edilen A.A.Ü.T. uyarınca 14.000,12-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

f-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden

3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 02/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... ¸e-imza

Üye ... ¸e-imza

Üye ... ¸e-imza

Katip ... ¸e-imza

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/563, K. 2024/353, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/563
Karar No
2024/353
Tarih
2 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/563 K.2024/198
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/563 K.2024/749
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/564 K.2024/354
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/565 K.2024/276
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/566 K.2024/425
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/566 K.2024/712

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.