KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2024
- Esas No
- 2022/564 - Karar No:2024/354
- Dosya no
- 2022/564
- Karar no
- 2024/354
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/12/2021
- Numarası
- 2019/744 E-2021/828 K
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 02/05/2024
Karar Metni
1.053 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında karşılıklı imza altına alınan... Kentsel Dönüşüm Projesi alt taşeronluk sözleşmesine istinaden müvekkili şirketçe kendisine özgülenen edimlerin yerine getirildiğini ve buna istinaden kesilen faturaların da davalı şirkete usulüne uygun olarak teslim edildiğini, ancak fatura bedellerinin davalı şirketçe ödememesi üzerine davalının içerisinde bulunduğu (... İnş. San. ve Tic. A.Ş. & ... İnş. Mad. Nak. San. Tic.
A.Ş. iş ortaklığı) aleyhine Ankara 15. İcra Müdürlüğü’nün 2018/15204 sayılı dosyası ile davalı yana teslimi gerçekleştirilen faturalara istinaden tutulan cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürek, itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı çıkarılan meşruhatlı davetiye usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı tarafça süresinde davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece; iddia ve savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu, davacı vekilince sunulan mutabakat mektubu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket tarafından Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2018/15204 sayılı icra takip dosyası ile davalı ve dava dışı ... İnş. San. ve Tic.
AŞ aleyhine 37.235,22 TL cari hesap alacağı ve 2.168,31 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 39.403,53 TL'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğu ve süresi içinde eldeki davanın açıldığı, davacı vekilince bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan mutabakat mektubu, HMK'nun 145. maddesi uyarınca, davacının yargılamayı uzatma amacı taşımadığı gözetilerek mahkemece dikkate alındığı, davacının söz konusu mutabakat mektubu ile alacağını ispatladığı gerekçesiyle;
mutabık kalınan miktar yönünde davanın kabulüne, davacının takip tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğü iddia ve ispat olunamadığından işlemiş faize yönelik talebin reddine ve alacak likit olduğundan hükmolunun miktar üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; kararın hukuka aykırı olup, mahkemenin açıkladığı gerekçe ile davacının, kanunla öngörülen davayı değiştirme ve genişletme yasağını dolanmasına izin verildiğini, 19/04/2021 tarihli duruşmada muvafakatlarının olmadığını açık bir şekilde belirttikleri halde, davacı tarafından mahkemece öngörülen sürelerden sonra dosyaya sunulmuş mutabakat mektubunun dilekçelerin değişimi aşamasında ileri sürülmeyen bir vakıanın ispatına yaradığını,
davanın Ankara 15.İcra Müdürlüğü'nün 2018/15204 sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali talebiyle açıldığını ve icra dosyasında yer alan ödeme emrinde borcun sebebinin açık bir şekilde 10.09.2018 vade tarihli Cari Hesap Alacağı olarak yazıldığını ancak karara esas alınan mutabakat mektubunun tarihinin 15.12.2018 olup, takip tarihinden sonraki bir tarihte düzenlendiğini, bunun bile söz konusu belgenin bu davada delil olarak gösterilemeyeceğinin açık kanıtı iken mahkemenin hataya düşmesinin doğru olmadığını,
süresinden sonra sunulmuş olması nedeniyle itibar edilmemesi gereken mutabakat mektubunun ayrıca dava konusu alacakla ilgili olmadığının açık bir şekilde görüldüğünü, mahkemece sonraki tarihli bir alacağa ilişkin yapılmış olan mutabakat mektubunun dava konusu alacakla ilişkilendirmiş ve müvekkilinin borcu olduğundan kanaatle haksız davanın kabulüne karar verildiğini, bunun yanında mahkemece HMK 145.maddesinin uygulamasının da doğru olmadığını, bunun için hakimin bu yetkisini ancak dava dosyasından varlığı anlaşılan delillerle sınırlı olarak kullanabilmesi gerektiğini,
aksi bir davranışın taraflarca hazırlama ilkesi ile re’sen araştırma ilkesi arasındaki sınırın kalkmasına ve hakimin taraflarca hazırlama ilkesinin temel ilkelerine aykırı biçimde re’sen delil toplamasına neden olacağını, davacı tarafından sunulan dilekçelerin incelenmesi neticesinde karara esas alınan mutabakat mektubunun delilleri arasında ileri sürülmediği açık olup, bu husus bir tarafa mahkemenin kabul ettiği bu delilin dava açıldığı sırada davacının elinde olan bir delil olduğunu ,
HMK'nın 145. maddesinin nasıl uygulanması gerektiğine ilişkin yargıtay içtihatlarının dikkate alınması gerektiğini ( Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin 31/05/2018 tarih ve 2016/19522 E- 2018/7070 K. sayılı ilamı ve (HGK 20.04.2016 tarih, 2014/695 ve 2016/522 karar sayılı kararı), mahkemece davacının yargılamayı uzatma amacı taşımadığı gözetilerek mutabakat mektubunun dikkate aldığını ancak eşitlik ilkesine aykırı olarak kanunun uygulandığını,
mutabakat metninin deliller arasında gösterilmemiş olması hususunurn bir kenara bırakıldığında alacağına kavuşmaya çalışan davacının halihazırda yargılamayı geciktirme amacı taşımasının kendisinden beklenemeyeceğini, davacı tarafından anılan mutabakat metni delilleri arasında gösterilmiş olup zamanında elinde olmayan sebepler uyarınca mahkemeye sunulamamış olsa idi, mahkemenin HMK 145.maddesi gereği anılan delili dikkate almasının hukuka uygun olacağını ancak mevcut durumda ilgili maddenin uygulanması başta anayasal bir güvence olan silahların eşitliği ve eşitlik ilkeleri ile birçok ilkeye aykırı olduğunu,
mutabakat mektubunun niteliğinin mahkemece yanlış değerlendirildiğini, bilirkişi raporlarında hatalar yapıldığını, buna ilişkin itirazlarının mahkemece görmezden gelindiğini, davacının alacağının kesinlikle cari hesap ya da hak ediş alacağı olmayıp, teminat kesinti alacağı olduğunu, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, alacak taleplerinde alacağın belirli ve likit olduğundan söz etme olanağı olmayıp, yerleşik yargı kararlarında da bu tür alacakların olduğu belirlense bile bundan dolayı icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak,
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle takip dayanağının cari hesaba dayalı olup,
mutakabakat metninin sonradan sunulmasının HKM 145.maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği ve davalı tarafça yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesindeki beyanlarında taraflar arasındaki sözleşme kapsamında takip konusu olduğu anlaşılan nakdi teminat kesintilerinin iadesi şartlarının oluşmadığını yasal delillerle kanıtlayamadığının, alacağın mutabakat metniyle belirli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2022/564, K. 2024/354, 2 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama