KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/759 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/593
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/02/2022
- Esas-karar no
- 2021/522 E - 2022/101 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 04/06/2024
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davacının, davalı tarafından dava dışı eşi ile kendisi hakkında Ankara 14.İcra Müdürlüğü’nün 2018/10230 sayılı dosyası ile 44.000,00TL bedelli bonoya dayalı olarak 31.000,00TL üzerinden takip başlatıldığını, takibe konu bononun arka yüzünde davalı/alacaklıya 19.000,00TL ödeme yapıldığı kalan bakiyenin hatalı olarak 31.000,00TL olarak yazıldığını, ayrıca davalıya 04.09.2018 tarihinde 5.000,00TL ödeme yapıldığını, bu nedenlerle kalan bakiyenin 20.000,00TL olduğunu ancak icra takibi kesinleştiğinden takip bedeli 31.000,00TL’nin ödeneceğini, davacıya 11.000,00TL borçlu olmadığını ileri sürerek, Ankara 14.İcra Müdürlüğünün 2018/10230 sayılı dosyasında davalıya 11.000,00TL borçlu olmadığının tespiti ile %20’den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacının taraf ehliyeti bulunmadığını, dava dışı asıl borçlu ...’e 44.000,00TL borç verdiğini ve adı geçen kişinin ... adlı işyerinde cironun%2+3.000TL maaş karşılığı çalıştığını, senet borcu ve o tarihe kadar ki 6.000,00TL ücret alacağını toplayıp 50.000,00TL olarak hesapladıklarını, bu nedenle senet arkasına bu yazının yazıldığını, ücretlerinin düzenli ödenmemesi nedeniyle iş aktini haklı feshettiğini, işten ayrılırken hesaplama yapılırken senetten kalan 31.000,00TL ve işçilik alacağı olarak 10.000,00TL nin ödenmesi konusunda mutabık kalındığını, 10.000,00TL işçilik alacağına karşılık 04.09.2018 tarihinde 5.000,00TL ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davanın takip kesinleştikten sonra süresinde açtığı, davacının takipte borçlu görüldüğü ve senette kefil olduğu, davada taraf ehliyeti bulunduğu, davanın Ankara 14. İcra Müdürlüğü 2018/10230 E. Sayılı dosyasında ve takibe konu bonoda 11.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, senetteki imzaların inkar edilmediği, dava konusu dosya borçlularından ...'in ödenen meblağa karşılık senedin arkasına kalan tutar 25.000,00TL yazılması gerekirken 31.000,00TL yazdığı ve bunu fark edemeyerek imzalandığı,
takip tarihi olan 11/09/2018 tarihinden birkaç gün önce 04/09/2018 tarihinde ...'in davalıya 5.000,00 TL banka üzerinden ödeme yaptığı, ödemeler dikkate alınmadan davalı tarafından kötüniyetli olarak 31.000,00TL icra-i takip başlatıldığı iddia edildiği, dosyaya alınan 5.000,00TL ödemeye ilişkin dekontta bonoya atıf yapılmadığı, davalının bu ödemenin işçilik alacağına ilişkin olduğunu beyan ettiği, davacının "Kalan bakiye 31.000 TL" ibaresinin sehven yazıldığı ve 5.000,00TL ödemenin bonoya ilişkin olduğu yönündeki iddiasını ispatlayamadığı,
dava dilekçesinde de yemin deliline dayanmadığı görülmekle sübut bulmayan Davanın Reddine, İİK 68. Maddesi kapsamında dosyada tedbir kararı bulunmadığı görülmekle davalı lehine %20 tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; İddiaları tekrarla taraflar arasında keşide edilen 44.000,00TL tutarındaki senedin arka tarafına davacı müvekkilinin eşi tarafından yazılmış olan "... şahsına 19.000,00 TL teslim ettim. Kalan bakiye 31.000 TL" ifadesinde kalan bakiye tutarının sehven yazılmış olduğu, zira 44.000,00 TL tutarındaki borcun, 19.000,00 TL'si ödendiği takdirde, kalan bakiye borcun 25.000,00 TL olacağı, dolayısıyla sehven yazıldığı açıkça belli olan kalan bakiye tutarı üzerinden aleyhe başlatılan icra takibinin tamamen kötü niyetli olduğu, taraflar arasında söz konusu senet dışında herhangi bir ticari borç ilişkisi bulunmadığı, davanın kabulü gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davaya konu senetten dolayı davacının sorumluluğunun değerlendirilmesi uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 14. İcra Dairesinin 2018/10230 E. sayılı dosyasında; Alacaklı ...'nın Borçlular ... ve ...'e karşı 11.09.2018 tarihinde 31.000,00 TL bono bedeli, 206,38 TL işlemiş faiz ve 62,00 TL bono komisyonu olmak üzere toplam 31.268,38 TL alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz başlatıldığı , takip sebebi olarak da 15.05.2018 düzenleme tarihli, 15.08.2018 vade tarihli, 44.000,00TL bedelli bono gösterildiği, takibin kesinleştiği görülmüştür.
Takibe ve davaya konu senedin incelenmesinde; bononun 15.05.2018 tanzim tarihli 15.08.2018 ödeme günlü 44.000,00TL bedelli olduğu, borçlusu dava dışı “... ... kefili ise davalı ... lehdarının ise ... olduğu,ihdas nedeni yazılmadığı, senedin arka tarafında "... şahsına 19.000 TL teslim ettim. Kalan bakiye 31.000 TL" yazılı olduğu, ... ... kaşesinin ve imzanın yer aldığı görülmüştür.
...'a ait dekontta ...'in 04.09.2018 tarihinde ...'ya 5.000,00TL gönderildiği, dekontun açıklama kısmının boş olduğu görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle dava konusu bonoda ödeme iddiasının kesin delillerle kanıtlanamamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/759, K. 2024/593, 13 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama