KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/728 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2024/639 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/12/2021
- Esas no
- 2020/569 E 2021/816 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 12/06/2024
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2 adet faturaya dayalı alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının haksız yere takibe ve borca itiraz ettiğini, itiraz sonrasında 109.640,88 TL'lik fatura iadesi yaptığını, 02/09/2020 tarihinde alış iade faturasına istinaden 4.248,00 TL cari hesaba borç geçildiğini belirterek 324.419,76 TL alacak yönünden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu faturaların 27/02/2020 tarihli 323.612,64 TL bedelli ve 28/02/2020 tarihli 106.200,00 TL bedelli faturalar olduğu, davacının Bs formu ile 2 adet belge karşılığında toplam 364.248,00 TL'lik mal ve hizmetin davalı şirkete satılmış olduğunu beyan ettiği, davalının Ba formu ile 1 adet belge karşılığında toplam 92.916,00 TL'lik mal ve hizmetin davalı şirketten satın alınmış olduğunu beyan ettiği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 324.419,76 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usulsüz tebliğ edildiğini, tebliği alan şirket çalışanının açık kimliği yazılı olmadığı gibi müvekkilinin böyle bir çalışanının olmadığını, duruşma tarihlerinin de usulsüz tebliğ edildiğini, eksik inceleme yapıldığını, icra inkar tazminatının likid olmadığını, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının icra takibi nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak Ankara 19.İcra Müdürlüğünün 2020/5634 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 20/07/2020 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine iki adet faturaya dayalı olarak 429.812,64 TL asıl alacak, 16.682,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 446.494,87 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde 19/11/2020 tarihinde açıldığı, davacının dava tarihinden sonra 24/11/2020 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, arabuluculuk son tutanağının 22/12/2020 tarihinde düzenlendiği görülmüştür.
19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi gereğince davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Davacının da dava açılırken dava dilekçesine anlaşmazlık tutanağını ekleyerek davayı açması gerekir ise de, başvuru yapılıp bu tutanağın eklenmemesi halinde izlenecek usul de yukarıda belirtildiği üzere 18/A maddesinde düzenlenmiştir.
Bu kapsamda somut olayda davacı taraf arabulucuya başvurmadan 19/11/2020 tarihinde eldeki davayı açmış, dava tarihinden sonra 24/11/2020 tarihinde arabulucuğa başvurularak son tutanağın 22/12/2020 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Bu durumda; davacı tarafından davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın usulden reddi gerekirken esastan inceleme yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum bulunmadığında HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/728, K. 2024/639, 17 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama