KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/738 - 2024/643
- Esas no
- 2022/738 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/643
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/03/2022
- Esas-karar no
- 2020/728 E - 2022/194 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 12/06/2024
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı icra takibi başlattığını, çekteki keşideci imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek müvekkilinin çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisinin alacağına mahsuben çeki ciro yoluyla aldığını, iyiniyetli 3.kişi olduğunu, davacı keşidecinin TTK 732.maddesi gereğince çekten sorumlu olduğunu, çekteki imzanın sahte olduğunu müvekkilinin bilebilecek durumda bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere, imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının tazminat isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının icra takibine karşı yasal süresinde imzaya ve borca itiraz etmediğini, takibin kesinleştiğini, artık davacının menfi tespit davası ile imzaya itiraz edemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, itirazların değerlendirilmediğini, ATK'dan yeniden rapor alınmadığını, mevcut imza örneklerinin yeterli sayıda ve inceleme açısından elverişli özellikte bulunmadığını, müvekkilinin mal satışı nedeniyle çeki lehtardan aldığını, iyiniyetli 3.kişi olduğunu, davacının her halükarda TTK 732.maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, takibe konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2019/9860 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 19/03/2019 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu ve dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. aleyhine çeke dayalı olarak 75.000,00 TL asıl alacak olmak üzere faiz ve komisyonlarla birlikte toplam 85.810,27 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, takibe konu çekin 31/12/2018 keşide tarihli, 75.000,00 TL bedelli, keşidecisinin davacı şirket, lehtarının dava dışı ... Ltd. Şti. olduğu, lehtar cirosundan sonra davalı şirketin cirosunun bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece Adli Belge İnceleme Uzmanından alınan raporda özetle, çek aslı ile davacı şirket yetkilisinin mahkemede alınan mukayese imzaları, çekin keşide tarihinden öncesine ve sonrasına ait belge asılları incelenmek suretiyle düzenlenen raporda çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin elinden çıkmadığı yönünde görüş belirtilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle imzaların istiklali ilkesi gereğince kambiyo senetlerinde imzası bulunanların sorumlu olmasına, sahtecilik iddiasının mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebilecek olmasına,
takibe karşı icra dosyasına veya İcra Hukuk Mahkemesine imzaya itiraz edilmemesinin imza inkarına dayalı menfi tespit davası açmaya engel sayılmamasına, hükme esas alınan raporun yeterli inceleme ve değerlendirme içermesine, raporla çekteki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edilmesine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/738, K. 2024/643, 17 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama