KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/686 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2024/864 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/03/2022
- Esas no
- 2019/462 E 2022/192 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 04/07/2024
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı borçlu şirketten cari hesap alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, ancak davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında alım-satıma ilişkin 2018 yılında başlamış olan bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete ürün ve hizmet sağlamakta olduğunu, aynı zamanda aradaki ticari ilişki kapsamında nakit borç para da gönderdiğini, müvekkili şirketin davacıdan herhangi bir mal almadığı gibi borcunun da bulunmadığını bildirerek davanın reddine, müvekkili aleyhinde haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatılması nedeniyle takip alacağının %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; tarafların ticari defterleri arasında dava konusu faturalar konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, tarafların icra takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde kayıtlı olan, ancak davalı tarafça davacı taraf yetkilisine elden teslim edilmek suretiyle iade edildiği iddia edilen davacı tarafından davalı şirkete verilen ...
Şubesine ait 80004164 no.lu 05/10/2018 keşide tarihli 11.500,00TL'lik çekle ilgili; davalı tarafın iddialarına konu kaydı ticari defter ve kayıtlarına işlenmemiş olduğu, çekin bankada olduğunun gelen cevabi yazı ile tespit edildiği, bu durumda bankada bulunan çekin ödemeye karine teşkil ettiği, çekin ödenmediğinin ispat yükünün davalı tarafta olduğu,
ancak dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler uyarınca çekin davacı şirket yetkilisine elden teslim edilmek suretiyle iade edildiğinin ispat edilemediği ve çekin bankaya keşideci tarafından iptal edilmek üzere bırakıldığı dikkate alınınca çekin ödendiğinin kabulünün ve borçtan mahsubu gerektiği kabul ve tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/23926 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 11.750,00TL üzerinden iptali ile takibin 11.750,00TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağın yargılamayı gerektirdiği ve likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,
hükme karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, icra takibinin ve davanın yetkili yer mahkemesinde açılmadığı, müvekkilinin ikametgahının Altındağ Ankara’da bulunduğu, genel yetki kuralına göre yetkili icra dairelerinin ve mahkemelerinin Ankara olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken işin esasına girişilmesinin doğru olmadığını, ıslahın ise usulüne uygun yapılmadığını, harçlandırılmadığını, aynı zamanda 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ıslahın gerçekleştirilmediği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davacının cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağının tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılıp açılamayacağı, ve davanın ıslahının mümkün olup olmadığı, hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
I-)Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında aşağıdaki bendin dışında kalan kısım yönünden usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulaması davalının çekle ödeme savunmasını usulüne uygun delillerle ispat edilememiş olmasına, göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
II-)Dava İİK'nın 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davasının dava şartlarından biri, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmasıdır. Davacı 09/09/2019 tarihinde 1.000,00 TL dava değeri göstererek davasını açmıştır.
Yargılamanın devamında 24/01/2022 tarihli dilekçesi ile davasını 10.750,00 TL olarak ıslah ederek dava değerini 11.750,00 TL olarak bildirmiş ise de, yapılan ıslahın tarihi dikkate alındığında 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davaya konu edilen 1.000,00 TL dışındaki talep yönünden hak düşürücü süre dolduğundan istemin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Ne var ki bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ...353/1.b.2.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının asıl alacak miktarına yönelik ilişkin kısmı düzeltilerek istinaf yasa yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek hükmün diğer kısımları aynen korunarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/686, K. 2024/864, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama